GİRİŞ
Üniversite sınavları; öğrencilerin bilgi, beceri ve akademik yeterliliklerini ölçmeyi amaçlayan temel değerlendirme araçlarıdır. Bu sınavlar, yalnızca öğrencinin ders başarısını değil; aynı zamanda mezuniyet, sınıf geçme, burs, yatay geçiş ve disiplin süreçleri gibi birçok akademik ve idari sonucu da doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle sınavların hazırlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi süreçlerinin objektiflik, şeffaflık ve hukuka uygunluk ilkelerine uygun olarak yürütülmesi büyük önem taşır.
Bununla birlikte, uygulamada sınav kâğıtlarının değerlendirilmesinde maddi hatalar yapılabildiği, cevapların eksik veya hatalı puanlandığı, not girişlerinde yanlışlıklar olduğu ya da değerlendirme ölçütlerinin eşit uygulanmadığı durumlarla karşılaşılabilmektedir. Bu tür durumlar, öğrencinin gerçek akademik başarısının sınav sonucuna yansımamasına yol açmakta ve eğitim hakkı bakımından ciddi mağduriyetler doğurabilmektedir.
İşte bu noktada, üniversite öğrencilerinin sınav sonuçlarına itiraz etme hakkı ve bu itirazların reddedilmesi hâlinde başvurulabilecek hukuki yollar gündeme gelmektedir. Türk hukuk sisteminde, sınav sonuçlarına itiraz süreci yalnızca üniversitelerin iç düzenlemeleriyle sınırlı olmayıp; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu, üniversitelerin ilgili yönetmelikleri ve idari yargı denetimi çerçevesinde ele alınmaktadır.
Bu makalede; üniversitelerde yapılan vize, final ve bütünleme sınav sonuçlarına karşı itiraz hakkının hukuki dayanakları, itiraz sürecinin usul ve esasları, idari dava süreci ile birlikte Danıştay ve Anayasa Mahkemesi içtihatları ışığında ayrıntılı olarak incelenecektir.
I. ÜNİVERSİTE SINAV SONUÇLARINA İTİRAZ HAKKI
Türk hukukunda üniversite öğrencilerinin sınav sonuçlarına itiraz hakkı, öncelikle yükseköğretimde hukuki güvenlik ve ölçme-değerlendirmede adalet ilkelerinin bir yansımasıdır. Bu hak, öğrencinin yalnızca akademik başarısının doğru ölçülmesini değil; aynı zamanda idarenin keyfi işlem tesis etmesinin önlenmesini de amaçlar.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu, yükseköğretim kurumlarının eğitim-öğretim faaliyetlerini düzenlerken; öğrencilerin ölçme ve değerlendirme süreçlerinde eşitlik, objektiflik ve denetlenebilirlik ilkelerine uygun davranılmasını zorunlu kılar. Bu kapsamda üniversiteler, kendi senatoları tarafından çıkarılan yönetmeliklerle sınavların yapılma ve değerlendirilme usullerini belirlemektedir.
Öğrenciler;
- Sınav kâğıtlarının eksik veya yanlış okunması,
- Doğru cevapların yanlış kabul edilmesi,
- Puanlama hataları,
- Not girişinde maddi hata yapılması,
- Değerlendirme ölçütlerinin eşit uygulanmaması
gibi nedenlerle sınav sonuçlarına itiraz edebilirler. Bu itiraz hakkı, eğitim hakkının etkin kullanımı bakımından vazgeçilmez bir güvencedir.
II. İTİRAZ SÜRECİ
A. İtiraz Başvurusu
Üniversitelerde vize, final ve bütünleme sınav sonuçlarına itiraz süreci, ilgili üniversitenin eğitim-öğretim ve sınav yönetmeliklerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Uygulamada, sınav sonuçlarının ilanından itibaren genellikle 5 iş günü içerisinde yazılı olarak itiraz edilmesi gerekmektedir.
Öğrenci, itiraz dilekçesinde hangi sınav sonucuna itiraz ettiğini, itiraz gerekçelerini ve mümkünse somut hata iddialarını açıkça belirtmelidir. İtiraz, çoğu zaman fakülte dekanlığına, bölüm başkanlığına veya doğrudan rektörlüğe yapılmaktadır.
B. Değerlendirme Komitesinin Oluşumu ve İnceleme
İtiraz başvuruları, ilgili dersin öğretim üyesi veya öğretim elemanlarının da yer aldığı bir komisyon tarafından incelenir. Bu komisyon, öğrencinin sınav kâğıdını yeniden değerlendirerek maddi hata veya değerlendirme yanlışlığı olup olmadığını denetler.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, değerlendirme sürecinin keyfi değil, denetlenebilir ve gerekçeli olmasıdır. Zira idari işlemler, hukuka uygunluk denetimine tabi olup gerekçesiz işlem tesis edilmesi hukuka aykırılık oluşturur.
C. Sonuç ve Bildirim
İtiraz incelemesi tamamlandıktan sonra, öğrenciye yazılı veya elektronik ortamda bildirim yapılır. İtirazın kabul edilmesi hâlinde, not düzeltilir ve öğrenciye yeni not bildirilir. İtirazın reddi hâlinde ise, kararın gerekçeli olarak açıklanması gerekir.
III. DAVA SÜRECİ
A. İdari Dava Açma Hakkı
Üniversite tarafından yapılan itiraz değerlendirmesinin olumsuz sonuçlanması hâlinde, öğrenci idari yargı yoluna başvurabilir. Bu tür uyuşmazlıklar, üniversitelerin kamu tüzel kişisi olması nedeniyle İdare Mahkemeleri tarafından görülür.
Öğrenci, itirazın reddine ilişkin işlemin tebliğinden itibaren 60 gün içinde iptal davası açabilir. Dava dilekçesinde; sınavın hukuka aykırı şekilde değerlendirildiği, maddi hata yapıldığı veya değerlendirme ölçütlerinin eşit uygulanmadığı ileri sürülebilir.
B. Dava Aşamaları ve Yargısal Denetim
Mahkeme, dava konusu işlem üzerinde hukuka uygunluk denetimi yapar. Bu denetim kapsamında;
- Üniversitenin sınav ve değerlendirme yönetmelikleri,
- Öğrencinin sınav kâğıdı,
- Komisyon raporları,
- İtiraz sürecinin usulüne uygun yürütülüp yürütülmediği
incelenir. Gerek görülmesi hâlinde bilirkişi incelemesine de başvurulabilir.
C. Mahkeme Kararı
Mahkeme, işlemin hukuka aykırı olduğuna kanaat getirirse sınav sonucuna ilişkin idari işlemi iptal eder. Bu durumda üniversite, sınavı yeniden değerlendirmek veya mahkeme kararına uygun işlem tesis etmek zorundadır. Aksi hâlde idarenin sorumluluğu doğar.
IV. İTİRAZ VE DAVA SÜRECİNİN HUKUKİ BOYUTLARI
Sınav sonuçlarına itiraz ve dava süreçleri, doğrudan Anayasa’nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkı ile 36. maddede düzenlenen hak arama özgürlüğü kapsamında değerlendirilmelidir. Öğrencinin sınav sonucuna itiraz edebilmesi, idarenin mutlak ve denetimsiz bir takdir yetkisine sahip olmadığının göstergesidir.
Anayasa Mahkemesi’nin 2015 tarihli bir kararında; üniversite öğrencilerinin sınav sonuçlarına karşı etkili bir itiraz yolunun bulunmasının, adil yargılanma ve hak arama özgürlüğünün bir gereği olduğu açıkça vurgulanmıştır. Mahkeme, sınav değerlendirmelerinin denetlenebilir olması gerektiğini belirtmiştir.
Danıştay’ın 2020 tarihli kararında ise; üniversitelerin sınav sonuçlarına ilişkin itirazları şeklen değil, esastan ve objektif ölçütlerle değerlendirmesi gerektiği ifade edilmiştir. Kararda, şeffaflık ilkesinin ihlal edilmesi hâlinde idari işlemin iptal edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
V. SONUÇ
Üniversite öğrencilerinin vize, final ve bütünleme sınav sonuçlarına itiraz etme hakkı, Türk hukukunda açıkça tanınmış ve güvence altına alınmıştır. Bu hak, öğrencilerin akademik başarılarının adil ve doğru şekilde değerlendirilmesini sağlamayı amaçlar.
İtiraz sürecinin üniversiteler tarafından şeffaf, gerekçeli ve objektif biçimde yürütülmesi; olumsuz sonuçlar karşısında ise idari yargı yolunun açık olması, hukuk devleti ilkesinin doğal bir sonucudur. Anayasa Mahkemesi ve Danıştay içtihatları da, sınav değerlendirmelerinde keyfiliğe yer olmadığını açıkça ortaya koymaktadır.
Sonuç olarak, sınav sonuçlarına itiraz hakkı; eğitim sisteminde adaletin, eşitliğin ve hukuki güvenliğin sağlanmasında vazgeçilmez bir mekanizma olup, öğrencilerin mağduriyetlerinin giderilmesi bakımından etkin şekilde kullanılmalıdır.
Üniversite Sınav Sonucuna İtiraz (Vize / Final / Bütünleme) – SSS
Evet. Üniversitelerin eğitim-öğretim ve sınav yönetmelikleri öğrencinin sınav sonucuna itiraz edebilmesini öngörür. İtiraz, notun maddi hata (puanlama/not girişi) veya değerlendirme yönünden yanlış olduğunu düşündüğünüzde kullanılır.
Çoğu üniversitede sonuç ilanından sonra süre çok kısadır (uygulamada sıkça “5 iş günü” görülür). Süre üniversitenizin yönetmeliğine göre değişebilir. Süre kaçırılırsa idare “süre yönünden” reddedebilir; bu yüzden ilan tarihini ve yönetmelikteki süreyi hemen kontrol etmek gerekir.
Genellikle fakülte dekanlığına/öğrenci işlerine veya rektörlüğe yazılı dilekçe ile başvurulur. Bazı üniversiteler öğrenci bilgi sistemi üzerinden elektronik başvuru da kabul eder. Dilekçenizde ders adı, sınav türü, tarih ve itiraz nedeninizi açık yazın.
Evet, talep edebilirsiniz. Uygulamada bazı üniversiteler kâğıt incelemesini komisyon üzerinden yapar; bazıları öğrenciye “gösterim” şeklinde inceleme imkânı verir. Yönetmelik izin veriyorsa kâğıdınızı ve puanlamayı görmeniz değerlendirme hatasını somutlaştırır.
En güçlü gerekçeler “maddi hata” iddialarıdır: doğru yanıtın yanlış sayılması, puanların toplanmasında hata, notun sisteme yanlış girilmesi, cevap kâğıdının eksik değerlendirilmesi. “Hocam beni sevmedi” gibi soyut iddialar yerine somut hata gösteren gerekçeler daha etkilidir.
Üniversiteye göre değişir. Bazı yerlerde dersin öğretim elemanı ve/veya bölüm/fakülte içinde kurulan komisyon bakar. Önemli olan, incelemenin yönetmeliğe uygun yapılması ve sonucun gerekçeli olarak bildirilmesidir.
Evet. Üniversite işlemleri idari işlem sayılır. İtirazın reddi (veya itiraz üzerine tesis edilen nihai işlem) sonrası idare mahkemesinde iptal davası gündeme gelebilir. Genellikle önce üniversite içi itiraz yolunun tüketilmesi beklenir.
İdari yargıda genel dava açma süresi, işlemin size tebliğinden itibaren 60 gündür. Ancak somut olayda tebliğ/öğrenme tarihi ve üniversitenin bildirim şekli önemlidir. Süre kaçırılırsa dava süre aşımı nedeniyle reddedilebilir.
Genelde mahkeme “notu şu olsun” diye öğretim değerlendirmesi yapmaz; idari işlemin hukuka uygun olup olmadığını denetler. Hukuka aykırılık bulursa işlemi iptal eder ve üniversitenin yeniden değerlendirme yapması gerekir. Maddi hata netse sonuç daha hızlı düzeltilebilir.
Ders adı, sınav türü, tarih, öğrenci numarası, ilan edilen not, itiraz gerekçesi ve talebinizi (yeniden değerlendirme / maddi hata düzeltimi) net yazın. Varsa ekran görüntüsü, puanlama anahtarı, sınav yönergesi gibi belgeleri ekleyin. Ama en önemlisi: süreyi kaçırmayın.


