Madde Metni
Madde 68- (1) Bu maddede yazılı cezalar aşağıdaki sürelerin geçmesiyle infaz edilmez:
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl.
b) Müebbet hapis cezalarında otuz yıl.
c) Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmidört yıl.
d) Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl.
e) Beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında on yıl.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle ceza infaz edilmez.
(3) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı yurt dışında işlenmiş suçlar dolayısıyla verilmiş ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis veya on yıldan fazla hapis cezalarında zamanaşımı uygulanmaz.
(4) Türleri başka başka cezaları içeren hükümler, en ağır ceza için konulan sürenin geçmesiyle infaz edilmez.
(5) Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır.
Madde Gerekçesi
Tasarıda ceza zamanaşımı sürelerinin geçmesiyle cezaların “ortadan kalkacağı” belirtilmekteydi. Ancak yapılan değişiklikle, ceza zamanaşımı sürelerinin geçmesinin, cezayı ortadan kaldırmadığı, sadece bir infaz engeli oluşturduğu kabul edilmiştir.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2013/4703 E. ve 2014/432 K.
Özet: Türk Ceza Kanunu m.68’e göre ceza zamanaşımı süresi, cezanın türüne ve failin yaşına göre belirlenir; ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve yurt dışı suçlarında zamanaşımı uygulanmaz, süre hükmün kesinleşmesiyle başlar.
5237 Sayılı TCK.nun 68. maddesinde ceza zamanaşımı süresi düzenlenmiş olup, buna göre;
(1) Bu maddede yazılı cezalar aşağıdaki sürelerin geçmesiyle infaz edilmez:
a-) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl.
b-) Müebbet hapis cezalarında otuz yıl.
c-) Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmidört yıl.
d-) Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl.
e-) Beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında on yıl.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle ceza infaz edilmez.
(3) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı yurt dışında işlenmiş suçlar dolayısıyla verilmiş ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis veya on yıldan fazla hapis cezalarında zamanaşımı uygulanmaz.
(4) Türleri başka başka cezaları içeren hükümler, en ağır ceza için konulan sürenin geçmesiyle infaz edilmez.
(5) Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır.
Şeklindeki yasal mevzuata göre somut olay değerlendirildiğinde;
765 Sayılı TCK.nun 46. maddesi uyarınca hakkında muhafaza ve tedavi altına alınma kararı verilen yada 5237 Sayılı TCK.nun 32. maddesi uyarınca hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri uygulanmasına karar verilen akıl hastaları hakkındaki bu kararların ne zaman zamanaşımına uğrayacağı konusunda gerek 765 Sayılı TCK.nun 112 gerekse 5237 Sayılı TCK.nun 68. maddesinde açık bir düzenleme bulunmadığı ancak 765 Sayılı TCK’nu uyarınca akıl hastalığı sebebiyle işlediği kasten öldürme suçundan hakkında ceza verilmesi mümkün olmayan sanık hakkında verilen muhafaza ve tedavi altına alınma süresinin 765 Sayılı TCK.nun 46. maddesinin 3. fıkrası uyarınca şifaya kadar devam edeceğinin öngörülmesi karşısında, muhafaza ve tedavi altına alınma kararının azami yerine getirme süresinin kasten öldürme suçu için 765 Sayılı TCK.nun 448. maddesinde öngörülen ceza miktarına göre bu suç için aynı kanunun 112/2.maddesine göre belirlenen ceza zamanaşımı süresinden daha fazla olamayacağının kabul edilmesi gerektiği, akıl hastalığı sebebiyle Talip Kurt hakkında verilen muhafaza ve tedavi altına alınma karar tarihi dikkate alındığında Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30.5.2013 tarihli, 2013/462 Sayılı kararına karşı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itiraz üzerine itiraz mercii olarak inceleme yapan Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12.6.2013 tarihli ve 2013/584 değişik iş sayılı kararında isabetsizlik bulunmadığından kanun yararına bozma isteminin bu gerekçelerle reddine karar vermek gerekmiştir.


