TCK Madde 105, cinsel taciz suçunu düzenleyen önemli ceza hukuku hükümlerinden biridir. Cinsel taciz suçu, bir kişinin cinsel amaçlı söz, davranış, mesaj, temas içermeyen hareket veya rahatsız edici eylemlerle mağdurun huzurunu ve cinsel dokunulmazlığını ihlal etmesi hâlinde gündeme gelir. Bu suçta fiziksel temas şartı aranmaz; mağdurun cinsel yönden rahatsız edilmesi yeterlidir. Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesi, cinsel özgürlüğü, kişilik haklarını ve bireyin güven içinde yaşama hakkını korumayı amaçlar. Suçun kamu görevi, hizmet ilişkisi, aile içi nüfuz veya elektronik iletişim araçları kullanılarak işlenmesi hâlinde ceza artırılabilir.

Madde Metni

Cinsel taciz

Madde 105- (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(2) (Değişik: 18/6/2014-6545/61 md.) Suçun;

a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

b) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,

c) Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

d) Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

e) Teşhir suretiyle,

işlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz.


Madde Gerekçesi

Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçu, bireyin cinsel dokunulmazlığını, kişisel huzurunu ve cinsel özgürlüğünü korumak amacıyla kabul edilmiştir. Bu düzenleme ile mağdurun vücut dokunulmazlığına fiziksel temas olmaksızın yönelen, ancak kişiyi cinsel yönden rahatsız eden söz, davranış veya iletişimlerin cezalandırılması hedeflenmiştir.

Cinsel taciz suçu, cinsel amaç taşıyan sözlü ifadeler, davranışlar, mesajlar, elektronik iletişimler veya benzeri rahatsız edici fiillerle işlenebilir. Bu suçta failin mağdurla fiziksel temas kurması şart değildir; mağdurun cinsel özgürlüğünü, huzurunu ve güven duygusunu ihlal eden davranışların varlığı yeterlidir. Bu yönüyle cinsel taciz, cinsel saldırı suçundan ayrılmakta ve temas içermeyen cinsel nitelikli rahatsızlıkları kapsamaktadır.

Kanun koyucu, cinsel taciz fiilinin kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması, işyeri, eğitim, aile içi ilişki veya hizmet ilişkisinin sağladığı kolaylıktan yararlanılması suretiyle işlenmesini daha ağır yaptırıma bağlamıştır. Bu nitelikli hâller, mağdurun fail karşısında daha korunmasız durumda bulunması ve fiilin mağdur üzerinde daha yoğun bir baskı oluşturması nedeniyle ayrıca cezalandırılmaktadır.

Bu düzenleme ile bireylerin cinsel dokunulmazlığının yalnızca fiziksel saldırılara karşı değil, aynı zamanda sözlü, davranışsal veya dijital yollarla gerçekleştirilen cinsel taciz eylemlerine karşı da etkin biçimde korunması amaçlanmaktadır. Böylece TCK 105 cinsel taciz suçu, kişinin huzurunu, onurunu ve cinsel özgürlüğünü güvence altına alan önemli bir ceza hukuku düzenlemesi niteliği taşır.



Cinsel Taciz Suçu ile Cinsel Saldırı Suçu Arasındaki Temel Fark

Cinsel taciz suçu ile cinsel saldırı suçu arasındaki temel fark, fiilin mağdurun vücut dokunulmazlığını ihlal edip etmemesinden kaynaklanır. TCK 105. maddede düzenlenen cinsel taciz suçunda fail, mağdura fiziksel temas olmaksızın cinsel amaçlı söz, davranış, mesaj, ima veya iletişim yoluyla rahatsızlık verir. Buna karşılık TCK 102. maddede düzenlenen cinsel saldırı suçunda, mağdurun vücut dokunulmazlığını ihlal eden cinsel nitelikli fiziksel davranışlar söz konusudur. Bu nedenle cinsel taciz suçunda temas bulunmazken, cinsel saldırı suçunda mağdurun beden dokunulmazlığı doğrudan ihlal edilir ve yaptırım daha ağırdır.

Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi

Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunda cezanın niteliği, somut olayın özelliklerine göre hapis cezası veya adlî para cezası olabilir. Failin cinsel amaçlı davranışlarla mağduru rahatsız etmesi hâlinde belirli süreli hapis cezası ya da adlî para cezası gündeme gelir. Suçun kamu görevinin, hizmet ilişkisinin, aile içi nüfuzun, işyeri veya eğitim ilişkisinin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi hâlinde ceza artırılarak uygulanır.

Yargılama bakımından cinsel taciz suçunda görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir. Soruşturma ve kovuşturma, suçun temel hâlinde mağdurun şikâyetine bağlıdır. İnfaz rejimi bakımından verilen cezalar genel infaz hükümlerine tabidir. Cezanın miktarı, failin sabıkası, suçun işleniş şekli ve mağdur üzerindeki etkiler dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi, adlî para cezasına çevirme veya denetimli serbestlik gibi kurumlar somut olayda ayrıca değerlendirilebilir.

Cinsel Taciz Suçunda Tutuklama

TCK 105 kapsamında düzenlenen cinsel taciz suçunda tutuklama tedbiri, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesinde belirtilen genel şartların bulunması hâlinde teorik olarak mümkündür. Ancak suç için öngörülen cezanın görece düşük olması ve suçun katalog suçlar arasında yer almaması nedeniyle uygulamada tutuklama tedbirine oldukça sınırlı şekilde başvurulur.

Tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması gerekir. Bunun yanında kaçma şüphesi, delilleri karartma ihtimali veya mağdur ile tanıklar üzerinde baskı kurulması tehlikesi gibi somut tutuklama nedenlerinden birinin varlığı aranır. Uygulamada çoğunlukla tutuklama yerine adli kontrol tedbirleri tercih edilir. Özellikle suçun temel hâlinde cezanın alt ve üst sınırı dikkate alındığında, tutuklama istisnai bir koruma tedbiri olarak değerlendirilir.

Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçu, temel hâli bakımından şikâyete tabi bir suçtur. Bu nedenle soruşturma ve kovuşturma, mağdurun şikâyeti üzerine yürütülür. Mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi hâlinde, temel hâl bakımından kamu davasının düşmesi gündeme gelebilir.

Uzlaşma bakımından cinsel taciz suçu, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar arasında yer aldığından uzlaştırma kapsamında değerlendirilmez. Bu nedenle tarafların anlaşmasıyla dosyanın uzlaşma yoluyla sona erdirilmesi mümkün değildir. Zamanaşımı bakımından ise suç için öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alınarak genel dava zamanaşımı hükümleri uygulanır. Cinsel taciz suçunun temel hâli bakımından dava zamanaşımı süresi genel olarak 8 yıl olarak kabul edilmektedir.

Görevli Mahkeme

Cinsel taciz suçunda görevli mahkeme, suç için öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alındığında asliye ceza mahkemesidir. Bu suç bakımından ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren yüksek süreli hapis cezası öngörülmediğinden kovuşturma asliye ceza mahkemesinde yapılır.

Bu kapsamda soruşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülür; şikâyet şartının gerçekleşmesi ve iddianamenin kabul edilmesiyle birlikte kovuşturma aşaması yetkili asliye ceza mahkemesinde devam eder. Mahkeme, fiilin cinsel amaç taşıyıp taşımadığını, mağdur üzerinde rahatsızlık oluşturup oluşturmadığını, delil durumunu ve suçun nitelikli hâllerinin bulunup bulunmadığını değerlendirerek karar verir.


Sıkça Sorulan Sorular

TCK 105 cinsel taciz suçu nedir?

TCK 105 cinsel taciz suçu, bir kişinin cinsel amaçlı söz, davranış, mesaj, ima veya benzeri hareketlerle rahatsız edilmesi halinde oluşur. Bu suçta mağdurun cinsel dokunulmazlığı, kişilik hakları ve huzur içinde yaşama hakkı korunmaktadır.

Cinsel taciz suçu şikâyete tabi midir?

Cinsel taciz suçu, kural olarak şikâyete tabi suçlardan biridir. Mağdurun süresi içinde şikâyette bulunması gerekir; ancak suçun kamu görevinin, hizmet ilişkisinin, aile içi ilişkinin veya iş yerindeki nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi gibi nitelikli hallerde değerlendirme farklılaşabilir.

TCK 105 cinsel taciz suçunda ceza hangi hallerde artar?

TCK 105 kapsamında ceza, cinsel tacizin kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak, aynı iş yerinde çalışmanın sağladığı avantajla, elektronik haberleşme araçlarıyla ya da teşhir suretiyle işlenmesi halinde artabilir. Fiil nedeniyle mağdurun işini bırakması, okuldan ayrılması veya ailesinden uzaklaşması gibi ağır sonuçlar doğarsa ceza daha da ağırlaşabilir.