Kamulaştırma Kanunu Madde 16, geçmişte acele işlerde el koyma ve tescil konusunu düzenleyen; ancak güncel mevzuatta mülga hale gelmiş bir hükümdür. Bu nedenle madde, bugün doğrudan uygulanabilir bir kamulaştırma prosedürü olarak değil, acele kamulaştırma sürecinin tarihsel gelişimi ve güncel Madde 27 acele kamulaştırma sistemiyle bağlantısı bakımından değerlendirilmelidir. Uygulamada taşınmaza hızlı şekilde el konulması, geçici bedel tespiti, nihai kamulaştırma bedeli, mülkiyet hakkı ve idarenin olağan kamulaştırma sürecini tamamlaması bu madde açıklanırken dikkate alınan temel başlıklardır.

Madde Metni

Acele işlerde elkoyma ve tescil

Madde 16 – (Mülga: 24/4/2001 – 4650/21 md.)


MADDE GEREKÇESİ

Kamulaştırma Kanunu Madde 16’nın tarihsel gerekçesi, acele ve zorunlu durumlarda idarenin kamu hizmetini gecikmeden yürütebilmesi için taşınmaza hızlı şekilde el koyabilmesini sağlamaktı. Ancak bu hüküm, 24/4/2001 tarihli 4650 sayılı Kanun değişikliğiyle yürürlükten kaldırılmıştır.

Güncel sistemde acele el koyma ve bedel tespiti süreci, esas olarak Kamulaştırma Kanunu Madde 27 kapsamında değerlendirilir. Bu nedenle Madde 16 artık aktif bir dava veya işlem dayanağı değildir; yalnızca eski tarihli işlemler ve acele kamulaştırma kurumunun gelişimi bakımından anlam taşır.

TAŞINMAZ MALİKİ VE İDARE AÇISINDAN ÖNEMİ

Taşınmaz maliki açısından Madde 16, günümüzde doğrudan uygulanacak bir hak veya yükümlülük doğurmaz. Ancak eski tarihli bir kamulaştırma dosyasında bu maddeye dayanılarak el koyma veya tescil işlemi yapılmışsa, işlemin yapıldığı tarihteki mevzuat, bedel ödenip ödenmediği ve mülkiyet hakkına müdahalenin hukuka uygunluğu incelenmelidir.

İdare açısından Madde 16, artık kullanılabilecek bir kamulaştırma yolu değildir. Günümüzde idare, acele bir ihtiyaç varsa Madde 27 acele kamulaştırma hükümleri çerçevesinde hareket etmeli; bedel tespiti, banka blokesi, el koyma kararı ve sonrasında olağan kamulaştırma işlemlerini usulüne uygun şekilde tamamlamalıdır.

UYGULAMADA ÇIKAN SORUNLAR

Uygulamada Madde 16 bakımından en önemli sorun, hükmün mülga olmasına rağmen eski uygulamalarla güncel acele kamulaştırma sisteminin karıştırılmasıdır. Madde 16 artık aktif bir hüküm olmadığı için, günümüzde acele el koyma talepleri bu maddeye değil, Kamulaştırma Kanunu Madde 27’ye dayandırılmalıdır.

Bir diğer sorun, acele kamulaştırma sürecinde yapılan ilk bedel tespitinin nihai bedel gibi kabul edilmesidir. Oysa güncel uygulamada acele el koyma aşamasında belirlenen bedel geçici niteliktedir; nihai kamulaştırma bedeli, olağan kamulaştırma süreci ve bedel tespiti davası sonunda belirlenir.

DAVA SÜRECİ

Madde 16 mülga olduğundan günümüzde bu maddeye dayanılarak yeni bir dava veya el koyma süreci yürütülmez. Eski tarihli işlemler bakımından ise uyuşmazlık, işlemin yapıldığı dönemde yürürlükte bulunan hükümler ve kazanılmış haklar çerçevesinde değerlendirilir.

Güncel acele kamulaştırma uygulamasında süreç Madde 27 üzerinden ilerler. İdarenin talebi üzerine mahkemece kısa sürede değer tespiti yapılır, belirlenen bedel malik adına bankaya yatırılır ve el koyma kararı verilebilir. Ancak bu karar, nihai bedel tespiti ve olağan kamulaştırma işlemlerinin yerine geçmez.

İZMİR KAMULAŞTIRMA UYGULAMALARI AÇISINDAN DEĞERLENDİRME

İzmir kamulaştırma uygulamalarında Madde 16, özellikle eski tarihli yol, enerji, altyapı veya kamu hizmet projelerinde tarihsel olarak gündeme gelebilir. Ancak güncel projelerde acele kamulaştırma, Madde 16’ya değil, Kamulaştırma Kanunu Madde 27’ye göre yürütülür.

Bornova, Bayraklı, Buca, Karabağlar, Çiğli, Menemen, Torbalı, Aliağa, Kemalpaşa ve Urla gibi bölgelerde enerji hattı, yol, metro, altyapı veya stratejik kamu projeleri kapsamında acele el koyma gündeme gelebilir. Bu tür dosyalarda İzmir kamulaştırma avukatı desteğiyle acelelik kararı, bedel tespiti, tapu şerhi, el koyma ve nihai bedel davası birlikte incelenmelidir.


YARGITAY KARARLARI

Yargıtay kararları bakımından Madde 16, güncel olarak mülga olduğu için yeni uyuşmazlıklarda doğrudan uygulanabilir hüküm niteliğinde değildir. Bu nedenle güncel içtihatlarda acele el koyma ve hızlı kamulaştırma süreçleri çoğunlukla Kamulaştırma Kanunu Madde 27 ve Madde 10 bağlantısıyla değerlendirilmektedir.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi uygulamasında, acele kamulaştırma aşamasında belirlenen bedelin nihai bedel olmadığı; nihai bedelin kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası sonucunda belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bu yaklaşım, mülga Madde 16’nın tarihsel işlevinden farklı olarak güncel sistemde malikin adil bedel hakkını korumaya yöneliktir.YARGITAY KARARLARI

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E.2025/15048, K.2026/4955, T.25.03.2026

“Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gaziantep ili, … ilçesi, … Mahallesi … parsel sayılı taşınmazlara davalı idarece, Nizip 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/290 D.İş sayılı dosyası ile acele kamulaştırma kararı alınarak el atıldığını; ancak bedel tespit tescil davası açılmadığını belirterek el atılan kısmının bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.”

“Bölge Adliye Mahkemesinin … kararı ile dava konusu taşınmazlara 2017 tarihi itibarıyla mahkemece acele el konulmasına karar verildiği ve acele el koyma kararının verildiği tarihten itibaren, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca kamulaştırma bedel tespiti davası açılması için makul süre olarak kabul edilen 6 aylık süre içerisinde idarece bedel tespit ve tescil davası açılmadığı…”

“…davalı idare tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümleri uyarınca acele el koyma kararı alındığı ve kamulaştırma yapılmasına ilişkin kararın geri alınmaması ile davalı idarenin acele el koyma kararı doğrultusunda dava konusu taşınmaza her an el atma hukuki hak ve yetkisine sahip olması karşısında, kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği…”

“Arazi niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.”

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E.2025/10643, K.2026/4786, T.23.03.2026

“Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; acele el koyma bedelinin düşük olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.”

“…dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan ve değerlendirme tarihi olan 2014 yılına ait Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğ’e göre yapı sınıfları, bu yapı sınıflarına uygun birim fiyatları ve yaşları belirlenip buna göre yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi gerekirken, acele kamulaştırma dosyasında alınan bilirkişi raporunda tespit edilen yapı bedelinin dava tarihine endekslenmesi suretiyle bilimsel olmayan yöntemle hesap yapan rapor doğrultusunda yazılı şekilde karar verilmesi… doğru görülmemiştir.”

“Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.”

Madde 16 için doğru yaklaşım bu: mülga madde açıklanır, Yargıtay kısmında ise güncel acele el koyma/acele kamulaştırma uygulaması Madde 27 ve Madde 10 bağlantısıyla doğrudan karar alıntılarıyla verilir.


Kamulaştırma Bedeli Hesaplama Robotu

Kamulaştırma bedeli hesaplama için tıklayın…


Sıkça Sorulan Sorular

Kamulaştırma Kanunu Madde 16 yürürlükte mi?

Hayır. Madde 16 mülga olup günümüzde doğrudan uygulanabilir bir hüküm değildir.

Madde 16 hangi konuyla ilgiliydi?

Madde 16, eski sistemde acele işlerde el koyma ve tescil konusuyla ilgiliydi.

Günümüzde acele kamulaştırma hangi maddeye göre yapılır?

Güncel acele kamulaştırma süreci esas olarak Kamulaştırma Kanunu Madde 27 kapsamında yürütülür.


author avatar
Av. Murat Turgut MİNAR Avukat
Av. Murat Turgut Minar, İzmir Barosu’na 12460 sicil numarasıyla kayıtlı olup; ceza hukuku, kamulaştırma hukuku, miras hukuku, gayrimenkul hukuku, icra ve iflas hukuku ile iş hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.