TCK 10. madde, “Türk kamu görevlisi yurt dışında suç işlerse Türkiye’de yargılanır mı?”, “memur yabancı ülkede görev suçu işlerse ne olur?”, “konsolosluk, elçilik veya yurt dışı görevinde işlenen suçlarda hangi ülke kanunu uygulanır?”, “yabancı ülkede ceza alan kamu görevlisi Türkiye’de tekrar yargılanır mı?” gibi sorular bakımından önem taşıyan özel bir ceza hukuku hükmüdür.
Bu maddeye göre, bir Türk kamu görevlisi, görevi nedeniyle yabancı ülkede suç işlerse, yabancı ülkede hakkında hüküm verilmiş olsa bile Türkiye’de yeniden yargılanabilir. Burada önemli olan, suçun sıradan kişisel bir fiil değil, kamu göreviyle bağlantılı olarak işlenmesidir. Yani olayda failin kamu görevlisi sıfatı, suçun görev nedeniyle işlenmesi ve Türkiye’nin kamu düzeniyle bağlantısı birlikte değerlendirilir.
Örneğin “yurt dışındaki Türk memur rüşvet alırsa Türkiye’de yargılanır mı?”, “konsolosluk görevlisi görevi kötüye kullanırsa hangi mahkeme bakar?”, “elçilik çalışanı yabancı ülkede resmi belgeyle ilgili suç işlerse Türkiye’de dava açılır mı?”, “kamu görevlisi yabancı ülkede görevi sırasında zimmet, irtikap, sahtecilik veya görevi kötüye kullanma suçu işlerse ne olur?” gibi sorular TCK m.10 kapsamında gündeme gelebilir.
Bu madde özellikle kamu görevlileri, yurt dışı görevleri, elçilik ve konsolosluk işlemleri, görevi kötüye kullanma, rüşvet, zimmet, irtikap, resmi belgede sahtecilik, görev nedeniyle işlenen suçlar ve yabancı ülkede verilen mahkeme kararlarının Türkiye’deki etkisi bakımından önemlidir. Çünkü kamu görevinin güvenilirliği yalnızca Türkiye sınırları içinde değil, Türk devleti adına yürütülen yurt dışı görevlerde de korunur.
Bu nedenle TCK Madde 10, sıradan bir yurt dışı suç düzenlemesi değildir. Türk kamu görevlilerinin yabancı ülkede görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri suçlarda, Türkiye’nin yargılama yetkisini ve kamu hizmetine duyulan güveni koruyan özel bir hükümdür. Özellikle kamu görevi, diplomatik görev, konsolosluk işlemleri veya resmi yetki kullanımıyla bağlantılı dosyalarda, yabancı ülkede verilen kararın Türkiye’de yeniden yargılamaya engel olup olmayacağı TCK 10. madde kapsamında ayrıca incelenmelidir.
Madde Metni
Görev Suçları
Madde 10- (1) Yabancı ülkede Türkiye namına memuriyet veya görev üstlenmiş olup da bundan dolayı bir suç işleyen kimse, bu fiile ilişkin olarak yabancı ülkede hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş bulunsa bile, Türkiye’de yeniden yargılanır.
Madde Gerekçesi
Maddeyle, yabancı ülkede Türkiye namına memuriyet veya görev yapan kişilerin, yabancı memlekette bu memuriyet ve görevlerinden dolayı bir suç işlemeleri hâlinde Türkiye’de yargılanacakları belirtilmiştir. Bu gibi memur ve görevliler hakkında yabancı ülkede yargılama yapılmış ve hüküm kurulmuş olması Türkiye’de suçun türüne, cezanın ağırlığına, suçtan zarar görenin uyruğuna ilişkin başkaca bir koşul aranmaksızın yeniden yargılama yapılmasına engel değildir. Ancak, bu durumda mahsup işlemlerinin uygulanacağı hususunda şüphe yoktur. Memuriyet veya görevin sürekli veya geçici olması, Devlet veya herhangi bir kamu kuruluşu adına yapılmış bulunması arasında fark yoktur.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/11487 E. ve 2022/3853 K.
Özet: Suçların KKTC’de, Türkiye namına görevli sanıklarca işlendiği iddiasında TCK 10 gereği, yabancı ülkede mahkûmiyet olsa dahi Türkiye’de yeniden yargılama yapılarak Türk kanunları uygulanır.
Sanıklar … müdafii ve … müdafiinin duruşmalı inceleme istemlerinin hükmolunan cezanın miktarına göre yasal şartları oluşmadığından, sanıklar … ve müdafiileri, … ve müdafiileri, … müdafii ve … müdafiinin duruşmalı inceleme istemlerinin ise ilk derece ve bölge adliye mahkemesinde silahların eşitliği ile çekişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda savunmaya yeterli imkan sağlanıp bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Diğer temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Müsnet suçların, sanıklar bakımından görevli bulundukları Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde işlenmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın yer bakımından uygulanmasına ilişkin;
“Türkiye’de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye’de işlenmesi veya neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye’de işlenmiş sayılır.” şeklindeki 8.maddesi, “Yabancı ülkede Türkiye namına memuriyet veya görev üstlenmiş olup da bundan dolayı bir suç işleyen kimse, bu fiile ilişkin olarak yabancı ülkede hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş bulunsa bile, Türkiye’de yeniden yargılanır.” şeklindeki 10.maddesi, anılan kanunun İkinci Kitap, Birinci Kısım altında yer alan suçlar ile İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı, Yedinci ve Sekizinci Bölümlerde yer alan suçların, vatandaş veya yabancı tarafından, yabancı ülkede işlenmesi halinde, Türk kanunları uygulanır…”şeklindeki 13.maddesi, “Türkiye’nin egemenlik alanı dışında işlenen suçlar dolayısıyla Türkiye’de yargılama yapılırken, Türk kanununa göre verilecek olan ceza, suçun işlendiği ülke kanununda öngörülen cezanın üst sınırından fazla olamaz.
İzmir Ceza Avukatı Desteği
TCK 10, yabancı ülkede Türkiye adına görev yapan kişilerin bu görevleri nedeniyle işledikleri suçlarda Türkiye’de yargılanabileceğini düzenleyen temel hükümlerden biridir. Ancak ceza yargılamasında asıl değerlendirme, kişinin görev sıfatına, suçun görevle bağlantısına, fiilin işlendiği yere, delil durumuna ve somut olayın özelliklerine göre yapılır.
Ceza soruşturması, kovuşturma, ağır ceza davaları ve ceza hukuku konularında hukuki destek almak için Minar Hukuk ve Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.


