CMK Madde 10, ayrı mahkemelerde görülmeye başlanan bağlantılı ceza davalarının sonradan birleştirilmesini veya birlikte görülen davaların ayrılmasını düzenlemektedir. Bu düzenlemeyle çelişkili kararların önlenmesi, delillerin birlikte değerlendirilmesi ve yargılamanın makul sürede tamamlanması amaçlanır.

Madde Metni

Görülmekte olan davaların birleştirilmesi ve ayrılması

Madde 10 –

(1) Kovuşturma evresinin her aşamasında, bağlantılı ceza davalarının birleştirilmesine veya ayrılmasına yüksek görevli mahkemece karar verilebilir.

(2) Birleştirilen davalarda, bu davaları gören mahkemenin tâbi olduğu yargılama usulü uygulanır.

(3) İşin esasına girdikten sonra ayrılan davalara aynı mahkemede devam olunur.


CMK Madde 10’un Amacı Nedir?

CMK Madde 10’un amacı, aralarında hukuki veya fiilî bağlantı bulunan ceza davalarının birlikte görülmesine imkân tanımaktır. Aynı olaydan kaynaklanan delillerin, sanıkların ve tanıkların farklı mahkemelerde değerlendirilmesi çelişkili kararların ortaya çıkmasına neden olabilir.

Davaların birleştirilmesi, delillerin topluca değerlendirilmesini sağlayarak maddi gerçeğe ulaşılmasını kolaylaştırır. Ancak birleştirme yargılamayı gereksiz yere uzatacak veya savunma hakkını sınırlandıracaksa davaların ayrılmasına karar verilebilir.

Davaların Birleştirilmesi Nedir?

Davaların birleştirilmesi, ayrı ayrı açılmış bağlantılı ceza davalarının tek mahkemede ve aynı yargılama süreci içerisinde görülmesidir. Birleştirme, kovuşturma evresinin her aşamasında mahkeme tarafından değerlendirilebilir.

Birleştirilen davalarda suçlar ve sanıklar hukuken bağımsızlığını korur. Her sanığın cezai sorumluluğu ve her suçun unsurları ayrı ayrı değerlendirilir. Birleştirme kararı, sanıklardan birine ilişkin delilin otomatik olarak diğer sanıklar bakımından da geçerli olması sonucunu doğurmaz.

Davaların Birleştirilmesi Şartları Nelerdir?

Ceza davalarının birleştirilebilmesi için davalar arasında bağlantı bulunması gerekir. Bağlantı; aynı kişinin birden fazla suçtan sanık olması, bir suçun birden fazla kişi tarafından işlenmesi veya suçlar arasında delil ve olay bütünlüğü bulunması hâlinde ortaya çıkabilir.

Birleştirme değerlendirilirken özellikle şu hususlar dikkate alınır:

  • Suçların aynı olaydan kaynaklanması,
  • Sanıklar veya mağdurlar arasında bağlantı bulunması,
  • Delillerin ve tanıkların büyük ölçüde ortak olması,
  • Çelişkili mahkeme kararlarının ortaya çıkma ihtimali,
  • Birlikte yargılamanın usul ekonomisine katkı sağlaması,
  • Birleştirmenin savunma hakkını sınırlamaması.

Örneğin suçluyu kayırma veya suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçuna ilişkin dava, şartları bulunuyorsa bağlantılı olduğu temel suç davasıyla birleştirilebilir.

Birleştirme Kararını Hangi Mahkeme Verir?

CMK Madde 10 uyarınca birleştirme veya ayırma kararını yüksek görevli mahkeme verir. Buradaki yüksek görevli mahkeme, bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay değil; bağlantılı davalara bakan ilk derece mahkemelerinden görev bakımından daha üst konumda bulunan mahkemedir.

Örneğin bağlantılı davalardan biri asliye ceza mahkemesinde, diğeri ise ağır ceza mahkemesinde görülüyorsa birleştirme konusunda ağır ceza mahkemesi karar verir. Mahkemelerin görev alanları, ayrıca 5235 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenir.

Birleştirme talebi, Cumhuriyet savcısı, sanık, müdafi, katılan veya vekil tarafından ileri sürülebilir. Mahkeme de dosyalar arasındaki bağlantıyı kendiliğinden değerlendirerek karar verebilir.

Birleştirme Kararı Zorunlu mudur?

Davalar arasında bağlantı bulunması, birleştirme kararının mutlaka verilmesini gerektirmez. Mahkeme; bağlantının derecesini, dosyaların bulunduğu aşamayı, delillerin durumunu ve birleştirmenin yargılamaya etkisini birlikte değerlendirir.

Birleştirme maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına katkı sağlayacak ve yargılamayı kolaylaştıracaksa davalar birlikte görülebilir. Buna karşılık birleştirmenin makul sürede yargılanma veya savunma hakkını zedelemesi hâlinde davaların ayrı yürütülmesine karar verilebilir.

Davaların Ayrılması Nedir?

Davaların ayrılması, birlikte görülmekte olan suç veya sanıklara ilişkin dosyaların bağımsız dava dosyaları hâline getirilmesidir. Ayrılma kararı da kovuşturma evresinin her aşamasında verilebilir.

Davaların ayrılması özellikle şu durumlarda gündeme gelebilir:

  • Sanıklardan birine ulaşılamaması veya sanığın kaçak olması,
  • Bir kısım sanık yönünden yargılamanın tamamlanmaya hazır bulunması,
  • Diğer sanıklar bakımından uzun sürecek delil araştırmasına ihtiyaç duyulması,
  • Sanık sayısının yargılamayı aşırı derecede zorlaştırması,
  • Sanıkların savunmaları arasında çıkar çatışması bulunması,
  • Birlikte yargılamanın davayı gereksiz yere uzatması.

Ayırma kararı, ceza yargılamasının daha düzenli ve etkili yürütülmesini sağlamak amacıyla verilir. Ancak ayrılan dosyalarda ortak delillerin değerlendirilmesine ve çelişkili kararların önlenmesine dikkat edilmelidir.

Birleştirilen Davalarda Hangi Usul Uygulanır?

CMK Madde 10/2 uyarınca, birleştirilen davalarda bu davaları gören mahkemenin tabi olduğu yargılama usulü uygulanır. Böylece farklı mahkemelerde başlamış davaların aynı dosyada görülmesinden kaynaklanabilecek usul belirsizlikleri önlenir.

Birleştirme sonrasında delillerin toplanması, duruşmanın yürütülmesi, savunmaların alınması ve hüküm kurulması işlemleri birleştirilmiş davaya bakan mahkemenin usulüne göre gerçekleştirilir.

İşin Esasına Girildikten Sonra Ayırma

CMK Madde 10/3, işin esasına girildikten sonra ayrılan davalara aynı mahkemede devam edilmesini öngörmektedir. Davaların ayrılmasıyla bağlantıya dayanan görev ilişkisi ortadan kalksa bile dosyalar başka mahkemelere gönderilmez.

Bu düzenleme, yargılamayı ve delilleri öğrenmiş olan mahkemenin ayrılan davalara devam etmesini sağlayarak zaman kaybını ve yargılamanın uzamasını önler.

CMK Madde 9 ile CMK Madde 10 Arasındaki Fark

CMK Madde 9, bağlantılı suçların henüz dava açılırken tek iddianameyle birlikte açılmasını düzenler. CMK Madde 10 ise ayrı ayrı açılmış ve görülmeye başlanmış ceza davalarının sonradan birleştirilmesi veya birlikte görülen davaların ayrılmasıyla ilgilidir.

Bu nedenle temel fark, işlemin gerçekleştirildiği aşamadır:

  • CMK Madde 9: Davaların açılması aşamasındaki birleştirme,
  • CMK Madde 10: Görülmekte olan davaların birleştirilmesi veya ayrılması.

Birleştirme Kararının Delillere Etkisi

Davaların birleştirilmesi, delillerin ortak biçimde değerlendirilmesine imkân tanır. Aynı olaya ilişkin kamera kayıtları, belgeler, tanık beyanları veya bilirkişi incelemeleri tek dosyada incelenebilir.

Ancak mahkeme, her delilin hangi sanık ve suç yönünden geçerli olduğunu ayrı ayrı açıklamalıdır. Bilirkişi raporuna itiraz ve tanıkların sorgulanması gibi savunma hakları bütün sanıklara ayrı şekilde tanınmalıdır.

Birleştirme ve Ayırma Kararlarına Karşı Başvuru

Birleştirme veya ayırma kararları ara karar niteliğindedir. Bu kararların hukuka aykırılığı, şartlarına göre hükümle birlikte istinaf veya temyiz incelemesinde ileri sürülebilir.

Birleştirme nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığı, delillerin gereği gibi tartışılmadığı veya yargılamanın makul olmayan ölçüde uzadığı düşünülüyorsa bu hususlar istinaf dilekçesinde açıkça belirtilmelidir.


Sıkça Sorulan Sorular

Davalar hangi aşamada birleştirilebilir?

Kovuşturma evresinin her aşamasında birleştirme kararı verilebilir.

Birleştirme kararını kim verir?

Kararı, bağlantılı davalar bakımından yüksek görevli mahkeme verir.

Bağlantılı davalar mutlaka birleştirilir mi?

Hayır. Birleştirme mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.


author avatar
Av. Murat Turgut MİNAR Avukat
Av. Murat Turgut Minar, İzmir Barosu’na 12460 sicil numarasıyla kayıtlı olup; ceza hukuku, kamulaştırma hukuku, miras hukuku, gayrimenkul hukuku, icra ve iflas hukuku ile iş hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.