657 sayılı Devlet Memurları Kanunu Madde 86, devlet memurlarının vekâleten görevlendirilmesi ve vekâlet aylığı ödenmesinin şartlarını düzenleyen temel kamu personel hukuku hükümlerinden biridir. DMK Madde 86 vekâlet görevi, bir kadronun geçici olarak boşalması veya asıl görevlinin kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası ya da görevden uzaklaştırma gibi nedenlerle görevinden geçici olarak ayrılması hâlinde gündeme gelebilir. Ancak bir memurun başka bir görevi yürütmesi, her durumda otomatik olarak vekâlet aylığı alma hakkı doğurmaz. Vekâletin usulüne uygun kurulması, görevin fiilen yürütülmesi ve 657 sayılı Kanun’daki ödeme şartlarının sağlanması gerekir.

Brass scales of justice on a marble desk with a gavel and law books in a courtroom setting.

Madde Metni

Vekalet görevi ve aylık verilmesinin şartları

Madde 86 – (Değişik: 30/5/1974 – KHK-12; Değiştirilerek kabul: 15/5/1975 – 1897/1 md.)

Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir.

Bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekalet asıldır.

Ancak, ilkokul öğretmenliği (Yaz tatili hariç), tabiplik, diş tabipliği, eczacılık, köy ve beldelerdeki ebelik ve hemşirelik, mühendis ve mimarlık, veterinerlik, vaizlik, Kur’an kursu öğreticiliği, imam-hatiplik ve müezzin-kayyımlığa ait boş kadrolara Maliye Bakanlığının izni (mahallî idarelerde izin şartı aranmaz) ile, açıktan vekil atanabilir.

Aynı kurumdan (…)  ayrılmalar dolayısıyla atanan vekil memurlara vekalet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için, kurum dışından veya açıktan atananlarla kurum içinden ilkokul öğretmenliğine atanan öğretmenler ile veznedarlık görevine atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı ödenir.

Bu Kanuna tabi kurumlarda çalışan veteriner hekim veya hayvan sağlık memurları, veteriner hekim veya hayvan sağlık memuru bulunmayan belediyelerin veterinerlik veya hayvan sağlık memurluğu hizmetlerini ifa etmek üzere bu hizmetlerle ilgili kadrolara vekalet aylığı verilmek suretiyle atanabilirler.

Yukarıda sayılan haller dışında, boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekaleten gördürülebilir.

Bu Kanuna tabi kurumlarda, mali, nakdi ve ayni sorumluluğu bulunan saymanlık kadrolarının boşalması halinde bu kadrolara işe başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı verilmek suretiyle memurlar arasından atama yapılabilir.

(Ek fıkra: 12/7/2013-6495/8 md.) Açıktan vekil olarak atananlara, bir yılda yirmi günü geçmemek üzere çalıştıkları her ay için iki gün yıllık izin verilir. Bu iznin kullanımında, bir sonraki yıla devredilme hâli dışında Devlet memurları için öngörülen hükümler uygulanır.


DMK Madde 86 Neyi Düzenler?

DMK Madde 86, devlet memurlarının kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma gibi nedenlerle görevlerinden geçici olarak ayrılmaları hâlinde, yerlerine kurum içinden, diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilmesine ilişkin esasları düzenler.

Ayrıca boş kadrolara hangi durumlarda vekâleten atama yapılabileceği ve vekillik görevinin aylıklı veya aylıksız yürütülmesine ilişkin temel kurallar da bu madde kapsamında ele alınır.

Düzenlemenin amacı, asıl görevlinin bulunmadığı dönemlerde kamu hizmetinin kesintisiz şekilde yürütülmesini sağlamaktır.


Vekâlet Görevi Nedir?

Vekâlet görevi, bir kamu görevinin asıl görevlisi tarafından geçici olarak yerine getirilemediği veya ilgili kadronun boş olduğu durumlarda, görevin başka bir kişi tarafından geçici olarak yürütülmesidir.

Vekâleten görevlendirilen kişi, belirli bir süre boyunca ilgili görevin yetki ve sorumluluklarını mevzuatın izin verdiği ölçüde üstlenir.

Vekâlet, kural olarak kalıcı bir atama değildir. Bu nedenle asaleten atama ile vekâleten görevlendirme hukuken birbirinden farklı personel işlemleridir.


Hangi Durumlarda Vekâleten Atama Yapılabilir?

DMK Madde 86 kapsamında vekâlet, farklı nedenlerle gündeme gelebilir. Asıl memurun kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedeniyle görevinden geçici olarak ayrılması bunlar arasındadır.

Bunun yanında boş kadrolara ait görevlerin vekâleten yürütülmesi de belirli şartlarla mümkün olabilir.

Ancak her boş kadro için mutlaka vekil atanması zorunlu değildir. İdarenin hizmet ihtiyacı ve görevin kesintisiz yürütülmesi gerekliliği dikkate alınır.


Vekâlet Görevi Aylıklı mı, Aylıksız mı Yürütülür?

657 sayılı Kanun’un temel sisteminde memurların vekâlet görevini aylıksız yürütmesi esastır.

Bununla birlikte kanunda belirtilen özel şartların gerçekleşmesi hâlinde vekâlet aylığı ödenmesi mümkün olabilir. Bu nedenle vekâleten görevlendirilen her memura ayrıca ödeme yapılacağı şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.

Ödeme hakkının belirlenmesinde DMK Madde 86 ile vekâlet aylığını düzenleyen Madde 175 ve ilgili mali mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.


Vekâlet Aylığı Almanın Şartları Nelerdir?

Vekâlet aylığına hak kazanılması için, yalnızca başka bir görevin fiilen yerine getirilmesi yeterli olmayabilir.

Vekâlet görevlendirmesinin yetkili makam tarafından usulüne uygun şekilde yapılması, personelin vekâlet ettiği görev için mevzuatta aranan şartları taşıması ve ödeme bakımından kanunda belirtilen diğer koşulların gerçekleşmesi gerekir.

Özellikle görevlendirmenin niteliği ve süresi, vekilin kurum içinden mi yoksa açıktan mı atandığı ve vekâlet edilen kadronun durumu ödeme hakkını etkileyebilir.


Boş Kadroya Vekâleten Atama Yapılabilir mi?

Boş bir kadroya vekâleten atama, kanunda ve ilgili mevzuatta öngörülen koşullar çerçevesinde mümkün olabilir.

Ancak vekâleten atanan kişinin ilgili kadroya asaleten atanmış olduğu kabul edilmez. Vekâlet işlemi geçici niteliktedir ve tek başına kadro üzerinde kazanılmış hak oluşturmaz.

Özellikle uzun süre devam eden vekâletlerde, görevlendirmenin hukuki dayanağı ve asaleten atama şartlarının bulunup bulunmadığı ayrıca önem taşıyabilir.


Vekâleten Atanan Kişinin Görevin Şartlarını Taşıması Gerekir mi?

Vekâleten atanacak personelin, görevin gerektirdiği nitelikleri taşıması özellikle vekâlet aylığı ve atamanın hukuka uygunluğu bakımından önemlidir.

Görev için özel olarak öğrenim, mesleki yeterlilik, hizmet süresi veya başka atanma şartları öngörülmüşse bu şartların vekâleten görevlendirmede de dikkate alınması gerekebilir.

Bu nedenle bir memurun fiilen görevi yapabiliyor olması, her durumda usulüne uygun vekâleten atandığı veya vekâlet aylığına hak kazandığı anlamına gelmez.


Tedviren Görevlendirme ile Vekâlet Aynı mıdır?

Tedviren görevlendirme ile vekâleten atama, uygulamada birbirine karıştırılabilen ancak aynı hukuki sonucu doğurmayan kavramlardır.

Vekâleten atama, ilgili mevzuatta öngörülen usule göre yapılan resmi bir personel işlemidir. Tedviren görevlendirme ise hizmetin aksamaması amacıyla bir görevin geçici olarak başka bir personele yürüttürülmesi şeklinde ortaya çıkabilir.

Özellikle vekâlet aylığına hak kazanılması bakımından, görevlendirmenin hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi büyük önem taşır.


Vekâlet Görevi Memura Asaleten Atanma Hakkı Verir mi?

Hayır. Bir kadroya uzun süre vekâlet etmiş olmak, memura o kadroya asaleten atanma konusunda kendiliğinden kazanılmış bir hak sağlamaz.

Asaleten atama yapılabilmesi için ilgili kadronun gerektirdiği atama şartlarının sağlanması ve yetkili makam tarafından usulüne uygun bir atama işlemi yapılması gerekir.

Dolayısıyla vekâlet görevi, personelin tecrübesi bakımından önem taşısa da otomatik asaleten atama hakkı olarak değerlendirilemez.


Vekâlet Aylığı Ödenmezse Ne Yapılabilir?

Vekâlet görevini usulüne uygun şekilde yürüten ve ödeme şartlarını taşıyan bir memura vekâlet aylığı ödenmemesi, mali hak uyuşmazlığına neden olabilir.

Memur öncelikle kurumuna başvurarak görevlendirme işlemi ve çalışma süresini gösteren belgelerle vekâlet aylığının ödenmesini talep edebilir.

Talebin reddedilmesi hâlinde, şartlarına göre idari başvuru ve idari yargı yolları değerlendirilebilir. Ödeme hakkının bulunup bulunmadığı somut görevlendirmenin niteliğine göre belirlenir.


DMK Madde 86’nın Önemi

DMK Madde 86, kamu hizmetinin asıl görevlinin yokluğunda veya kadronun boş olması hâlinde kesintiye uğramadan devam etmesini sağlayan önemli bir personel düzenlemesidir.

Madde aynı zamanda vekâleten görevlendirmenin hukuki sınırlarını ve aylık ödenmesinin temel şartlarını belirleyerek personel işlemlerinin belirli kurallara göre yürütülmesini sağlar.

Özellikle vekâlet, asaleten atama ve tedviren görevlendirme arasındaki farkların doğru belirlenmesi, memurun mali ve özlük hakları açısından önemlidir.


Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler

DMK Madde 86 kapsamında vekâleten görevlendirme yapılırken işlemin yazılı ve yetkili makam tarafından gerçekleştirilmesi, personelin görevin gerektirdiği şartları taşıyıp taşımadığının kontrol edilmesi önemlidir.

Ayrıca vekâlet edilen kadronun boş veya geçici olarak boşalmış olması, görevlendirme süresi ve vekâlet aylığı şartları ayrı ayrı incelenmelidir. Bir görevin fiilen yürütülmesi tek başına vekâlet aylığı hakkı doğurmayabileceğinden DMK Madde 175 ve ilgili mali hükümlerle birlikte değerlendirme yapılmalıdır.


Sık Sorulan Sorular

Vekâleten görevlendirilen her memur vekâlet aylığı alır mı?

Hayır. Vekâlet aylığı için kanundaki atama, görev ve ödeme şartlarının birlikte sağlanması gerekir.

Boş kadroya vekâleten atama yapılabilir mi?

Evet. Kanuni şartların bulunması hâlinde boş kadrolara vekâleten atama yapılması mümkün olabilir.

Vekâlet görevi asaleten atanma hakkı verir mi?

Hayır. Vekâleten görev yapmak, ilgili kadroya otomatik olarak asaleten atanma hakkı sağlamaz.


author avatar
Av. Murat Turgut MİNAR Avukat
Av. Murat Turgut Minar, İzmir Barosu’na 12460 sicil numarasıyla kayıtlı olup; ceza hukuku, kamulaştırma hukuku, miras hukuku, gayrimenkul hukuku, icra ve iflas hukuku ile iş hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.