TCK 4, ceza hukukunda kanunun bağlayıcılığı ilkesini düzenleyen genel hükümlerden biridir. Bu maddeye göre kişi, işlediği fiilin ceza kanunlarında suç olarak düzenlendiğini bilmediğini ileri sürerek cezai sorumluluktan kurtulamaz. Halk arasında “kanunu bilmemek mazeret sayılmaz” şeklinde bilinen bu ilke, ceza kanunlarının herkes bakımından bağlayıcı olduğunu ifade eder.

TCK 4. madde, doğrudan bir suç tipi düzenlemez; ceza kanunlarının uygulanmasına ilişkin genel bir kural getirir. Ancak bu kural, ceza yargılamasında özellikle failin savunmaları, hata hükümleri, haksızlık yanılgısı ve kusurluluk değerlendirmesi bakımından önem taşır. TCK 30/4’te ayrıca, işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz hataya düşen kişinin cezalandırılmayacağı düzenlenmiştir.


Madde Metni

Kanunun Bağlayıcılığı

Madde 4- (1) Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.

(2) (Mülga : 29/6/2005 – 5377/1 md.)


Madde Gerekçesi

Görev, kamu düzeniyle doğrudan ilgilidir ve şüpheli ve sanık yönünden de tabiî hâkim ilkesine göre güvence oluşturur. Bu nedenle görev “madde bakımından yetki” sorununun, Cumhuriyet savcısı, katılan ve sanık ileri sürmese de mahkemece kovuşturmanın her aşamasında re’sen göz önünde bulundurulması gerekir. Ancak, iddianamenin kabulünden sonra, suçun yargılamasının alt dereceli bir mahkemeye ait olduğundan söz edilerek görevsizlik kararı verilemeyeceğine ilişkin 6 ıncı madde hükmü saklıdır. Maddenin birinci fıkrası bu kuralı açıklamaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında ise, mahkemeler arasında olumlu veya olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığında görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkemenin belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Bu fıkra çerçevesinde, aynı yargı sistemi içinde yer alan mahkemeler arasındaki görev uyuşmazlıkları söz konusudur.


TCK 4 Ne Anlama Gelir?

TCK 4, kişinin ceza kanunlarını bilmediğini söyleyerek sorumluluktan kurtulamayacağını ifade eder. Örneğin bir kişi, işlediği fiilin suç olduğunu bilmediğini söylese bile bu durum tek başına cezayı ortadan kaldırmaz.

Ancak her olayda failin kastı, hatası, fiilin haksızlık oluşturduğunu bilip bilmediği ve hatanın kaçınılmaz olup olmadığı ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle TCK 4, tek başına mekanik şekilde uygulanmaz; TCK 30 hata hükümleriyle birlikte ele alınır.

TCK 4 Ne İşe Yarar?

TCK 4, ceza kanunlarının herkes bakımından bağlayıcı olmasını sağlar. Böylece ceza yargılamasında kişilerin yalnızca “kanunu bilmiyordum” savunmasına dayanarak cezai sorumluluktan kaçınmasının önüne geçilir.

Bu madde özellikle şu konularda önemlidir:

Kanunu bilmediğini ileri süren sanığın savunmalarının değerlendirilmesinde, haksızlık yanılgısı iddialarında, kast ve kusurluluk incelemesinde, ceza kanunlarının herkes için bağlayıcı olduğunun kabulünde uygulanır.

TCK 4 Suç Tipi midir?

TCK 4 doğrudan bir suç tipi değildir. Bu maddede belirli bir fiil suç olarak tanımlanmamış, ceza kanunlarının bağlayıcılığına ilişkin genel bir ilke düzenlenmiştir.

Bu nedenle TCK 4 kapsamında bir kişiye doğrudan ceza verilmez. Madde, başka bir suçtan yapılan yargılamada ceza sorumluluğunun değerlendirilmesinde dikkate alınır.

TCK 4 Cezası Nedir?

TCK 4’te ayrıca bir hapis cezası veya adli para cezası düzenlenmemiştir. Çünkü madde bir suç tanımı değil, genel hüküm niteliğindedir.

Kişinin cezası, işlediği iddia edilen asıl suça ilişkin kanun maddesine göre belirlenir. TCK 4 ise kişinin “kanunu bilmiyordum” savunmasının cezai sorumluluğu ortadan kaldırıp kaldırmayacağı bakımından önem taşır.

TCK 4 Ceza Yargılamasında Nasıl Kullanılır?

Ceza yargılamasında TCK 4, sanığın kanunu bilmediğini ileri sürdüğü durumlarda gündeme gelir. Mahkeme, yalnızca kanunu bilmediğini söyleyen kişinin bu savunmasına dayanarak beraat kararı vermez.

Ancak olayın özelliklerine göre sanığın hataya düşüp düşmediği, bu hatanın kaçınılmaz olup olmadığı ve TCK 30 hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca incelenir. Özellikle haksızlık yanılgısı iddiası varsa, TCK 4 ve TCK 30 birlikte değerlendirilmelidir.

TCK 4 Şikayete Tabi midir?

TCK 4 şikayete tabi değildir. Çünkü bu madde bağımsız bir suç düzenlemez.

Şikayet şartı, kişinin yargılandığı asıl suç bakımından değerlendirilir. Örneğin hakaret, tehdit, basit yaralama veya dolandırıcılık gibi suçlarda şikayet şartı ayrı ayrı ilgili maddeye göre incelenir.

TCK 4 Uzlaşmaya Tabi midir?

TCK 4 uzlaşmaya tabi değildir. Çünkü bu madde kapsamında doğrudan soruşturma veya kovuşturma yürütülen bir suç yoktur.

Uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı, yargılamaya konu asıl suçun niteliğine göre belirlenir. TCK 4 yalnızca ceza sorumluluğuna ilişkin genel bir değerlendirme kuralıdır.


Yargıtay Kararları

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ 2023/6255 E. ve 2025/5714 K.

Özet: Sanığın kültür varlıklarını bilmeden bulundurduğu savunması, TCK 4 gereği ceza kanununu bilmemek mazeret sayılmadığından kabul edilmemiş; beraat kaldırılarak mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mahalli Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; Yapılan yargılamalar sonunda toplanan tüm delillere göre; kendilerine gelen suç ihbarını değerlendiren …, ihbara konu aracı olay günü kullanan ve sanıkla birlikte yargılanıp hakkında verilen beraat kararı incelemesinden geçerek kesinleşen …’e ulaştıkları, …’in beyanı üzerine, onun işvereni olan sanık …’ın konutunda ve eklentilerinde, Cumhuriyet savcısından mesai saatleri dışında gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararı gereğince arama yapıldığı, arama neticesinde sanığın garajında sanığa ait 2 adet sütün kaidesi, 1 adet korinth sütun başlığı ve 1 adet sütuncenin ele geçirildiği, eserler üzerinde, tarafsız bir sanat tarihçisi ve iki ayrı arkeologdan oluşan bilirkişi heyetinin inceleme yaptığı, bilirkişi heyetinin eserlerle ilgili rapor tanzim ettikleri, dosyaya sunulan bahsi geçen rapora göre, eserlerin 2863 sayılı Kanunun 24. maddesinde belirtilen korunması gerekli taşınır kültür varlığı kapsamında olduğu, sanığın savunmasından da açıkça anlaşıldığı üzere, sanığın eserleri yakalanmadan yıllar önce temin ettiği ve bulundurduğu, böylelikle sanığın 2863 sayılı Kanunun 67/2 maddesinde yaptırım altına alınan, bildirimi yapılmamış olan kültür varlığını bulundurduğu, sanığın üzerine atılı suç unsurları itibariyle oluştuğu, Her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından, sanığın yargılamaya konu eserlerinin 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olduğunu bilmemesi, bu tür eserlerin Silifke ilçesinin pek çok yerinde bulunması ve sanığın savunmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu belirterek şüpheden sanığın yararlanması gerektiği ilkesi gereğince sanığın beraatine hükmedilmiş ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 4. maddesinde yer alan “Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.” şeklindeki düzenleme ile birlikte, sanığın yargılama konusu eserleri uzun zamandır evinde bulundurduğu yönündeki savunması, yaşı ve eğitim durumu nazara alındığında ilk derece mahkemesinin beraat gerekçesi yerinde görülmeyerek sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ 2024/6774 E. ve 2025/5871 K.

Özet: Kast için fiilin bilerek ve istenerek işlenmesi gerekir. Ancak TCK 4 gereği, eylemin suç olduğunu bilmemek mazeret sayılmaz; suç sayılmadığı inancıyla işlenmesi sorumluluğu kaldırmaz.

TCK’nın “Kast” başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasında;

“Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. açıklamalarına yer verilerek, kastın unsurlarının bilme ve isteme olduğu vurgulanmıştır. Bu kapsamda, kişinin ceza hukuku bakımından sorumlu tutulabilmesi için gerçekleştirdiği fiilin haksızlık oluşturduğunu bilmesi gerekmektedir.

TCK’nın “Kanunun bağlayıcılığı” başlığını taşıyan 4. maddesinde yer alan “Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.” kuralıyla, islenen fiilin suç olduğunun bilinmemesinin failin cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı ifade edilmektedir. Buna göre, kanunda suç olarak düzenlenen bir fiilin suç teşkil etmediği inancıyla gerçekleştirilmesi hâlinde de failin cezai sorumluluğu bulunmaktadır.

Yargıtay 7.Ceza Dairesi 2022/15163 E. ve 2024/10680 K.

Özet: Araçta 599 karton kaçak sigara ele geçirilen sanığın, suç olduğunu bilmediği savunması TCK 4 gereği mazeret sayılmamış; ticari miktar karşısında mahkûmiyet hukuka uygun bulunmuştur.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; olay tarihinde, sanığın sevk ve idaresindeki kardeşi malen sorumlu adına kayıtlı …. plaka sayılı otomobilin trafik ekiplerince durdurulduğu sırada, araçta dışarıdan görünür şekilde kaçak sigara bulunduğunun görülmesi üzerine, Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle verilen yazılı arama emri ile araçta yapılan aramada, 46.127,07 TL gümrüklemiş değere sahip 599 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir.

Sanık hakkında 4733 Sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’un 8.  maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık mahkemedeki savunmalarında; …. plaka sayılı aracı, kardeşi malen sorumludan emaneten aldığını, kaçak sigaraları para karşılığı nakletmeyi kabul ettiğini, eylemin suç olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.

Malen sorumlu mahkemedeki beyanında; olay tarihinde aracını ağabeyi olan sanığa hastası olduğu için emaneten verdiğini beyan etmiştir.

Sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 599 karton kaçak sigara ele geçirilmiş olması ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasında yer alan ”Ceza Kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz” şeklindeki düzenleme karşısında; sanığın eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.


TCK 4 Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

TCK 4 nedir?

TCK 4, ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz ilkesini düzenleyen genel hükümdür. Bu maddeye göre kişi, suç oluşturan fiili işlerken kanunu bilmediğini söyleyerek cezai sorumluluktan kurtulamaz.

Kanunu bilmemek cezadan kurtarır mı?

Kural olarak hayır. Ceza kanunlarını bilmemek tek başına mazeret sayılmaz. Ancak olayda TCK 30 kapsamında kaçınılmaz hata veya haksızlık yanılgısı varsa ayrıca değerlendirme yapılabilir.

TCK 4 suç mudur?

Hayır. TCK 4 doğrudan bir suç tipi değildir. Bu madde, ceza kanunlarının herkes bakımından bağlayıcı olduğunu düzenleyen genel bir ilkedir.

TCK 4’ün cezası var mı?

TCK 4’te ayrıca bir ceza düzenlenmemiştir. Kişiye verilecek ceza, işlediği iddia edilen asıl suçun kanuni yaptırımına göre belirlenir.


TCK Madde 4 Kapsamında İzmir Ceza Avukatı Desteği

TCK 4. madde, ceza kanunlarının herkes bakımından bağlayıcı olduğunu ve ceza kanunlarını bilmemeyi mazeret saymayacağını düzenler. Bu nedenle ceza soruşturmaları ve ceza davalarında, kişinin yalnızca “kanunu bilmiyordum” savunmasına dayanarak cezai sorumluluktan kurtulması kural olarak mümkün değildir. Ancak somut olayda hata, haksızlık yanılgısı veya kaçınılmaz yanılma iddiası varsa, bu hususların ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

İzmir ceza avukatı desteği, özellikle soruşturma aşamasından kovuşturma aşamasına kadar şüpheli veya sanığın savunmasının doğru şekilde kurulması, TCK 4 hükmünün somut olaya etkisinin değerlendirilmesi ve varsa TCK 30 kapsamında hata hükümlerinin ileri sürülmesi bakımından önem taşır. TCK 4. madde, bu yönüyle ceza yargılamasında kanunun bağlayıcılığı, kusurluluk ve savunma stratejisinin belirlenmesi açısından temel başvuru hükümlerinden biridir.

author avatar
Av. Murat Turgut MİNAR Avukat
Av. Murat Turgut Minar, İzmir Barosu’na 12460 sicil numarasıyla kayıtlı olup; ceza hukuku, kamulaştırma hukuku, miras hukuku, gayrimenkul hukuku, icra ve iflas hukuku ile iş hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.