Kamulaştırma Kanunu Madde 3, kamulaştırma şartları, kamu hizmeti ihtiyacı, kamulaştırma bedelinin ödenmesi, taksitli ödeme istisnaları ve yeterli ödenek şartı bakımından temel hükümlerden biridir. Bu madde, idarenin ancak kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetleri için gerekli taşınmazları kamulaştırabileceğini ortaya koyar. Ayrıca kamulaştırma bedelinin peşin ödenmesi kuralını, bazı büyük projelerde taksitlendirme istisnasını ve ödenek bulunmadan kamulaştırma işlemlerine başlanamayacağını düzenler.

Madde Metni

Kamulaştırma şartları

Madde 3 – İdareler, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler.[1]

Cumhurbaşkanınca kabul olunan, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskan projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla yapılacak kamulaştırmalarda, bir gerçek veya özel hukuk tüzelkişisine ödenecek kamulaştırma bedelinin o yıl Genel Bütçe Kanununda gösterilen miktarı, nakden ve peşin olarak ödenir. Bu miktar, kamulaştırma bedelinin altıda birinden az olamaz. Bu miktarın üstünde olan kamulaştırma bedelleri, peşin ödeme miktarından az olmamak ve en fazla beş yıl içinde faiziyle birlikte ödenmek üzere eşit taksitlere bağlanır. Taksitlere, peşin ödeme gününü takip eden günden itibaren, Devlet borçları için öngörülen en yüksek faiz haddi uygulanır.[2]

Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanların bedeli, her halde peşin ödenir.

(Ek fıkra: 24/4/2001 – 4650/1 md.) İdarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamaz.


Madde Gerekçesi

Kamulaştırma Kanunu Madde 3 gerekçesi, idarenin kamulaştırma yetkisini keyfi şekilde kullanmasını engellemek ve bu yetkiyi yalnızca kamu hizmeti ile kamu yararı sınırları içinde tutmak amacına dayanır. Kamulaştırma, bireyin mülkiyet hakkına doğrudan müdahale ettiği için bu işlemin açık şartlara bağlanması hukuki güvenlik açısından zorunludur.

Madde 3, idarenin yalnızca kanunlarla görevli olduğu hizmetleri yerine getirmek için gerekli taşınmazlar üzerinde kamulaştırma yapabileceğini vurgular. Bu nedenle her idari ihtiyaç, kendiliğinden kamulaştırma sebebi oluşturmaz. İşlemin kamu hizmetiyle bağlantılı, gerekli ve ölçülü olması gerekir.

Kamulaştırma bedelinin ödenmesi, maddenin en önemli güvencelerinden biridir. Taşınmaz malikinin mülkiyet hakkı sona ererken veya sınırlandırılırken, bunun karşılığında gerçek ve adil bir kamulaştırma bedeli alması gerekir. Bu yönüyle madde, idarenin kamu yararı ihtiyacı ile malikin ekonomik hakkı arasında denge kurar.


TAŞINMAZ MALİKİ VE İDARE AÇISINDAN ÖNEMİ

Taşınmaz maliki açısından Madde 3, kamulaştırma işleminin hangi şartlarda yapılabileceğini bilmek bakımından önemlidir. Malik, taşınmazının gerçekten bir kamu hizmeti için gerekli olup olmadığını, bedelin peşin ödenip ödenmeyeceğini ve taksitli ödeme istisnasının uygulanıp uygulanamayacağını inceleyebilir.

İdare açısından Madde 3, kamulaştırma sürecine başlamadan önce gerekli hukuki ve mali hazırlığın yapılmasını zorunlu kılar. Özellikle yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamaması, idarenin plansız veya bütçesiz kamulaştırma yapmasını engelleyen önemli bir güvencedir.

UYGULAMADA ÇIKAN SORUNLAR

Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biri, idarenin kamulaştırma ihtiyacını ve kamu hizmeti bağlantısını yeterince somut ortaya koyamamasıdır. Taşınmazın gerçekten proje için gerekli olup olmadığı, kamulaştırmanın ölçülü olup olmadığı ve alternatif çözüm bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusu olabilir.

Bir diğer sorun, kamulaştırma bedelinin ödenmesi ve ödenek şartıdır. Yeterli ödenek ayrılmadan işlem yapılması, bedelin geç ödenmesi veya taksitlendirme şartlarının yanlış uygulanması, malikin adil bedel hakkı ve mülkiyet güvencesi bakımından uyuşmazlık doğurabilir.

DAVA SÜRECİ

Madde 3, doğrudan dava süresi düzenlemez; ancak kamulaştırma işleminin hukuka uygunluğu bakımından dava sürecinde önemli rol oynar. Kamulaştırmanın kamu hizmeti için gerekli olmadığı, yeterli ödenek bulunmadığı veya ödeme şartlarına uyulmadığı iddiaları somut olaya göre dava konusu yapılabilir.

Kamulaştırma işleminin iptali idari yargıda, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası ise taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülür. Bedel tespiti davasında idare, mahkemece belirlenen bedeli süresinde depo etmezse tescil süreci etkilenebilir.

İZMİR KAMULAŞTIRMA UYGULAMALARI AÇISINDAN DEĞERLENDİRME

İzmir kamulaştırma uygulamalarında Madde 3, özellikle yol genişletme, metro, tramvay, altyapı, enerji hattı, kentsel dönüşüm, kıyı düzenlemesi ve belediye hizmet alanı projelerinde önem taşır. İzmir’de idarelerin kamulaştırma işlemlerinde hem kamu hizmeti ihtiyacını hem de ödenek ve bedel ödeme şartlarını açık şekilde ortaya koyması gerekir.

Bornova, Bayraklı, Karabağlar, Buca, Çiğli, Menemen, Torbalı, Aliağa, Kemalpaşa, Urla ve Seferihisar gibi bölgelerde taşınmaz değerleri ve proje yoğunluğu farklılık gösterdiğinden, kamulaştırma işleminin hangi kamu hizmetine dayandığı ve bedelin nasıl karşılanacağı dikkatle incelenmelidir. Özellikle gelişim bölgelerinde arsa değeri, imar durumu ve proje bağlantısı uyuşmazlığın merkezinde yer alabilir.


YARGITAY KARARLARI

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2005/12-461, K.2005/453, T.13.07.2005

“Kanunun bu açık düzenlenmesinden de anlaşılacağı gibi, idarece hak sahibi adına para yatırılmadan tescile karar verilmesi olanaklı değildir. Kamulaştırmanın peşin para ile yapılması asıl olduğundan ödemede de bir gecikme söz konusu olamaz.”

“2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 3. maddesinde; ‘… peşin ödeme miktarından az olmamak ve en fazla beş yıl içinde faiziyle birlikte ödenmek üzere eşit taksitlere bağlanır. Taksitlere, peşin ödeme gününü takip eden günden itibaren devlet borçları için öngörülen en yüksek faiz haddi uygulanır’ … 4650 sayılı Kanunun 1. maddesi ile de 3. maddeye eklenen fıkrada da: ‘İdarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamaz’ denilmektedir.”

“Şu halde, Anayasal ve yasal tanımıyla Kamulaştırma: ‘idarenin, kamu yararı düşüncesiyle ve kamu gücüne dayanarak, karşılık parasını -Kanunun takside olanak tanıdığı haller ayrık olmak üzere- peşin vermek şartıyla, bir taşınmaz malı mal sahibinin rıza ve muvafakatine bakılmaksızın edinmesidir.’”

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E.2023/10677, K.2024/4002, T.01.04.2024

“Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; … 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 3 üncü maddesinde; idarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamaz hükmü düzenlenmiş olduğunu…”

“Uyuşmazlık, … davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.”

“Arsa niteliğindeki … taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.”


Kamulaştırma Bedeli Hesaplama Robotu


Sık Sorulan Sorular

Kamulaştırma Kanunu Madde 3 neyi düzenler?

Madde 3, kamulaştırmanın şartlarını ve ödeme esaslarını düzenler.

Kamulaştırma için kamu yararı gerekir mi?

Evet. Kamu yararı temel şarttır.

Kamulaştırma bedeli peşin mi ödenir?

Kural olarak peşin ödeme esastır.


author avatar
Av. Murat Turgut MİNAR Avukat
Av. Murat Turgut Minar, İzmir Barosu’na 12460 sicil numarasıyla kayıtlı olup; ceza hukuku, kamulaştırma hukuku, miras hukuku, gayrimenkul hukuku, icra ve iflas hukuku ile iş hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.