657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 31. maddesi, devlet memurlarının kamu hizmetleriyle ilgili gizli bilgileri açıklamasını yasaklayan temel hükümdür. Bu yasak yalnızca görev devam ederken değil, memur görevden ayrıldıktan sonra da devam eder. Memur, yetkili bakanın yazılı izni olmadıkça kamu hizmetiyle ilgili gizli bilgileri açıklayamaz.
Bu hüküm; kamu hizmetinin güvenilirliğini, idarenin işleyişini, devlet güvenliğini, kişisel verileri, kurum sırlarını ve vatandaşların idareye duyduğu güveni korumayı amaçlar.

Madde Metni
Gizli bilgileri açıklama yasağı
Madde 31 – (Değişik: 12/5/1982 – 2670/11 md.)
Devlet memurlarının kamu hizmetleri ile ilgili gizli bilgileri görevlerinden ayrılmış bile olsalar, yetkili bakanın yazılı izni olmadıkça açıklamaları yasaktır.
657 Sayılı Kanun Madde 31 Ne Anlama Gelir?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu Madde 31, devlet memurlarına sır saklama yükümlülüğü yüklemektedir. Memur, görevi nedeniyle öğrendiği ve kamu hizmetleriyle ilgili olan gizli bilgileri kendi isteğiyle, üçüncü kişilerle, basınla, sosyal medyada, kurum dışı kişilerle veya yetkisiz kamu görevlileriyle paylaşamaz.
Bu yasak, sadece görev sırasında öğrenilen klasik “devlet sırrı” niteliğindeki bilgilerle sınırlı değildir. Kamu hizmetinin niteliğine göre; soruşturma bilgileri, kişisel veriler, kurum içi yazışmalar, denetim bilgileri, güvenlik bilgileri, operasyon bilgileri, ihale hazırlıkları, ticari sırlar, mali veriler, vatandaşlara ait özel bilgiler ve açıklanması kamu yararına aykırı olan diğer bilgiler de bu kapsamda değerlendirilebilir.
Madde 31’in temel amacı, kamu görevlisinin görev nedeniyle elde ettiği bilgiyi kişisel amaçla kullanmasını, menfaat sağlamasını, üçüncü kişilere avantaj sağlamasını veya idarenin işleyişini zarara uğratmasını önlemektir.
Gizli Bilgi Nedir?
Kanun maddesinde “gizli bilgi” kavramı tek tek sayılmamıştır. Bu nedenle her somut olayda bilginin niteliğine, elde ediliş biçimine, kamu hizmetiyle ilgisine ve açıklanmasının doğuracağı sonuca bakılır.
Genel olarak şu bilgiler gizli bilgi kapsamında değerlendirilebilir:
- Devlet güvenliği ve kamu düzeniyle ilgili bilgiler,
- Adli veya idari soruşturma bilgileri,
- Polis, jandarma, güvenlik veya denetim operasyonlarına ilişkin bilgiler,
- Kurum içi yazışmalar ve henüz açıklanmamış idari karar hazırlıkları,
- Vatandaşlara ait kişisel veriler,
- Sosyal güvenlik, sağlık, vergi, nüfus, tapu ve adli sicil gibi kişisel kayıtlar,
- İhale, denetim, inceleme ve teftiş süreçlerine ilişkin bilgiler,
- Kamu kurumlarının stratejik, mali veya teknik verileri,
- Ticari sır veya meslek sırrı niteliğindeki bilgiler.
Burada önemli olan, bilginin sadece “gizli” ibaresi taşıması değildir. Bilginin içeriği, kamu hizmetiyle bağlantısı ve yetkisiz açıklanmasının doğuracağı zarar birlikte değerlendirilir.
Yasak Görevden Ayrıldıktan Sonra da Devam Eder mi?
Evet. Madde metninde açıkça “görevlerinden ayrılmış bile olsalar” ifadesi yer almaktadır. Bu nedenle memurun emekli olması, istifa etmesi, başka kuruma geçmesi veya memuriyetinin sona ermesi sır saklama yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Görev sırasında öğrenilen kamu hizmetiyle ilgili gizli bilgiler, görev bittikten sonra da yetkili bakanın yazılı izni olmadan açıklanamaz.
Yetkili Bakanın Yazılı İzni Neden Önemlidir?
Madde 31’e göre gizli bilgilerin açıklanabilmesi için yetkili bakanın yazılı izni gerekir. Bu izin alınmadan yapılan açıklama hukuka aykırı olabilir.
Bu düzenleme, gizli bilginin açıklanmasının memurun kişisel takdirine bırakılmadığını göstermektedir. Kamu hizmetiyle ilgili gizli bir bilginin açıklanıp açıklanmayacağı, yetkili makam tarafından yazılı şekilde değerlendirilmelidir.
657 Madde 31 ile 657 Madde 125/E-h Arasındaki Bağlantı
657 sayılı Kanun’un 31. maddesi, gizli bilgileri açıklama yasağını düzenler. Bu yasağa aykırı davranışların disiplin yaptırımı bakımından karşılığı ise çoğu olayda 657 sayılı Kanun’un 125/E-h maddesi kapsamında değerlendirilir.
657 sayılı Kanun’un 125/E-h maddesine göre “yetki almadan gizli bilgileri açıklamak”, devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında yer almaktadır.
Bu nedenle gizli bilginin yetkisiz açıklanması, olayın niteliğine göre memur hakkında en ağır disiplin cezası olan devlet memurluğundan çıkarma sonucunu doğurabilir.
Gizli Bilgileri Açıklama Yasağına Aykırılığın Sonuçları
Gizli bilgilerin açıklanması halinde memur bakımından farklı sorumluluk türleri gündeme gelebilir:
1. Disiplin Sorumluluğu
Fiilin niteliğine göre uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya devlet memurluğundan çıkarma cezası gündeme gelebilir. Özellikle yetki almadan gizli bilgilerin açıklanması halinde 657 m.125/E-h kapsamında devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanabilir.
2. İdari Sorumluluk
Memurun eylemi nedeniyle kamu zararı veya kurumsal zarar doğmuşsa idare tarafından ayrıca idari işlem tesis edilebilir. Memurun görev yeri değiştirilebilir, hakkında soruşturma açılabilir veya kamu zararının tazmini istenebilir.
3. Cezai Sorumluluk
Açıklanan bilginin niteliğine göre Türk Ceza Kanunu kapsamında kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi veya ele geçirilmesi, göreve ilişkin sırrın açıklanması, soruşturmanın gizliliğinin ihlali, suçluyu kayırma veya benzeri suçlar gündeme gelebilir.
Danıştay İçtihatları
Danıştay 12. Daire, 2021/273 E., 2024/3253 K., 03.07.2024
“… disiplin soruşturması ve ekleri ile yine bu olayla ilgili davacı hakkında yürütülen adli soruşturma ve kovuşturma kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; yargılandığı Asliye Ceza Mahkemesi kararıyla sabit olduğu üzere, davacının yetki ve sorumluluğu olmadan gizli olarak yürütülen bir soruşturmaya ilişkin dosyayı incelediği ve bu şekilde soruşturmanın gizliliğini ihlal ettiğinin tartışmasız olduğu, gizliliğini ihlal ettiği bu bilgi ve belgeleri ilgililerine açıklayıp açıklamadığı hususunda ise, davacının ve tanıkların adli ve idari soruşturmalar ceza yargılaması esnasında alınan beyanlarına bakıldığında, gizliliği ihlal edilen bilgilerin davacı tarafından ilgili tapu memurlarına açıklanmış olabileceğine yönelik kuşku bulunduğu, ancak dosya içeriğinde bu kuşkuyu giderecek nitelikte herhangi bir somut bilgi, belge ve ifadenin bulunmadığı, dolayısıyla davacının gizliliği ihlal ettiğinin sabit olduğu, ancak dava konusu işleme esas alınan yetkisi olmadan gizli bilgileri açıklamak fiilinin her türlü şüpheden uzak olacak mahiyette ortaya konulamadığı anlaşılmakla, anılan fiilin sübut bulmadığı, bu durumda, davacıya isnat edilen yetkisi olmaksızın gizli bilgileri açıklamak fiili her türlü kuşkudan uzak olacak şekilde ortaya konulamadığından, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuki uyarlık bulunmadığı…”
Danıştay 2. Daire, 2022/1078 E., 2025/3473 K., 10.09.2025
“Disiplin cezaları, kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine karşı düzenlenen idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılabilmek gibi ağır sonuçlara neden olabilen disiplin cezaları, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasa’nın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutulmuştur.
‘Kanunsuz suç ve ceza olmaz’ ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezası hukuka aykırı olacaktır.”
Danıştay 2. Daire, 2021/17702 E., 2025/3476 K., 10.09.2025
“Disiplin cezaları, kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine karşı düzenlenen idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılabilmek gibi ağır sonuçlara neden olabilen disiplin cezaları, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasa’nın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutulmuştur.
‘Kanunsuz suç ve ceza olmaz’ ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezası hukuka aykırı olacaktır…Dava konusu uyuşmazlıkta; disiplin soruşturmasına konu fiilleri nedeniyle davacı hakkında yapılan ceza yargılamasında … Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; soruşturmanın gizliliğini ihlal ve görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açılsa da suç vasfının değiştiğinden bahisle ‘Suçluyu kayırma’ suçundan davacının ‘3 yıl 1 ay 15 gün hapis’ cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği görülmekle birlikte, ceza yargılamasına konu ‘Suçluyu kayırmak’ suçu ile disiplin cezasına konu edilen fiilin örtüşmediği, olayda davacının yetkisini ve nüfusunu kötüye kullanmak suretiyle önceki görev yerindeki arkadaşlarından elde ettiği operasyon bilgilerini operasyon yapılacak şahıslara telefonla aktardığı sabit ise de davacının eyleminin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/E-h maddesinde yer alan ‘Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak’ şeklindeki suç tanımına uymadığı, bu fiil yönünden disiplin hukukunda yer alan ‘tipiklik’ şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik davacının istinaf başvurusunun gerekçeli reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen kararda da hukuki isabet görülmemiştir.”
Danıştay 12. Daire, 2022/6004 E., 2025/981 K., 26.02.2025
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (h) alt bendinde; ‘Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak’ fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır
“657 sayılı Kanun’un metnine yer verilen hükmü kapsamında Ceza Mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda ceza kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, Ceza Mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.”
Sıkça Sorulan Sorular
657 sayılı Kanun’un 31. maddesi neyi düzenler?
Devlet memurlarının görevleri nedeniyle öğrendikleri gizli bilgileri açıklama yasağını düzenler.
Sır saklama yükümlülüğü emekli olduktan sonra da devam eder mi?
Evet. Memuriyet sona ermiş olsa bile görev sırasında öğrenilen gizli bilgiler açıklanamaz.
Gizli bilgilerin açıklanabilmesi için izin gerekir mi?
Evet. Kural olarak yetkili bakanın yazılı izni bulunmadan gizli bilgiler açıklanamaz.

