Madde Metni
Madde 141- (1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)
Madde Gerekçesi
Türk Ceza Kanunu Madde 141 bakımından kanun koyucu tarafından kabul edilen gerekçede, mülkiyet hakkının korunmasının ceza hukukunun temel amaçlarından biri olduğu vurgulanmakta ve başkasına ait taşınır malın malikinin veya zilyedinin rızası olmaksızın alınmasının toplum düzeni ve ekonomik güven açısından ciddi bir ihlal oluşturduğu belirtilmektedir; bu nedenle madde ile bir kimsenin başkasına ait taşınır malı bulunduğu yerden alarak kendisine veya başkasına yarar sağlama amacıyla tasarrufuna geçirmesi hırsızlık suçu olarak tanımlanmış ve mülkiyet hakkının korunması hedeflenmiştir; gerekçede ayrıca suçun oluşması için malın başkasına ait olması, taşınır nitelik taşıması, zilyedin rızasının bulunmaması ve failin kendisine veya başkasına yarar sağlama kastıyla hareket etmesi gerektiği ifade edilmiştir; bu düzenleme ile hem bireylerin malvarlığı değerlerinin korunması hem de toplumsal güvenin sağlanması amaçlanmış, suçun temel şekli bakımından cezai yaptırım öngörülerek malvarlığına karşı işlenen suçlarla etkin mücadele edilmesi hedeflenmiştir.
Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi
Türk Ceza Kanunu Madde 141 kapsamında düzenlenen hırsızlık suçunun temel şekli bakımından öngörülen ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıdır ve bu yaptırım niteliği itibarıyla adli para cezasına çevrilebilir, ayrıca koşulların varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ve cezanın ertelenmesi hükümleri de uygulanabilir; yargılama usulü bakımından suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olmayıp resen yapılır ve görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir; infaz rejimi açısından ise verilen hapis cezası 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun hükümlerine göre infaz edilir ve kısa süreli hapis cezası niteliğinde olması durumunda seçenek yaptırımlara çevrilmesi, koşulların oluşması halinde denetimli serbestlikten yararlanılması ve infaz sürecinde genel infaz kurallarının uygulanması mümkündür.
Hırsızlık Suçunda Tutuklama
Türk Ceza Kanunu Madde 141 kapsamında düzenlenen hırsızlık suçunda tutuklama kararı verilebilmesi için Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 100 hükümlerinde yer alan genel şartların bulunması gerekir; buna göre kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ile birlikte kaçma şüphesi, delilleri yok etme veya değiştirme ihtimali ya da tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması ihtimali gibi tutuklama nedenlerinden birinin bulunması halinde şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir; ancak hırsızlık suçunun temel şekli bakımından öngörülen cezanın üst sınırı görece düşük olduğundan ve suç Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 100/3 arasında yer almadığından uygulamada tutuklama yerine çoğunlukla adli kontrol tedbirleri tercih edilmektedir; bununla birlikte suçun nitelikli halleri (örneğin konutta hırsızlık veya gece vakti işlenmesi gibi durumlar) söz konusu olduğunda suçun ağırlığı ve ceza miktarı artabileceğinden tutuklama tedbirine başvurulması daha mümkün hale gelebilmektedir.
Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı
Türk Ceza Kanunu Madde 141 kapsamında düzenlenen hırsızlık suçunun temel şekli bakımından soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlı değildir ve suçun işlendiğinin öğrenilmesi halinde Cumhuriyet savcılığı tarafından resen soruşturma yapılır; uzlaştırma bakımından ise hırsızlık suçunun temel şekli uzlaştırma kapsamında yer almaktadır ve bu nedenle soruşturma aşamasında dosya öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilerek tarafların anlaşması halinde ceza yargılaması sona erdirilebilmektedir; taraflar arasında uzlaşma sağlanamazsa soruşturma ve kovuşturma süreci normal şekilde devam eder; zamanaşımı bakımından ise suç için öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alınarak Türk Ceza Kanunu Madde 66 hükümleri uygulanır ve hırsızlık suçunun temel şekli için sekiz yıllık dava zamanaşımı süresi geçerlidir; bu süre içinde dava açılmadığı veya kesin hüküm verilmediği takdirde kamu davası düşer.
Görevli Mahkeme
Türk Ceza Kanunu Madde 141 kapsamında düzenlenen hırsızlık suçunun temel şekline ilişkin davalarda görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir; çünkü bu suç için kanunda öngörülen ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası olup görev belirlenirken suç için öngörülen cezanın üst sınırı esas alınır ve ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar arasında yer almaz; bu nedenle hırsızlık suçunun temel şekline ilişkin soruşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülür ve açılan kamu davası Asliye Ceza Mahkemesinde görülür; ancak suçun Türk Ceza Kanunu Madde 142 kapsamındaki nitelikli halleri söz konusu olduğunda kanunda öngörülen ceza miktarı arttığından bazı durumlarda görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi olabilmektedir.


