TCK Madde 140, kişisel verilere ilişkin suçlarda tüzel kişiler hakkında uygulanacak güvenlik tedbirlerini düzenleyen tamamlayıcı bir ceza hukuku hükmüdür. Bu madde, TCK 135 kişisel verilerin kaydedilmesi, TCK 136 verileri hukuka aykırı olarak verme, yayma veya ele geçirme ve TCK 138 verileri yok etmeme suçlarının bir tüzel kişinin faaliyeti kapsamında işlenmesi hâlinde gündeme gelir. Türk Ceza Kanunu’nun 140. maddesi, şirket, dernek, vakıf veya benzeri özel hukuk tüzel kişilerinin kişisel veri güvenliğine aykırı faaliyetlerden yarar sağlamasını önlemeyi amaçlar. Bu düzenleme, kişisel verilerin korunması ve kurumsal sorumluluk bakımından önemli bir ceza hukuku güvencesidir.
Madde Metni
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Madde 140- (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Madde Gerekçesi
Türk Ceza Kanunu’nun 140. maddesi, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı işlenen suçlar ile kişisel verilere ilişkin bazı suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanacak güvenlik tedbirlerini düzenleyen tamamlayıcı bir hükümdür. Bu madde, bağımsız bir suç tipi oluşturmaz; ilgili suçların bir şirket, dernek, vakıf veya benzeri özel hukuk tüzel kişisinin faaliyeti kapsamında işlenmesi durumunda tüzel kişi hakkında uygulanabilecek yaptırımları belirler.
Kanun koyucu, TCK 140. madde ile kişisel verilerin korunması, özel hayatın gizliliği ve haberleşme özgürlüğü gibi temel haklara yönelik ihlallerin tüzel kişiler aracılığıyla işlenmesini önlemeyi amaçlamıştır. Özellikle kurumsal yapıların sağladığı imkânlar kullanılarak kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde kaydedilmesi, yayılması, ele geçirilmesi veya özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi, bireyler açısından daha geniş ve kalıcı zararlar doğurabilir.
Bu nedenle TCK 140, suçun yalnızca gerçek kişi fail bakımından cezalandırılmasıyla yetinmeyip, suçtan yarar sağlayan veya suçun işlenmesine faaliyet alanı içinde imkân sağlayan tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirleri uygulanmasına olanak tanımaktadır. Bu tedbirler, ilgili tüzel kişinin faaliyet izninin iptali veya müsadere gibi sonuçlar doğurabilir.
Sonuç olarak TCK Madde 140, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin suçların kurumsal faaliyetler aracılığıyla işlenmesini önlemeye yönelik, tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasını sağlayan önemli bir ceza hukuku düzenlemesidir.
Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi
TCK Madde 140, doğrudan hapis cezası veya adli para cezası öngören bağımsız bir suç maddesi değildir. Bu madde, TCK 132, TCK 133, TCK 134, TCK 135, TCK 136 ve TCK 138 kapsamında yer alan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında uygulanabilecek güvenlik tedbirlerini düzenler.
Cezanın niteliği bakımından gerçek kişi fail hakkında ilgili suç maddesinde öngörülen hapis cezası uygulanır. Buna karşılık suçun bir tüzel kişinin faaliyeti kapsamında işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında faaliyet izninin iptali, suçtan elde edilen kazancın müsaderesi veya kanunda öngörülen diğer güvenlik tedbirleri gündeme gelebilir. Bu yönüyle TCK 140, gerçek kişi failin cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; buna ek olarak tüzel kişi bakımından güvenlik tedbiri uygulanmasına imkân tanır.
Yargılama rejimi bakımından soruşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülür. Kovuşturma ise esas suçun niteliğine göre görevli mahkemede yapılır. Uygulamada bu suçlar bakımından yargılama çoğunlukla asliye ceza mahkemesinde görülür. Mahkeme, suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğini, tüzel kişinin suçtan yarar sağlayıp sağlamadığını ve güvenlik tedbiri uygulanması için gerekli şartların oluşup oluşmadığını değerlendirir.
İnfaz rejimi bakımından gerçek kişi hakkında verilen ceza genel infaz hükümlerine göre yerine getirilir. Tüzel kişi hakkında hükmedilen güvenlik tedbirleri ise mahkeme kararının içeriğine göre uygulanır. Bu kapsamda faaliyet izninin iptali, müsadere veya benzeri tedbirlerin yerine getirilmesi ilgili idari ve adli merciler aracılığıyla sağlanır.
Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbiri Uygulanmasında Tutuklama
TCK 140, bağımsız bir suç tipi oluşturmadığından bu maddeye dayanılarak doğrudan tutuklama kararı verilemez. Ayrıca ceza muhakemesi hukukunda tutuklama, yalnızca gerçek kişiler hakkında uygulanabilen bir koruma tedbiridir. Bu nedenle tüzel kişiler hakkında tutuklama uygulanması hukuken mümkün değildir.
Ancak suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, suçu işleyen gerçek kişiler hakkında ilgili suç maddeleri kapsamında soruşturma yürütülür. Bu kişiler bakımından tutuklama değerlendirmesi yapılırken Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesi uygulanır. Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması ve ayrıca kaçma şüphesi, delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ihtimali gibi tutuklama nedenlerinin mevcut olması gerekir.
Tüzel kişiler bakımından tutuklama yerine, kanunda öngörülen güvenlik tedbirleri uygulanabilir. Bu tedbirler, faaliyet izninin iptali, kazancın müsaderesi veya ilgili faaliyetlerin hukuki sonuç doğuracak şekilde sınırlandırılması gibi yaptırımları kapsayabilir. Sonuç olarak TCK 140 kapsamında tüzel kişiler hakkında tutuklama uygulanamaz; ancak suçu işleyen gerçek kişiler hakkında genel ceza muhakemesi hükümlerine göre tutuklama tedbiri gündeme gelebilir.
Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı
TCK Madde 140, bağımsız bir suç tipi değil, bazı suçların tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanacak güvenlik tedbirlerini düzenleyen tamamlayıcı bir hükümdür. Bu nedenle şikâyet, uzlaşma ve zamanaşımı konuları doğrudan TCK 140’a göre değil, güvenlik tedbirine dayanak oluşturan esas suç tipine göre belirlenir.
Bu kapsamda TCK 132 haberleşmenin gizliliğini ihlal, TCK 133 kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması ve TCK 134 özel hayatın gizliliğini ihlal suçları bakımından kural olarak şikâyet şartı gündeme gelir. Buna karşılık TCK 135 kişisel verilerin kaydedilmesi, TCK 136 verileri hukuka aykırı olarak verme, yayma veya ele geçirme ve TCK 138 verileri yok etmeme suçları şikâyete bağlı değildir ve Cumhuriyet savcılığı tarafından re’sen soruşturulur.
Uzlaşma bakımından değerlendirme yine esas suç tipine göre yapılır. Bazı özel hayat suçları uzlaştırma kapsamında değerlendirilebilirken, kişisel verilere ilişkin bazı suçlar uzlaştırma kapsamı dışında kalabilir. Bu nedenle TCK 140 uygulanırken, öncelikle dayanak suçun uzlaştırmaya tabi olup olmadığı belirlenmelidir.
Zamanaşımı bakımından da TCK 140 için ayrıca özel bir süre öngörülmemiştir. Dava zamanaşımı, esas suç için öngörülen ceza miktarına göre belirlenir. Uygulamada bu suçların önemli bir kısmı bakımından genel dava zamanaşımı süresi 8 yıl olarak değerlendirilir. Ancak somut olayda uygulanacak süre, dayanak suçun niteliği ve ceza miktarına göre ayrıca incelenmelidir.
Görevli Mahkeme
TCK 140, bağımsız bir suç tipi oluşturmadığından görevli mahkeme doğrudan bu maddeye göre değil, güvenlik tedbirine dayanak oluşturan esas suç tipine göre belirlenir. Başka bir ifadeyle bu madde, suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde tüzel kişi hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasını sağlar; ancak yargılamanın hangi mahkemede yapılacağı esas suça göre tespit edilir.
Bu kapsamda TCK 132, TCK 133, TCK 134, TCK 135, TCK 136 ve TCK 138 kapsamında yer alan suçlar bakımından görevli mahkeme çoğunlukla asliye ceza mahkemesidir. Soruşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülür; kovuşturma ise suçun işlendiği yer mahkemesinde yapılır.
Mahkeme, yargılama sırasında öncelikle esas suçun unsurlarının oluşup oluşmadığını değerlendirir. Ardından suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğini, tüzel kişinin suçtan yarar sağlayıp sağlamadığını ve TCK 140 uyarınca güvenlik tedbiri uygulanması için gerekli şartların mevcut olup olmadığını inceler. Sonuç olarak TCK 140 kapsamında görevli mahkeme, dayanak suç bakımından görevli olan mahkemedir; uygulamada bu mahkeme çoğunlukla asliye ceza mahkemesi olarak karşımıza çıkar.
Sıkça Sorulan Sorular
TCK 140 tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri nedir?
TCK 140 tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ilgili tüzel kişi hakkında güvenlik tedbirlerinin uygulanabileceğini düzenler. Bu madde, özellikle kişisel veriler, haberleşme gizliliği, özel hayatın korunması ve kurumsal sorumluluk bakımından önem taşır.
TCK 140 hangi suçlarla bağlantılıdır?
TCK 140, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar bölümünde yer alan fiillerle bağlantılıdır. Özellikle haberleşmenin gizliliğini ihlal, kişiler arasındaki konuşmaların kayda alınması, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme suçları bakımından uygulanabilir.
Tüzel kişiler hakkında hangi güvenlik tedbirleri uygulanabilir?
TCK 140 kapsamında, suçun bir şirket, dernek, vakıf veya benzeri tüzel kişinin faaliyeti kapsamında işlenmesi halinde, ilgili tüzel kişi hakkında faaliyet izninin iptali veya müsadere gibi güvenlik tedbirleri gündeme gelebilir. Somut olayda suçun tüzel kişi yararına işlenip işlenmediği, kurumsal faaliyetle bağlantısı ve kişisel verilerin korunması bakımından doğurduğu sonuçlar birlikte değerlendirilir.


