Kamulaştırma Kanunu Madde 13, güncel mevzuat bakımından mülga hüküm niteliğindedir. YargıMCP üzerinden yapılan mevzuat kontrolünde, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 13. maddesinin 24/4/2001 tarihli 4650 sayılı Kanun’un 21. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı görülmektedir. Bu nedenle Madde 13, bugün doğrudan uygulanan bir tebligat maddesi olarak değil; kamulaştırma hukukunda tebligat, dava hakkı, hak arama özgürlüğü, mülkiyet hakkı ve mahkemeye erişim hakkı bakımından tarihsel sistematiği açıklayan bir başlık olarak ele alınmalıdır. Güncel uygulamada tebligat ve dava süresi esas olarak Kamulaştırma Kanunu Madde 10 ve Madde 14 çerçevesinde değerlendirilir.
Madde Metni
Madde 13 – (Mülga: 24/4/2001-4650/21 md.)
Madde Gerekçesi
Kamulaştırma Kanunu Madde 13 gerekçesi, eski sistemde kamulaştırma işleminden etkilenen taşınmaz maliklerinin usulüne uygun şekilde bilgilendirilmesi ve dava hakkını kullanabilmesi ihtiyacına dayanır. Kamulaştırma, doğrudan mülkiyet hakkına müdahale eden bir idari işlem olduğu için malikin işlemden haberdar edilmesi, yalnızca şekli bir bildirim değil, aynı zamanda temel hak güvencesidir.
Ancak Madde 13 mülga olduğundan, güncel uygulamada bu başlık altındaki koruma fonksiyonu artık farklı hükümlerle sağlanmaktadır. Özellikle Kamulaştırma Kanunu Madde 10, mahkeme sürecinde maliklere yapılacak bildirimleri; Madde 14 ise kamulaştırma işlemine karşı açılacak davalar bakımından süre ve başvuru yollarını düzenleyen temel hükümler arasında yer alır.
Bu nedenle Madde 13, güncel içeriklerde “tebligatın halen bu maddede düzenlendiği” şeklinde anlatılmamalıdır. Doğru anlatım, maddenin yürürlükten kaldırıldığı, fakat kamulaştırma hukukunda tebligatın dava süresi ve mahkemeye erişim hakkı bakımından önemini koruduğu yönünde kurulmalıdır.
TAŞINMAZ MALİKİ VE İDARE AÇISINDAN ÖNEMİ
Taşınmaz maliki açısından Madde 13, özellikle eski tarihli kamulaştırma işlemlerinde önem taşır. Geçmişte yapılmış bir kamulaştırmanın geçerli olup olmadığı, malike usulüne uygun kamulaştırma tebligatı yapılıp yapılmadığına göre tartışılabilir. Tebligat yapılmamışsa dava açma süresi, kamulaştırma işleminin kesinleşmesi ve bedel talebi bakımından önemli sonuçlar doğabilir.
İdare açısından Madde 13, eski kamulaştırma dosyalarında tebligat belgelerinin ispat gücünü gösterir. İdare, geçmiş tarihli kamulaştırma işlemlerinin geçerli olduğunu ileri sürüyorsa, maliklere yapılan tebligatı, bedel ödeme belgelerini, ilanları ve varsa tescil sürecini somut belgelerle ortaya koymalıdır.
UYGULAMADA ÇIKAN SORUNLAR
Uygulamada en sık karşılaşılan sorun, eski kamulaştırma işlemlerinde malike usulüne uygun tebligat yapılıp yapılmadığının ispat edilememesidir. Özellikle uzun yıllar önce yapılan kamulaştırmalarda dosya evrakının eksik olması, noter tebligatı bulunmaması veya ilan işlemlerinin usule uygun yapılmaması, kamulaştırmasız el atma ve tazminat davalarına yol açabilir.
Bir diğer sorun, tapu kaydında idare lehine şerh veya irtifak bulunmasına rağmen, bu işlemin dayanağı olan kamulaştırmanın usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediğidir. Yargıtay uygulamasında, yalnızca tapuda şerh bulunması her zaman yeterli görülmemekte; usulüne uygun tebligat, bedel ödeme ve ferağ/tescil süreci birlikte değerlendirilmektedir.
DAVA SÜRECİ
Madde 13 mülga olduğu için günümüzde doğrudan bu maddeye dayanılarak yeni bir kamulaştırma süreci yürütülmez. Ancak eski tarihli işlemlerde, kamulaştırmanın geçerli olup olmadığı veya malikin dava açma süresinin başlayıp başlamadığı tartışılırken Madde 13’ün yürürlükte olduğu dönemdeki tebligat kuralları dikkate alınabilir.
Güncel uygulamada kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası asliye hukuk mahkemesinde görülür. Maliklere yapılan bildirimler ise esas olarak Madde 10 ve Madde 14 kapsamında değerlendirilir. Kamulaştırma işlemine karşı iptal davası idari yargıda, bedel tespiti ve tescil davası ise adli yargıda gündeme gelir.
İZMİR KAMULAŞTIRMA UYGULAMALARI AÇISINDAN DEĞERLENDİRME
İzmir kamulaştırma uygulamalarında Madde 13, özellikle eski tarihli yol, enerji hattı, altyapı, irtifak hakkı ve kamu hizmet alanı işlemlerinde önem taşıyabilir. Tapu kayıtlarında geçmiş yıllardan kalan şerh, irtifak veya idare adına tescil işlemleri bulunuyorsa, bu işlemlerin dayanağı olan tebligat ve kamulaştırma belgeleri incelenmelidir.
Bornova, Bayraklı, Karabağlar, Buca, Konak, Çiğli, Menemen, Torbalı, Aliağa ve Kemalpaşa gibi bölgelerde eski kamulaştırma dosyalarıyla bağlantılı uyuşmazlıklarda, malike bildirim yapılıp yapılmadığı ve bedelin ödenip ödenmediği özellikle önemlidir. Bu tür dosyalarda İzmir kamulaştırma avukatı desteğiyle tapu kayıtları, eski dosyalar, tebligat belgeleri ve idare yazışmaları birlikte değerlendirilmelidir.
YARGITAY KARARLARI
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2022/244, K.2023/700, T.21.06.2023
“2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 05.05.2001 tarihinde 4650 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi 25 inci maddesinin birinci fıkrasında; ‘Hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi mal sahibi için 13. madde uyarınca yapılan tebligatla başlar’ hükmü öngörülmüş…”
“Kanun koyucunun kamulaştırmada özel bir önem gösterdiği tebligatın ne şekilde yapılacağı 13 üncü maddede açıklanmış, prensip itibariyle doğrudan doğruya ve mal sahibinin tespit olunan adresine noter vasıtasıyla tebligat yapılması esası kabul edilmiştir.”
“Burada noter kanalı ile çıkarılan tebligatın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre mal sahibine tebliğ edilmesi gerektiği; aksi hâlde tebligatın geçersiz olacağı ve dava açma için zorunlu olan 30 günlük hak düşürücü sürenin mal sahibi yönünden başlamayacağı her türlü duraksamadan uzaktır.”
“Usulüne uygun kamulaştırma tebligatı yapılmamış kişi açısından kamulaştırma işlemi başlamayacağı gibi, tapuda ferağ verilmediği ve kamulaştırma bedelinin ödendiğine dair herhangi bir belge de ibraz edilemediğinden kesinleşmiş bir kamulaştırma işleminin varlığından söz edilemez.”
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E.2023/1293, K.2024/7611, T.17.12.2024
“…kamulaştırma işleminin yapıldığı tarihte yürürlükte olan 6830 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca bu kanundan doğan hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işleminin mal sahipleri için 13. maddesi uyarınca tebligatla başladığı…”
“Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış içtihatlarına göre; kamulaştırma işleminin kesinleşmiş olmasının temel koşulunun, mal sahibine geçerli bir kamulaştırma tebligatı yapılması ve bu tebligattan itibaren belli süre içinde dava açılmamış olması…”
“Somut olayda, 6830 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca mal sahibine kamulaştırma işlemlerine ilişkin noter vasıtasıyla hiç tebligat yapılmadığından ve bu haliyle geçerli bir kamulaştırma işleminden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle istinaf itirazlarının esastan reddedildiği görülmektedir.”2026 tarihli kararda, kamulaştırma bedelinin düşük belirlenmesi ve aleyhe vekâlet ücreti nedeniyle mülkiyet hakkı incelenmiştir. AYM, kamulaştırma bedelinin gerçek değeri karşılaması gerektiğini, bunun Anayasa’nın mülkiyet hakkı güvencesiyle bağlantılı olduğunu vurgulamıştır. Bu karar, Madde 13’ün mülga olmasına rağmen kamulaştırma sürecindeki usul güvencelerinin ve malik haklarının anayasal önemini göstermesi bakımından değerlidir.
Kamulaştırma Bedeli Hesaplama Robotu
Kamulaştırma bedeli hesaplama için tıklayın…
Sık Sorulan Sorular
Kamulaştırma Kanunu Madde 13 yürürlükte mi?
Hayır. Madde 13 mülga durumdadır.
Tebligat artık hangi maddelerle ilişkilidir?
Güncel uygulamada Madde 10 ve Madde 14 önemlidir.
Usulsüz tebligat dava hakkını etkiler mi?
Evet. Mahkemeye erişim hakkı bakımından önemlidir.


