Hukuki süreçlerle karşılaşan kişiler için kullanılan terimler çoğu zaman karmaşık ve anlaşılması zor olabilir. İddianame, tensip zaptı, ilamlı icra, ilamsız icra, haciz, istinaf, temyiz, beraat, mahkûmiyet, nafaka, velayet gibi kavramlar hem günlük hayatta sıkça duyulur hem de doğrudan hak kaybına yol açabilecek süreçlerin içinde yer alır. Ancak bu kavramların büyük bir kısmı teknik bir dile sahip olduğu için vatandaşlar tarafından yanlış anlaşılabilir veya eksik yorumlanabilir.

Bu sayfada, en çok aranan hukuki terimleri sade, anlaşılır ve pratik bir dille açıklayarak herkesin kolayca anlayabileceği bir rehber oluşturmayı amaçladık. Ceza hukuku, icra hukuku, aile hukuku ve yargılama usulüne ilişkin temel kavramlar; kısa ama yeterli açıklamalarla ve ilgili mevzuat dayanaklarıyla birlikte tek bir sayfada toplandı. Böylece hem dava sürecinde olan kişiler hem de genel olarak hukuki bilgi edinmek isteyenler için güvenilir bir başvuru kaynağı ortaya çıkmıştır.

Özellikle icra takibi, boşanma, ceza yargılaması ve dava süreçlerinde karşılaşılan terimlerin doğru anlaşılması, yapılacak işlemlerin sağlıklı ilerlemesi açısından büyük önem taşır. Yanlış bilinen veya eksik anlaşılan bir kavram, hak kaybına neden olabileceği gibi sürecin uzamasına da yol açabilir. Bu nedenle burada yer alan açıklamalar, mümkün olduğunca sadeleştirilmiş ancak hukuki doğruluğu korunmuş şekilde hazırlanmıştır.

Hukuki Terimler Sözlüğü | Minar Hukuk

Hukuki Terimler Sözlüğü

Vatandaşların en çok aradığı hukuki kavramlar bu sayfada sade, düzenli ve anlaşılır şekilde açıklanmıştır. Ceza hukuku, icra hukuku, aile hukuku ve yargılama usulüne ilişkin temel terimleri tek sayfada bulabilirsiniz.

1. İddianame ne demek?

İddianame, savcının soruşturma sonunda yeterli şüphe oluştuğunda hazırlayıp mahkemeye sunduğu ve ceza davasını başlatan belgedir. Bu belgede olayın özeti, şüphelinin kimliği, dayanılan deliller ve hangi suçtan yargılama yapılmasının istendiği gösterilir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesine göre savcı ancak yeterli şüphe varsa iddianame düzenleyebilir. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesiyle şüpheli artık sanık sıfatını alır ve kovuşturma aşaması başlar.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.170

2. Tensip zaptı ne demek?

Tensip zaptı, mahkemenin dava dosyasını aldıktan sonra yaptığı ilk inceleme sonucunda hazırladığı belgedir. Bu belgede duruşma günü, taraflara yapılacak tebligatlar, toplanacak deliller ve ilk usul işlemleri yer alır.

Uygulamada tensip zaptı, davanın nasıl ilerleyeceğini gösteren bir yol haritası gibi kabul edilir. Özellikle tarafların hangi aşamada ne yapacağını anlaması bakımından önemlidir.

3. İlamlı icra nedir?

İlamlı icra, kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanarak başlatılan icra takibidir. Alacaklı, elindeki mahkeme kararını icra dairesine sunarak doğrudan tahsil talebinde bulunabilir; ayrıca alacağını yeniden ispat etmesine gerek kalmaz.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 32 ve devamı maddelerine göre borçlunun itiraz imkânı sınırlıdır. Bu nedenle ilamlı icra, alacağın daha hızlı ve daha etkili şekilde tahsil edilmesini sağlayan bir takip yoludur.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.32 ve devamı

4. İlamsız icra nedir?

İlamsız icra, ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmaksızın alacaklının doğrudan icra dairesine başvurmasıyla başlatılan icra takibidir. Bu takipte borçluya ödeme emri gönderilir ve borçlu süresi içinde itiraz ederse takip durur.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 42 ve devamı maddelerinde düzenlenen bu takip türünde, itiraz halinde alacaklının itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yoluna başvurması gerekir. Bu nedenle hızlı başlayan ancak itirazla yargılamaya dönüşebilen bir süreçtir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.42 ve devamı

5. Tebligat nedir?

Tebligat, mahkeme, icra dairesi veya resmi kurumlar tarafından yapılan yazılı bildirimin usulüne uygun şekilde ilgili kişiye ulaştırılmasıdır. Duruşma günü, ödeme emri, gerekçeli karar veya başka bir resmi işlem çoğu zaman tebligat yoluyla bildirilir.

Tebligatın önemi, hukuki sürelerin çoğunlukla tebligat tarihiyle başlamasından kaynaklanır. Bu nedenle tebligatı almamak veya görmezden gelmek kişiyi korumaz; usulüne uygun tebligat yapılmışsa itiraz ve başvuru süreleri işlemeye başlar.

6. Haciz nedir?

Haciz, borçlunun borcunu ödememesi durumunda malvarlığına icra dairesi aracılığıyla el konulmasıdır. Bu kapsamda borçlunun taşınır malları, taşınmazları, banka hesapları, maaşı ve bazı hakları haczedilebilir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 85. maddesine göre haciz, borcu karşılayacak miktarla sınırlı uygulanır. Haczedilen mallar daha sonra satılarak alacak tahsil edilir ve böylece borcun devlet eliyle zorla tahsili sağlanır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.85

7. İhtiyati tedbir nedir?

İhtiyati tedbir, dava sonuçlanıncaya kadar tarafların hak kaybına uğramasını önlemek amacıyla mahkeme tarafından verilen geçici koruma kararıdır. Özellikle mevcut durumun korunması, satışın önlenmesi veya devir işlemlerinin durdurulması gereken hâllerde gündeme gelir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesinde düzenlenen bu kurum, davanın sonunda verilecek kararın etkisiz kalmasını önlemeyi amaçlar. Geçici bir tedbirdir, nihai hüküm yerine geçmez.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.389

8. İhtiyati haciz nedir?

İhtiyati haciz, alacağın tehlikeye düşmesi ihtimaline karşı, dava açılmadan önce veya dava sırasında borçlunun malvarlığına geçici olarak el konulmasını sağlayan koruma tedbiridir. Bu yolla alacaklı, borçlunun mallarını kaçırmasının önüne geçmeyi hedefler.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 257. maddesinde düzenlenmiş olup, özellikle para alacaklarının güvence altına alınmasında büyük önem taşır. Ancak ihtiyati haciz tek başına tahsil anlamına gelmez; devamında takip veya dava süreci gerekir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.257

9. Zamanaşımı nedir?

Zamanaşımı, kanunda öngörülen süre içinde hakkın ileri sürülmemesi halinde dava yoluyla talep edilememesi sonucunu doğuran hukuki kurumdur. Bu kurum, özellikle alacak ve tazminat taleplerinde önem taşır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Zamanaşımı süresi dolduğunda alacak hakkı tamamen ortadan kalkmaz; ancak borçlu zamanaşımı def’ini ileri sürerse alacağın dava yoluyla tahsili mümkün olmaz.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.146 ve devamı

10. İstinaf nedir?

İstinaf, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararların hem maddi hem hukuki yönlerden bir üst mahkeme tarafından yeniden incelenmesini sağlayan kanun yoludur. Bu inceleme bölge adliye mahkemeleri tarafından yapılır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341. maddesinde düzenlenmiş olup, karardaki hata veya eksikliklerin düzeltilmesine imkân tanır. İstinaf kelimesi, yeniden inceleme ve yeniden değerlendirme anlamı taşır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.341

11. Temyiz nedir?

Temyiz, istinaf incelemesinden geçen mahkeme kararlarının Yargıtay tarafından hukuka uygunluk yönünden denetlenmesini sağlayan kanun yoludur. Bu aşamada esas olarak kararın kanuna uygun olup olmadığı incelenir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesinde düzenlenen temyiz, hukuk birliğinin sağlanması açısından önemlidir. Yargıtay kararı hukuka aykırı bulursa bozma, uygun bulursa onama kararı verebilir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.361

12. Beraat nedir?

Beraat, sanığın isnat edilen suçu işlemediğinin veya suçun unsurlarının oluşmadığının mahkeme tarafından tespit edilmesi sonucunda hakkında ceza verilmemesidir. Ceza yargılamasında suçsuzluk sonucunu doğuran temel kararlardan biridir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinde düzenlenmiştir. Deliller cezalandırmaya yeterli değilse ya da suçun işlendiği sabit değilse mahkeme beraat kararı verebilir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.223

13. Mahkûmiyet nedir?

Mahkûmiyet, sanığın yargılama sonucunda suçlu bulunarak hakkında ceza verilmesidir. Hapis cezası, adli para cezası veya kanunda öngörülmüş başka yaptırımlar bu kapsamda uygulanabilir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesine göre mahkeme, suçun işlendiğine kanaat getirirse mahkûmiyet kararı verir. Karar kesinleştiğinde infaz süreci gündeme gelir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.223

14. Delil nedir?

Delil, tarafların iddia ve savunmalarını ispatlamak amacıyla mahkemeye sundukları her türlü belge, tanık beyanı, kayıt, görüntü, yazışma veya veridir. Yargılamanın sonucunu belirleyen en önemli unsurlardan biridir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 187. maddesinde düzenlenmiştir. Ayrıca HMK’nın 140 ve 145. maddeleri gereğince delillerin süresinde ve usulüne uygun şekilde sunulması gerekir; kural olarak sonradan delil ileri sürülemez, ancak haklı neden varsa mahkeme istisnai olarak buna izin verebilir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.140, 145 ve 187

15. Arabuluculuk nedir?

Arabuluculuk, tarafların uyuşmazlıklarını mahkemeye gitmeden önce, tarafsız ve bağımsız bir arabulucu eşliğinde çözmelerini sağlayan alternatif uyuşmazlık çözüm yoludur. Amaç, tarafların serbest iradeleriyle anlaşmaya varmasıdır.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nda düzenlenmiştir. Bazı uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak zorunlu tutulmuştur ve anlaşma sağlanması halinde mahkemeye gitmeye gerek kalmadan süreç sona erebilir.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu

16. Nafaka nedir?

Nafaka, mahkeme tarafından hükmedilen ve belirli aralıklarla ödenmesi gereken parasal yükümlülüktür. En çok boşanma ve aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda gündeme gelir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde düzenlenmiştir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak belirlenir; şartların değişmesi halinde artırılması, azaltılması veya kaldırılması istenebilir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.175

17. Velayet nedir?

Velayet, çocuğun bakım, eğitim, korunma ve temsiline ilişkin hak ve sorumlulukları kapsayan hukuki kurumdur. Çocuğun yaşamına ilişkin önemli kararlar velayet hakkına sahip kişi veya kişiler tarafından alınır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 335. maddesinde düzenlenmiştir. Boşanma halinde velayet kararı verilirken mahkeme çocuğun üstün yararını esas alır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.335

18. Tazminat nedir?

Tazminat, bir kişinin uğradığı maddi veya manevi zararın giderilmesi amacıyla sorumlu kişiden talep edilen parasal karşılıktır. Maddi tazminat ekonomik kaybı, manevi tazminat ise yaşanan elem ve üzüntünün telafisini hedefler.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde düzenlenmiştir. Hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı bulunduğunda tazminat sorumluluğu doğabilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49

19. Gözaltı nedir?

Gözaltı, bir suç şüphesi kapsamında kişinin geçici olarak kolluk kuvvetleri tarafından özgürlüğünden yoksun bırakılmasıdır. Bu tedbir, delillerin toplanması ve soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi amacıyla uygulanır.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 91. maddesinde düzenlenmiştir. Gözaltı süreleri ve şartları kanunla sınırlandırılmıştır; keyfi olarak uygulanamaz.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.91

20. Tutuklama nedir?

Tutuklama, kuvvetli suç şüphesinin varlığı ve tutuklama nedenlerinin bulunması halinde, kişinin mahkeme kararıyla özgürlüğünün kısıtlanarak cezaevine gönderilmesidir. Ceza değil, koruma tedbiridir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesinde düzenlenmiştir. İstisnai bir tedbirdir, ancak zorunlu hâllerde uygulanabilir ve bu karara itiraz edilmesi mümkündür.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.100

21. Dava dilekçesi nedir?

Dava dilekçesi, bir kişinin hakkını talep etmek için mahkemeye sunduğu ilk resmi yazıdır. Bu dilekçede taraf bilgileri, olaylar, hukuki sebepler, deliller ve talep sonucu açıkça yer alır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesi uyarınca dava dilekçesinin zorunlu unsurları bulunmaktadır. Eksik düzenlenmesi, davanın usul yönünden sorun yaşamasına neden olabilir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.119

22. Cevap dilekçesi nedir?

Cevap dilekçesi, davalı tarafın kendisine yöneltilen iddialara karşı verdiği ilk savunmadır. Davalı bu dilekçede davacının iddialarını kabul edebilir, reddedebilir ve kendi delillerini ileri sürebilir.

Cevap dilekçesi, savunmanın çerçevesini belirler. Süresinde verilmemesi halinde davalının savunma imkânı önemli ölçüde daralabilir.

23. Islah nedir?

Islah, tarafların dava sürecinde yaptıkları usul işlemlerini kısmen veya tamamen düzeltmelerine imkân tanıyan hukuki işlemdir. Talep artırma, düzeltme veya eksik giderme işlemleri bu kapsamda yapılabilir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kural olarak yargılama sırasında bir kez yapılabilir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.176 ve devamı

24. Feragat nedir?

Feragat, davacının açtığı davadan kendi serbest iradesiyle vazgeçmesidir. Bu işlem kesin hüküm sonuçları doğurur ve aynı uyuşmazlık hakkında yeniden dava açılmasına engel olur.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307. maddesinde düzenlenmiştir. Mahkemenin kabulüne bağlı olmaksızın sonuç doğuran önemli usul işlemlerinden biridir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.307

25. Kabul nedir?

Kabul, davalının davacının iddialarını doğru bulduğunu ve talebi kabul ettiğini beyan etmesidir. Bu durumda mahkeme, kabul doğrultusunda karar verebilir.

Kabul beyanı, yargılama sürecini kısaltan ve uyuşmazlığın daha hızlı sonuçlanmasını sağlayan usul işlemlerinden biridir.

26. Sulh nedir?

Sulh, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı karşılıklı anlaşma ile sona erdirmesidir. Sulh mahkeme önünde yapılabileceği gibi mahkeme dışında da gerçekleşebilir.

Uygulamada sulh, uzun yargılama süreçlerinin önüne geçerek tarafların daha kısa sürede çözüme ulaşmasını sağlayabilir.

27. Kesinleşme nedir?

Kesinleşme, mahkeme kararına karşı başvuru yollarının tüketilmesi veya başvuru süresinin dolması sonucunda kararın artık değiştirilemez hâle gelmesidir. Kesinleşen karar, çoğu durumda icraya konulabilir.

Özellikle icra ve infaz işlemleri bakımından kararın kesinleşme tarihi önem taşır. Çünkü birçok işlem ancak karar kesinleştikten sonra uygulanabilir.

28. Gerekçeli karar nedir?

Gerekçeli karar, mahkemenin verdiği hükmün hangi maddi vakıalara, delillere ve hukuki nedenlere dayandığını ayrıntılı şekilde açıkladığı karardır. Bu metin, kararın neden verildiğini ortaya koyar.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi kapsamında gerekçeli karar, kararın denetlenebilir ve anlaşılabilir olmasını sağlar. Kural olarak başvuru süreleri de gerekçeli kararın tebliği ile başlar.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.297

29. Davacı ne demek?

Davacı, mahkemeye başvurarak bir hakkın tanınmasını veya korunmasını talep eden kişidir. Dava dilekçesi ile yargılama sürecini başlatır ve iddialarını ileri sürer.

Uygulamada duruşma düzenine göre davacı, hâkimin sağ tarafında yer alır. İddialarını delillerle ispat etmek, davacının temel yükümlülüklerinden biridir.

30. Davalı ne demek?

Davalı, hakkında dava açılan ve davacının ileri sürdüğü iddialara karşı savunma yapan kişidir. Cevap dilekçesi sunarak iddiaları reddedebilir ve kendi delillerini ileri sürebilir.

Uygulamada duruşma düzenine göre davalı, hâkimin sol tarafında yer alır. Savunmanın kapsamı, yargılamanın sonucuna doğrudan etki edebilir.

31. Müşteki ne demek?

Müşteki, bir suçtan zarar gördüğünü ileri sürerek şikâyette bulunan kişidir. Ceza yargılamasında soruşturma aşamasında müşteki sıfatıyla yer alır.

Kovuşturma aşamasında davaya katılması halinde “katılan” veya uygulamadaki adıyla “müdahil” sıfatını alabilir. Bu nedenle müşteki, ceza sürecinde zarar gören tarafı ifade eder.

32. Keşif nedir?

Keşif, mahkemenin uyuşmazlığa konu olayın gerçekleştiği yerde bizzat inceleme yaparak maddi vakıaları tespit etmesidir. Özellikle taşınmaz, sınır, yapı ve teknik ihtilaflarda büyük önem taşır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 288. maddesinde düzenlenmiştir. Gerektiğinde bilirkişi eşliğinde yapılabilir ve hâkimin olayı doğrudan gözlemlemesini sağlar.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.288

33. Bilirkişi nedir?

Bilirkişi, mahkemenin teknik, bilimsel veya özel bilgi gerektiren konularda görüş almak için başvurduğu uzmandır. Hâkim, teknik bilgi gerektiren konularda bilirkişi raporundan yararlanabilir.

Bununla birlikte bilirkişi raporu hâkimi bağlamaz. Taraflar ayrıca kendi seçtikleri uzmanlardan uzman mütalaası da alabilir ve bunu dosyaya sunabilir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.266 ve devamı

34. Tanık nedir?

Tanık, olay hakkında doğrudan bilgi sahibi olan, olayı görmüş veya duymuş kişidir. Mahkemede beyan vererek maddi olayın aydınlatılmasına katkı sağlar.

Tanık anlatımı, özellikle yazılı delilin bulunmadığı veya olayın oluş biçiminin tartışmalı olduğu dosyalarda önemli rol oynayabilir.

35. Adli kontrol nedir?

Adli kontrol, tutuklama yerine uygulanan ve kişinin belirli yükümlülüklere uyarak serbest kalmasını sağlayan koruma tedbiridir. Yurt dışına çıkış yasağı, imza verme veya belirli yerlere gitmeme gibi yükümlülükler adli kontrole örnektir.

Bu tedbir, tutuklamaya göre daha hafif bir müdahaledir. Amaç, kişiyi tamamen özgürlüğünden yoksun bırakmadan soruşturma veya kovuşturmayı güvence altına almaktır.

36. Suç duyurusu nedir?

Suç duyurusu, bir suç işlendiğini öğrenen kişinin bunu Cumhuriyet savcılığına veya kolluk kuvvetlerine bildirmesi işlemidir. Yazılı dilekçe ile yapılabileceği gibi sözlü olarak da gerçekleştirilebilir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 158. maddesinde düzenlenmiştir. Savcılık, yapılan ihbar veya şikâyet üzerine gerekli soruşturmayı başlatır.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.158

37. İcra borcu ödenmezse ne olur?

İcra takibi kapsamında borçlu, kendisine gönderilen ödeme emrine rağmen borcunu ödemezse haciz aşamasına geçilir. Bu süreçte borçlunun taşınır, taşınmaz ve haklarına el konulabilir.

Haczedilen mallar daha sonra satılarak alacak tahsil edilir. Böylece borç, devlet eliyle zorla tahsil edilmiş olur.

38. Faiz nedir?

Faiz, borcun zamanında ödenmemesi veya paranın belirli bir süre kullanılması nedeniyle ortaya çıkan ek maliyettir. Borcun türüne göre yasal faiz veya sözleşmede kararlaştırılan faiz uygulanabilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 88 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Özellikle alacak davalarında faiz hesabı davanın ekonomik sonucunu ciddi şekilde etkileyebilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.88 ve devamı

39. Maaş haczi nasıl olur?

Maaş haczi, icra takibi sonucunda borçlunun ücretinin belirli bir kısmına haciz konularak işveren aracılığıyla doğrudan kesinti yapılmasıdır. Uygulamada en sık karşılaşılan cebri icra yollarından biridir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 83. maddesi uyarınca kural olarak maaşın en fazla dörtte biri haczedilebilir. Ancak nafaka alacaklarında bu sınırlama uygulanmaz ve daha yüksek kesinti yapılabilir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.83

40. Dosya masrafı nedir?

Dosya masrafı, dava veya icra sürecinde yapılan harç, tebligat, bilirkişi, keşif, posta ve benzeri giderlerin toplamıdır. Uygulamada birçok kişi dava açmanın sadece harçtan ibaret olduğunu düşünse de dosya masrafı bundan daha geniş bir kalemdir.

Dosyanın niteliğine göre masraf miktarı değişebilir. Özellikle bilirkişi ve keşif gerektiren dosyalarda giderler daha yüksek olabilir.

41. Harç nedir?

Harç, devletin sunduğu yargı hizmeti karşılığında alınan yasal ücrettir. Dava açarken, başvuru yaparken veya bazı karar ve işlemler sırasında harç ödenmesi gerekir.

Harç, dosya masrafının önemli kalemlerinden biridir. Dava türüne ve talep miktarına göre değişebilir.

42. Karar düzeltme nedir?

Karar düzeltme, bazı hâllerde Yargıtay kararına karşı başvurulan son ve istisnai kanun yoludur. Her dosyada açık değildir; yalnızca kanunda öngörülen sınırlı durumlarda mümkündür.

Bu yol, kararın yeniden değerlendirilmesini isteme imkânı sağlar ancak kapsamı oldukça dardır.

43. İlamat nedir?

İlamat, ceza yargılaması sonucunda verilen mahkûmiyet kararlarının infazını gerçekleştiren Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesindeki birimlerin adıdır. Uygulamada “ilamat bürosu” olarak bilinir.

Bu birimler, kesinleşmiş ceza kararlarının yerine getirilmesini sağlar; yakalama, cezaevine gönderme ve infaz işlemlerini yürütür. İşlemler, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun çerçevesinde yapılır.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun

44. Şikâyet davası nedir (icra hukukunda)?

İcra hukukunda şikâyet, icra ve iflas dairelerinin yaptığı işlemlerin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla icra mahkemesine başvurulmasıdır. Bu yol, klasik anlamda bir dava değil, icra işlemlerinin denetlenmesini sağlayan özel bir başvuru yoludur.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesinde düzenlenmiştir. Kural olarak işlemin öğrenilmesinden itibaren 7 gün içinde yapılması gerekir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.16

45. İstirdat davası nedir?

İstirdat davası, borçlu olmadığı hâlde icra tehdidi altında veya yanlışlıkla ödeme yapan kişinin, ödediği paranın geri alınması amacıyla açtığı davadır. Uygulamada haksız tahsil edilen bedellerin iadesi için önemlidir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Özellikle icra takibi sonrasında yapılan haksız ödemelerin geri alınması bakımından başvurulan yoldur.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.72

46. Menfi tespit davası nedir?

Menfi tespit davası, kişinin borçlu olmadığının mahkeme tarafından tespit edilmesi amacıyla açtığı davadır. İcra takibinden önce açılabileceği gibi takip sırasında da gündeme gelebilir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu dava ile borcun varlığına ilişkin uyuşmazlığın mahkeme tarafından çözümlenmesi sağlanır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.72

47. İtirazın iptali davası nedir?

İtirazın iptali davası, borçlunun ilamsız icra takibine yaptığı itirazın kaldırılması ve takibin devamının sağlanması amacıyla alacaklı tarafından açılan davadır. Bu davada mahkeme, alacağın gerçekten mevcut olup olmadığını inceler.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesinde düzenlenmiştir. Mahkeme alacağın varlığını tespit ederse takip kaldığı yerden devam eder.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.67

48. Tahliye nedir?

Tahliye, kiracının kiralanan taşınmazı boşaltarak taşınmazdan çıkarılmasıdır. Kira sözleşmesinin sona ermesi veya kanunda belirtilen tahliye sebeplerinin varlığı halinde gündeme gelir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 350 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Uygulamada ihtiyaç, yeniden inşa, kira bedelinin ödenmemesi veya taahhüt gibi nedenlerle tahliye talep edilebilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.350 ve devamı

49. Adli yardım nedir?

Adli yardım, maddi durumu yetersiz olan kişilerin dava açarken veya savunma yaparken yargılama giderlerinden geçici olarak muaf tutulmasını sağlayan hukuki imkândır. Bu kapsamda kişi, harç ve masrafları ödemeden dava açabilir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Gerekli şartlar varsa kişiye ücretsiz avukat görevlendirilmesi de mümkün olabilir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.334 ve devamı

50. Avukat tutmak zorunlu mu?

Türk hukuk sisteminde kural olarak avukat tutmak zorunlu değildir. Kişiler davalarını kendi adlarına takip edebilir ve işlemlerini bizzat yapabilir.

Ancak hukuki süreçler usule ve süreye bağlı olduğu için yanlış işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Bu nedenle özellikle karmaşık davalarda avukat desteği almak büyük önem taşır. Bazı istisnai başvurularda ise vekille takip zorunluluğu gündeme gelebilir.