Madde Metni

Etkin pişmanlık

Madde 110- (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan suçu işleyen kişi, bu suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakacak olursa cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.


Madde Gerekçesi

Türk Ceza Kanunu Madde 110 kapsamında düzenlenen hükmün gerekçesi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun mağdur üzerinde yarattığı ağır sonuçların mümkün olan en kısa sürede ortadan kaldırılmasını teşvik etmeye yöneliktir; kanun koyucu bu düzenleme ile suçun faili tarafından mağdurun güvenliğinin sağlanarak serbest bırakılmasını özendirmeyi ve mağdurun özgürlüğüne yeniden kavuşmasını mümkün olduğunca hızlı şekilde sağlamayı amaçlamıştır; bu nedenle failin, soruşturma veya kovuşturma makamları tarafından durum öğrenilmeden önce mağduru serbest bırakması ve mağdurun herhangi bir zarar görmemiş olması halinde cezada indirim yapılmasına imkân tanınmış, böylece hem mağdurun zarar görmesinin önlenmesi hem de suçun olumsuz etkilerinin azaltılması hedeflenmiştir; bu düzenleme aynı zamanda suçun işlenmesinden sonra failin pişmanlık duyarak hukuka uygun davranış göstermesini teşvik etmekte ve ceza adalet sisteminde mağdurun korunması ilkesine hizmet etmektedir.


Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi

Türk Ceza Kanunu Madde 110 kapsamında cezanın niteliği, yargılama usulü ve infaz rejimi değerlendirildiğinde; bu madde bağımsız bir suç tipi değil, Türk Ceza Kanunu Madde 109 bakımından öngörülen etkin pişmanlık hükmünü düzenlemektedir ve buna göre failin mağduru herhangi bir zarar vermeden soruşturma makamları tarafından durum öğrenilmeden önce serbest bırakması halinde verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilmektedir; yargılama bakımından suçun niteliğine göre görevli mahkeme değişmekte olup temel halde yargılama Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, nitelikli hallerin bulunması durumunda ise Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılmaktadır; infaz rejimi bakımından ise etkin pişmanlık uygulanarak belirlenen nihai ceza üzerinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi, koşullu salıverme ve denetimli serbestlik gibi genel infaz hükümleri uygulanabilmekte olup cezanın infazı kesinleşen hüküm doğrultusunda ceza infaz kurumlarında yerine getirilmektedir.

Etkin Pişmanlık Suçunda Tutuklama

Türk Ceza Kanunu Madde 110 kapsamında düzenlenen etkin pişmanlık hükmü bakımından tutuklama, doğrudan bu maddeye göre değil esas suç olan Türk Ceza Kanunu Madde 109 çerçevesinde değerlendirilmektedir; zira etkin pişmanlık bağımsız bir suç değil, cezada indirim sağlayan bir kurumdur ve bu nedenle tutuklama tedbiri Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 100 hükümlerine göre uygulanmaktadır; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu katalog suçlar arasında yer aldığından kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması halinde tutuklama nedeni varsayılabilmekte, ancak failin mağduru kendi iradesiyle serbest bırakması ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecek durumda olması hâkim tarafından tutuklama tedbirinin gerekliliği değerlendirilirken dikkate alınabilmektedir; bu durumda hâkim ölçülülük ilkesi gereği tutuklama yerine yurtdışına çıkış yasağı, imza yükümlülüğü veya mağdura yaklaşmama gibi adli kontrol tedbirlerinin yeterli olup olmadığını değerlendirerek karar verebilir.

Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Türk Ceza Kanunu Madde 110 bakımından şikâyet, uzlaşma ve zamanaşımı hükümleri değerlendirildiğinde; bu madde bağımsız bir suç tipi düzenlememekte, Türk Ceza Kanunu Madde 109 için öngörülen etkin pişmanlık hükümlerini içermektedir ve bu nedenle şikâyet, uzlaşma ve zamanaşımı bakımından esas alınacak hükümler de kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkindir; buna göre söz konusu suç şikâyete tabi değildir ve Cumhuriyet savcılığı tarafından resen soruşturulur, ayrıca suç uzlaştırma kapsamında yer almamaktadır; zamanaşımı açısından ise kanunda öngörülen ceza miktarı dikkate alındığında dava zamanaşımı süresi sekiz yıl olup bu süre içinde soruşturma veya kovuşturma yapılmadığı takdirde kamu davası açılamaz veya açılmış dava düşer, ayrıca zamanaşımını kesen bazı usul işlemleri nedeniyle zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlayabilir.

Görevli Mahkeme

Türk Ceza Kanunu Madde 110 bakımından görevli mahkeme, bu maddenin bağımsız bir suç tipi düzenlememesi ve yalnızca Türk Ceza Kanunu Madde 109 için etkin pişmanlık hükümleri öngörmesi nedeniyle esas suçun görevli mahkemesine göre belirlenmektedir; buna göre kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun temel halinde yargılama görevi kural olarak Asliye Ceza Mahkemesi’ne ait olup suçun silahla işlenmesi, birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi, kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması veya suçun çocuğa karşı işlenmesi gibi nitelikli hallerin bulunması durumunda yargılama görevi Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yerine getirilmektedir.