657 sayılı Devlet Memurları Kanunu Madde 20, devlet memurlarının memuriyetten çekilme (istifa) hakkını düzenlemektedir. Kamu görevlileri, kanunda öngörülen usul ve esaslara uymak kaydıyla görevlerinden ayrılma hakkına sahiptir. DMK Madde 20, hem memurun çalışma özgürlüğünü hem de kamu hizmetinin sürekliliğini dengeleyen önemli bir düzenleme niteliğindedir. Çekilme hakkının usulüne uygun kullanılması, memurun hukuki hak kaybına uğramaması açısından büyük önem taşımaktadır.

Madde Metni
Madde 20 – Devlet memurları, bu kanunda belirtilen esaslara göre memurluktan çekilebilirler.
657 Sayılı Kanun Madde 20 Ne Anlama Gelir?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 20. maddesi, devlet memurlarına çekilme, diğer bir ifadeyle istifa etme hakkı tanımaktadır. Memurlar, kamu görevini kendi iradeleriyle sona erdirmek istediklerinde bu haklarını kullanabilirler.
Ancak devlet memurluğu, özel sektördeki iş sözleşmelerinden farklı olarak kamu hizmetinin sürekliliği ilkesine dayanmaktadır. Bu nedenle memurun istifa etmesi tek başına görevi derhâl bırakabileceği anlamına gelmez. Çekilme sürecinin 657 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerine uygun şekilde yürütülmesi gerekmektedir.
Madde 20’nin temel amacı, memurların çalışma özgürlüğünü korurken kamu hizmetlerinin aksamasını önlemektir.
Çekilme Hakkı Nasıl Kullanılır?
Devlet memuru, görevinden ayrılmak istediğinde ilgili kuruma çekilme iradesini bildirir. Ancak görevin hangi tarihte bırakılacağı ve çekilme işleminin nasıl sonuçlandırılacağı, 657 sayılı Kanun’un devamındaki maddelerde düzenlenen usul kurallarına göre belirlenmektedir.
Bu nedenle memurların yalnızca istifa dilekçesi vermesi yeterli olmayabilir. Kanunda öngörülen süreç tamamlanmadan görevin bırakılması, hukuki sonuçlar doğurabilir.
Çekilme işlemlerinde hem memurun haklarının hem de kamu hizmetinin sürekliliğinin korunması amaçlanmaktadır.
Memur İstediği Anda Görevini Bırakabilir mi?
Hayır. DMK Madde 20, memura çekilme hakkı tanımakla birlikte bu hakkın belirli usuller çerçevesinde kullanılmasını öngörmektedir.
Görevin aniden bırakılması kamu hizmetinin aksamasına neden olabileceğinden, kanun koyucu memurun görevden ayrılmasını belirli kurallara bağlamıştır.
Bu nedenle çekilme hakkı ile görevi terk etme kavramı birbirinden farklıdır. Memurların görevlerini usulüne uygun şekilde devretmeleri ve ilgili mevzuata uygun hareket etmeleri gerekmektedir.
Usule Aykırı Çekilmenin Sonuçları Nelerdir?
Çekilme hakkının kanunda öngörülen usule aykırı şekilde kullanılması hâlinde memur bakımından çeşitli hukuki sonuçlar ortaya çıkabilir.
Özellikle görevin usulsüz şekilde bırakılması durumunda 657 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri uyarınca yeniden devlet memurluğuna atanma konusunda belirli sürelerle sınırlamalar uygulanabilmektedir.
Ayrıca somut olayın niteliğine göre disiplin hükümleri veya diğer idari sonuçlar da gündeme gelebilir.
Bu nedenle çekilme sürecinin ilgili mevzuata uygun şekilde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.
Çekilme Hakkı Neden Önemlidir?
DMK Madde 20, devlet memurlarına çalışma özgürlüğünün bir yansıması olarak memuriyetten ayrılma hakkı tanımaktadır. Bununla birlikte kamu hizmetinin sürekliliğini korumak amacıyla bu hakkın belirli kurallara uygun kullanılmasını zorunlu kılmaktadır.
Bu düzenleme sayesinde hem memurların serbest iradeleri korunmakta hem de kamu kurumlarının personel planlaması ve hizmetlerin kesintisiz yürütülmesi güvence altına alınmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
657 sayılı Kanun’un 20. maddesi neyi düzenler?
Devlet memurlarının memuriyetten çekilme hakkını düzenler.
Devlet memuru istediği zaman istifa edebilir mi?
Çekilme hakkı vardır ancak kanunda öngörülen usullere uyulması gerekir.
Usule aykırı çekilmenin sonucu olur mu?
Evet. Yeniden memuriyete atanma bakımından kanunda öngörülen sonuçlar doğabilir.


