TCK Madde 129, hakaret suçunda haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret hâlinde ceza indirimi ve cezasızlık durumlarını düzenleyen özel bir ceza hukuku hükmüdür. Türk Ceza Kanunu’nun 129. maddesi, hakaretin haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi, kasten yaralama suçuna karşılık verilmesi veya tarafların karşılıklı olarak birbirine hakaret etmesi hâlinde mahkemenin cezayı indirebilmesine ya da ceza vermekten vazgeçebilmesine imkân tanır. Bu düzenleme, hakaret suçu, haksız tahrik, karşılıklı hakaret ve olayın bütün koşullarının adil şekilde değerlendirilmesi bakımından önem taşır.

Madde Metni

Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret

Madde 129- (1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

(2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.

(3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.


Madde Gerekçesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 129. maddesi, hakaret suçunda haksız fiil, karşılıklı hakaret ve bazı durumlarda ceza indirimi veya ceza verilmemesi hâllerini düzenlemektedir. Bu hüküm, hakaret fiilinin hangi koşullar altında işlendiğini dikkate alarak, failin cezai sorumluluğunun somut olayın özelliklerine göre daha adil şekilde değerlendirilmesini amaçlar.

TCK 129. madde, özellikle hakaretin mağdurdan kaynaklanan haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde önem taşır. Kanun koyucu, kişinin kendisine yönelen haksız davranış karşısında ani bir tepkiyle hakaret içeren sözler söylemesini, sıradan bir hakaret fiiliyle aynı ağırlıkta değerlendirmemiştir. Bu nedenle failin kusurunun azaldığı kabul edilerek cezada indirim yapılmasına veya bazı hâllerde ceza verilmemesine imkân tanınmıştır.

Bu düzenlemenin temel amacı, bir yandan kişilerin onur, şeref ve saygınlığını korumak, diğer yandan hakaretin ortaya çıktığı olayın arka planını ve tarafların davranışlarını dikkate almaktır. Özellikle haksız tahrik, karşılıklı hakaret veya kasten yaralama fiiline tepki olarak söylenen sözlerde, ceza adaletinin yalnızca sözün içeriğine değil, olayın bütününe göre değerlendirme yapması gerekmektedir.

Kanun koyucu, hakaret suçunda ceza indirimi ve cezasızlık ihtimallerini düzenleyerek, kendi haksız davranışıyla olaya sebebiyet veren kişinin sınırsız korumadan yararlanmasının önüne geçmeyi hedeflemiştir. Böylece TCK 129, hem kişilik haklarını koruyan hem de olayın hakkaniyete uygun biçimde değerlendirilmesini sağlayan dengeleyici bir ceza hukuku hükmü niteliği taşımaktadır.



Haksız Fiil Nedeniyle Hakaret ve Karşılıklı Hakaret Arasındaki Temel Fark

Haksız fiil nedeniyle hakaret ile karşılıklı hakaret, Türk Ceza Kanunu’nun 129. maddesi kapsamında hakaret suçunda ceza sorumluluğunu etkileyen özel durumlardır. Her iki hâl de failin cezalandırılmasında indirim veya ceza verilmemesi sonucunu doğurabilir; ancak uygulanma şartları birbirinden farklıdır.

Haksız fiil nedeniyle hakaret, kişinin kendisine veya yakınına yönelen hukuka aykırı bir davranışa tepki olarak hakaret etmesi hâlinde gündeme gelir. Bu durumda failin hakaret içeren sözleri, mağdurdan kaynaklanan haksız fiilin etkisiyle söylenmektedir. Özellikle dövme, sövme, taciz, tehdit veya benzeri haksız davranışlar karşısında verilen ani tepki, ceza sorumluluğunun daha hafif değerlendirilmesine neden olabilir.

Karşılıklı hakaret ise tarafların birbirlerine hakaret etmesi hâlinde söz konusu olur. Bu durumda her iki taraf da aynı olay içinde hem fail hem mağdur konumunda bulunabilir. Buradaki temel değerlendirme, hakaretlerin karşılıklı olup olmadığı, olayın nasıl başladığı, tarafların sözlerinin ağırlığı ve eylemlerin birbirine tepki niteliği taşıyıp taşımadığıdır.

Bu iki durum arasındaki en önemli fark, haksız fiil nedeniyle hakarette failin haksız bir davranışa tepki vermesi; karşılıklı hakarette ise tarafların birbirlerine yönelik hakaret eylemlerinin bulunmasıdır. Kasten yaralama fiiline tepki olarak işlenen hakarette kanun koyucu ceza verilmemesini öngörürken, genel haksız fiil ve karşılıklı hakaret hâllerinde hâkime somut olayın özelliklerine göre cezada indirim yapma veya ceza vermekten vazgeçme konusunda takdir yetkisi tanınmıştır.


Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi

Türk Ceza Kanunu’nun 129. maddesi, bağımsız bir suç tipi değildir. Bu madde, hakaret suçu bakımından ceza indirimi veya ceza verilmemesi sonucunu doğurabilen özel bir hükümdür. Bu nedenle cezanın niteliği doğrudan TCK 129’a göre değil, esas suç olan TCK 125 hakaret suçu hükümlerine göre belirlenir.

Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre fail hakkında cezada indirim yapabilir veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verebilir. Özellikle olayın başlangıcı, ilk haksız davranışın kimden kaynaklandığı, hakaretin tepki niteliği taşıyıp taşımadığı ve tarafların sözlerinin ağırlığı dikkatle değerlendirilir.

Ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi hâlinde ortada mahkûmiyet hükmü bulunmadığından infaz süreci gündeme gelmez. Buna karşılık cezada indirim yapılarak hapis veya adlî para cezasına hükmedilirse, verilen ceza genel infaz hükümlerine tabi olur. Şartların oluşması hâlinde HAGB, cezanın ertelenmesi veya kısa süreli hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesi gibi kurumlar uygulanabilir.

Haksız Fiil ve Karşılıklı Hakaret Hâllerinde Tutuklama

TCK 129 kapsamında değerlendirilen haksız fiil nedeniyle hakaret ve karşılıklı hakaret hâllerinde tutuklama tedbiri son derece istisnaidir. Çünkü bu madde bağımsız bir suç oluşturmaz; yalnızca hakaret suçunda ceza indirimi veya cezasızlık değerlendirmesine imkân tanır.

Hakaret suçu, ceza miktarı itibarıyla katalog suçlar arasında yer almadığından tutuklama otomatik olarak uygulanamaz. Tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması ve ayrıca kaçma şüphesi, delilleri karartma ihtimali veya mağdur üzerinde baskı kurulması gibi tutuklama nedenlerinin somut olayda mevcut olması gerekir.

Uygulamada bu tür dosyalarda çoğunlukla tutuklama yerine ifade alma, serbest bırakma veya adli kontrol tedbirleri tercih edilir. Haksız fiil veya karşılıklı hakaret ihtimalinin bulunması, failin ceza sorumluluğunu azaltabileceğinden tutuklama gibi ağır bir tedbirin uygulanması ölçülülük ilkesi bakımından daha sınırlı değerlendirilir.

Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

TCK 129, bağımsız bir suç tipi düzenlemediğinden şikâyet, uzlaşma ve zamanaşımı bakımından esas alınacak hükümler TCK 125 hakaret suçu hükümleridir. Hakaret suçu kural olarak şikâyete bağlıdır. Mağdurun, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyette bulunması gerekir. Bu süre içinde şikâyet hakkı kullanılmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.

Uzlaşma bakımından hakaret suçu genel olarak uzlaştırma kapsamında değerlendirilebilir. Dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir; tarafların uzlaşması hâlinde kamu davası açılmayabilir veya açılmış dava düşebilir. Karşılıklı hakaret hâllerinde uzlaşma süreci her iki tarafın iddiaları bakımından önem taşır. Uzlaşma sağlanamazsa yargılama devam eder ve mahkeme TCK 129 şartlarının oluşup oluşmadığını ayrıca değerlendirir.

Zamanaşımı bakımından hakaret suçunda dava zamanaşımı süresi genel olarak 8 yıl olarak uygulanır. Şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde dava düşebilir ve bu durumda TCK 129 kapsamında ceza indirimi veya cezasızlık değerlendirmesi yapılmasına gerek kalmayabilir.

Görevli Mahkeme

TCK 129 kapsamındaki haksız fiil nedeniyle hakaret ve karşılıklı hakaret değerlendirmesi, hakaret suçuna bakan mahkeme tarafından yapılır. Bu madde, görevli mahkemeyi belirleyen bağımsız bir düzenleme değildir; yalnızca mahkemenin vereceği kararın içeriğini etkileyen özel bir hükümdür.

Hakaret suçu bakımından görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir. Mahkeme öncelikle hakaret fiilinin gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit eder; ardından hakaretin haksız bir fiile tepki olarak mı işlendiğini, taraflar arasında karşılıklı hakaret bulunup bulunmadığını ve olayın bütün koşullarını değerlendirir.

Sonuç olarak TCK 129, hakaret suçunda ceza sorumluluğunu hakkaniyete uygun şekilde dengeleyen bir hükümdür. Görevli mahkeme bakımından ayrı bir sonuç doğurmaz; ancak mahkemenin cezada indirim yapması veya ceza vermekten vazgeçmesi bakımından belirleyici rol oynar.


Sıkça Sorulan Sorular

TCK 129 haksız fiil nedeniyle hakaret nedir?

TCK 129 haksız fiil nedeniyle hakaret, hakaret suçunun mağdurdan kaynaklanan haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde cezada indirim yapılmasını veya bazı durumlarda ceza verilmemesini düzenler. Bu hüküm, hakaret suçu, haksız tahrik, tepki niteliğindeki sözler ve olayın gelişim süreci bakımından ceza sorumluluğunu etkileyen özel bir düzenlemedir.

Karşılıklı hakarette ceza verilir mi?

Karşılıklı hakaret halinde mahkeme, olayın özelliklerine göre taraflardan biri veya her ikisi hakkında verilecek cezayı indirebilir ya da ceza vermekten vazgeçebilir. Burada önemli olan, hakaretlerin aynı olay bütünlüğü içinde gerçekleşip gerçekleşmediği, sözlerin ağırlığı, tarafların davranışları ve ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığıdır.

TCK 129 hakaret suçunda cezayı nasıl etkiler?

TCK 129, hakaretin haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi, kasten yaralama suçuna karşılık verilmesi veya karşılıklı hakaret bulunması halinde fail lehine sonuç doğurabilir. Somut olayda haksız fiilin niteliği, hakaretin zamanı, tepkinin ölçülülüğü ve taraflar arasındaki olay akışı birlikte değerlendirilerek cezada indirim veya cezasızlık kararı verilebilir.


author avatar
Av. Murat Turgut MİNAR Avukat
Av. Murat Turgut Minar, İzmir Barosu’na 12460 sicil numarasıyla kayıtlı olup; ceza hukuku, kamulaştırma hukuku, miras hukuku, gayrimenkul hukuku, icra ve iflas hukuku ile iş hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.