CMK Madde 13 özel yetki düzenlemesi, suçun işlendiği yerin belirlenemediği durumlarda ceza davasına hangi yer mahkemesinin bakacağını düzenler. Yetkili mahkeme sırasıyla şüpheli veya sanığın yakalandığı yer, yerleşim yeri, Türkiye’deki son adresi ve ilk usul işleminin yapıldığı yer esas alınarak belirlenir.
Madde Metni
Madde 13 –
(1) Suçun işlendiği yer belli değilse, şüpheli veya sanığın yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
(2) Şüpheli veya sanığın Türkiye’de yerleşim yeri yoksa Türkiye’de en son adresinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
(3) Mahkemenin bu suretle de belirlenmesi olanağı yoksa, ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir. UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı
CMK Madde 13’ün Amacı Nedir?
CMK Madde 13’ün amacı, suçun işlendiği yerin tespit edilemediği durumlarda ceza soruşturması ve kovuşturmasının yetkisiz kalmasını önlemektir. Suç yeri bilinmese bile kanunda belirlenen tamamlayıcı ölçütler kullanılarak yetkili mahkeme tespit edilir.
Özel yetki kuralları, yargılamanın kesintisiz yürütülmesini ve yetki belirsizliğinin ortadan kaldırılmasını sağlar. Bu kurallar, suçun işlendiği yerin bilindiği durumlarda değil, CMK Madde 12’deki genel yetki kuralının uygulanamadığı hâllerde devreye girer.
CMK Madde 13 Hangi Durumlarda Uygulanır?
CMK Madde 13, suçun Türkiye’de işlendiği kabul edilmesine rağmen fiilin tam olarak hangi il veya ilçe sınırları içerisinde gerçekleştirildiğinin belirlenemediği durumlarda uygulanır.
Özellikle internet üzerinden işlenen suçlar, seyahat sırasında gerçekleştirilen fiiller, farklı yerlerde devam eden hareketler ve suç yerinin delillerle belirlenemediği olaylar bakımından özel yetki kuralları gündeme gelebilir.
Ancak suçun işlendiği yer araştırma sonucunda belirlenebiliyorsa öncelikle CMK Madde 12 uygulanır. Şüpheli veya sanığın yakalandığı ya da yerleşim yerinin bulunduğu mahkeme, yalnızca suç yeri belirsiz olduğunda yetkili hâle gelir.
Özel Yetki Kurallarının Uygulanma Sırası
CMK Madde 13’teki özel yetki ölçütleri seçimlik değil, sıralı ölçütlerdir. Önce birinci sıradaki ölçütün uygulanıp uygulanamayacağı araştırılır; bu ölçütle mahkeme belirlenemiyorsa bir sonraki aşamaya geçilir.
Yetkili mahkeme şu sıraya göre belirlenir:
- Şüpheli veya sanığın yakalandığı yer mahkemesi
- Yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi
- Türkiye’de yerleşim yeri yoksa son adresinin bulunduğu yer mahkemesi
- Bunlarla belirlenemiyorsa ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi
Savcılık veya mahkeme, doğrudan son ölçüte başvuramaz. Önceki ölçütlerin neden uygulanamadığının dosya kapsamından anlaşılması gerekir.
Şüpheli veya Sanığın Yakalandığı Yer Mahkemesi
Suçun işlendiği yer belli değilse öncelikle şüpheli veya sanığın yakalandığı yer mahkemesi yetkilidir. Buradaki yakalama, kişinin yetkili makamlar tarafından fiilen yakalanmasını ifade eder.
Örneğin suç yerinin tespit edilemediği bir dosyada şüpheli İzmir’de yakalanmışsa, kural olarak İzmir’de bulunan görevli ceza mahkemesi yetkili olacaktır. Davanın asliye ceza veya ağır ceza mahkemesinde görülmesi ise suçun niteliğine göre ayrıca belirlenir.
Yakalama yerinin yetkili kabul edilmesi, soruşturma işlemlerinin daha hızlı yürütülmesini ve şüpheli veya sanığın mahkeme önüne daha kolay çıkarılmasını sağlayabilir.
Şüpheli veya Sanık Yakalanmamışsa Yetkili Mahkeme
Şüpheli veya sanık yakalanmamışsa, kişinin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Yerleşim yeri, kişinin sürekli kalma niyetiyle oturduğu ve yaşam ilişkilerinin merkezini oluşturduğu yerdir.
Yerleşim yeri ile geçici olarak bulunulan yer aynı değildir. Otel, öğrenci yurdu, geçici iş adresi veya kısa süreli konaklama yeri her durumda yerleşim yeri olarak kabul edilmez. Resmî adres kayıtları önemli olmakla birlikte somut olayda kişinin gerçek yaşam merkezi de araştırılabilir.
Birden fazla adresin bulunması hâlinde kişinin hukuki anlamdaki yerleşim yerinin doğru belirlenmesi gerekir. Yalnızca tebligat adresinin farklı olması, kendiliğinden o yer mahkemesini yetkili hâle getirmez.
Türkiye’de Yerleşim Yeri Bulunmayan Kişiler
Şüpheli veya sanığın Türkiye’de yerleşim yeri bulunmuyorsa, Türkiye’deki en son adresinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bu kural özellikle yurt dışında yaşayan veya Türkiye’den ayrılmış kişiler hakkındaki ceza soruşturmalarında önem taşır.
Türkiye’deki son adres, nüfus ve adres kayıtları, göç idaresi kayıtları, önceki ikamet bilgileri, çalışma kayıtları veya dosyada bulunan diğer resmî belgeler üzerinden belirlenebilir.
Kişinin Türkiye’de daha önce birden fazla adreste bulunmuş olması hâlinde kronolojik olarak en son kullandığı adres esas alınır. Bu aşamaya ancak kişinin Türkiye’de güncel bir yerleşim yerinin bulunmadığı belirlendikten sonra geçilebilir.
İlk Usul İşleminin Yapıldığı Yer Mahkemesi
Yakalama yeri, yerleşim yeri ve Türkiye’deki son adres üzerinden yetkili mahkeme belirlenemiyorsa, ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi yetkili olur. Bu düzenleme, yetkili mahkemenin hiçbir şekilde belirlenememesi nedeniyle yargılamanın durmasını önleyen son ölçüttür.
İlk usul işlemi, soruşturma kapsamında gerçekleştirilen hukuki nitelikteki ilk işlem esas alınarak belirlenir. İfade alma, arama, elkoyma veya başka bir soruşturma işleminin ilk usul işlemi sayılıp sayılmayacağı dosyanın özelliklerine göre değerlendirilir.
Yalnızca ihbarın veya şikâyetin bir yerde yapılması, her durumda ilk usul işleminin o yerde gerçekleştirildiği anlamına gelmez. Yetki değerlendirmesinde işlemin niteliği, işlemi yapan makam ve soruşturmayla bağlantısı birlikte incelenmelidir.
Suç Yerinin Bilinmemesi Ne Anlama Gelir?
Suç yerinin belli olmaması, mevcut delillerle suçun işlendiği coğrafi alanın güvenilir biçimde belirlenememesidir. Yetkili makamların suç yerini araştırmadan doğrudan CMK Madde 13’e başvurması doğru değildir.
Olay yeri tutanakları, telefon sinyal bilgileri, kamera kayıtları, tanık anlatımları, banka kayıtları ve dijital veriler, suçun işlendiği yerin belirlenmesinde kullanılabilir. Suç yeri bu delillerle tespit edilebiliyorsa genel yetki kuralı uygulanmalıdır.
İnternet Yoluyla İşlenen Suçlarda Özel Yetki
İnternet üzerinden işlenen suçlarda suç yerinin belirlenmesi, içeriğin yüklendiği yer, failin hareketi gerçekleştirdiği yer ve suçun kanuni unsurlarının oluştuğu yer dikkate alınarak yapılır.
Bir internet içeriğine Türkiye’nin her yerinden ulaşılabilmesi, bütün mahkemelerin kendiliğinden yetkili olması anlamına gelmez. Öncelikle suçun işlendiği yer somut delillerle tespit edilmeye çalışılmalıdır.
Suç yeri belirlenemiyorsa CMK Madde 13’teki sıralı özel yetki ölçütleri uygulanabilir. Kişilik haklarını ihlal eden yayınlar bakımından ayrıca internetten içerik kaldırma ve erişimin engellenmesi başvurusu yapılması mümkündür.
Birden Fazla Şüpheli veya Sanık Bulunması
Birden fazla şüpheli veya sanığın bulunduğu dosyalarda, kişilerin farklı yerlerde yakalanması ya da farklı yerleşim yerlerine sahip olması birden fazla yetkili mahkeme ihtimalini ortaya çıkarabilir.
Bu durumda suçlar ve sanıklar arasındaki bağlantı, soruşturmanın başladığı yer, delillerin bulunduğu yer ve davaların birleştirilmesine ilişkin hükümler birlikte değerlendirilir. Bağlantılı davaların aynı mahkemede görülmesi, çelişkili kararların önlenmesini sağlayabilir.
CMK Madde 12 ile CMK Madde 13 Arasındaki Fark
CMK Madde 12, suçun işlendiği yerin bilindiği durumlarda uygulanacak genel yetki kuralını düzenler. CMK Madde 13 ise suç yerinin belirlenemediği durumlarda uygulanacak tamamlayıcı yetki ölçütlerini gösterir.
| Düzenleme | Yetki ölçütü |
|---|---|
| CMK Madde 12 | Suçun işlendiği yer |
| CMK Madde 13/1 | Yakalama veya yerleşim yeri |
| CMK Madde 13/2 | Türkiye’deki son adres |
| CMK Madde 13/3 | İlk usul işleminin yapıldığı yer |
Suç yeri biliniyorsa, sanığın başka bir yerde yakalanması veya farklı bir yerde yaşaması kural olarak yetkiyi değiştirmez. CMK Madde 13 ancak genel yetki kuralıyla mahkeme belirlenemediğinde uygulanır.
CMK Madde 14 ile CMK Madde 13 Arasındaki İlişki
CMK Madde 14, yabancı ülkede işlenen ve Türk kanunlarına göre Türkiye’de soruşturulması veya kovuşturulması gereken suçlardaki yetkiyi düzenler. Bu tür suçlarda yetkili mahkeme belirlenirken CMK Madde 13’teki bazı ölçütlerden yararlanılır.
Buna karşılık CMK Madde 13 esas olarak suç yerinin belirlenemediği durumlara, CMK Madde 14 ise suçun yabancı ülkede işlendiği durumlara ilişkindir. Bu iki düzenlemenin uygulama alanları birbirinden farklıdır.
Yetki İtirazı Nasıl Yapılır?
Yetki itirazı, ceza davasının CMK Madde 13’te belirtilen sıralamaya aykırı olarak yetkisiz bir yer mahkemesinde açıldığı gerekçesiyle ileri sürülebilir.
Sanık, ilk derece mahkemesinde sorgusu yapılmadan önce yetkisizlik iddiasında bulunmalıdır. Kanunda belirtilen aşama geçtikten sonra yetkisizlik ileri sürülemez ve mahkeme de yetkisizlik kararı veremez.
Yetki itirazında, suç yerinin neden belirlenemediği, sanığın nerede yakalandığı, yerleşim yerinin veya Türkiye’deki son adresinin neresi olduğu somut belgelerle açıklanmalıdır.
Yetkisizlik Kararına İtiraz
Mahkeme yer bakımından yetkisiz olduğuna karar verirse, dosyanın yetkili gördüğü mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Yetkisizlik kararında dosyanın gönderileceği mahkemenin açıkça gösterilmesi gerekir.
Yetkisizlik kararına karşı itiraz yolu açıktır. Kararın kesinleşmesinden sonra dosya yetkili mahkemeye gönderilir. Mahkemeler arasında yetki uyuşmazlığı çıkarsa yetkili mahkeme ortak yüksek görevli mahkeme tarafından belirlenir.
Yetki kuralının hatalı uygulanmasının hükmü veya savunma hakkını etkilediği düşünülüyorsa bu durum istinaf dilekçesinde ayrıca kanun yolu sebebi olarak gösterilebilir.
Ceza Davasında Hukuki Değerlendirme
Ceza davasında özel yetki, yalnızca kişinin adresine bakılarak belirlenemez. Suç yerinin tespit edilip edilemediği ve CMK Madde 13’teki ölçütlerin sıralı biçimde uygulanıp uygulanmadığı incelenmelidir.
Ceza hukuku bakımından yetki kurallarının yanlış uygulanması, dosyanın mahkemeler arasında gönderilmesine ve yargılamanın uzamasına neden olabilir. Bu nedenle soruşturma ve kovuşturma aşamalarında yetki konusu süresi içerisinde değerlendirilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
CMK Madde 13 ne zaman uygulanır?
Suçun işlendiği yer belirlenemediğinde uygulanır.
İlk olarak hangi mahkeme yetkilidir?
Şüpheli veya sanığın yakalandığı yer mahkemesi yetkilidir.
Sanık yakalanmamışsa hangi mahkeme yetkilidir?
Sanığın yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.


