Madde Metni
Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular
Madde 58- (1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
(3) Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.
(4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.
(5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.
(6) Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
(7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir.
(8) Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır.
(9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.
Madde Gerekçesi
Kişinin daha önce işlediği suç nedeniyle belli bir cezaya mahkûm edilmiş olmasına rağmen suç işlemede gösterdiği kararlılıkla toplum açısından tehlikeliliğini ifade eden tekerrür, kişi hakkında hükmolunan cezanın infazı sırasında dikkate alınacak bir neden ve hatta, infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının nedeni olarak görülmüştür. Bu nedenle, tekerrür dolayısıyla kişinin cezasında artırma yapan sistemden vazgeçilmiştir.
Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, önceki mahkûmiyetin infaz edilmiş olması gerekmemekle birlikte; tekerrüre ilişkin sürelerin işlemeye başlaması bakımından önceki mahkûmiyetin infaz edilmiş olması aranmış ve böylece Tasarıdan farklı bir düzenleme yapılmıştır.
Ayrıca, Tasarıya göre yapılan değişiklikle, yabancı mahkeme kararlarının tekerrüre etki alanı genişletilmiştir.
Maddenin son fıkrasında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanabileceği öngörülmüştür.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/7346 E. ve 2025/13993 K.
Özet: TCK m.58’e göre ikinci kez tekerrür uygulanabilmesi için ilk tekerrürün de 5237 sayılı Kanun kapsamında gerçekleşmiş olması gerekir. 765 sayılı Kanun’a göre artırılan ceza, ikinci kez mükerrirlik için yeterli değildir.
Bu açıklamalar ışığında; Selim Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17.03.2022 tarihli ve 2008/112 Esas, 2022/70 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan mahkûmiyetine hükmedilen hükümlü … hakkında ikinci kez mükerrirliğe ilişkin hükümlerin uygulanmasına karar verildiği, ikinci kez mükerrirliğe esas alınan Gemlik Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27.01.2004 tarihli ve 2001/480 Esas, 2004/45 Karar sayılı kararında ise, 02.09.2001 tarihinde işlediği nitelikli hırsızlık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu ve bu ilâmda, Afyon Asliye Ceza Mahkemesi’nin 02.06.1999 tarihli ve 1999/472 Esas, 1999/850 Karar sayılı kararı gerekçe gösterilerek ve sanığın tekerrür süresi içerisinde bahse konu suçu işlediği belirtilerek sanık hakkında verilen cezanın 765 Sayılı Türk Ceza Kanun’un 81. maddesi gereğince artırılmasına karar verildiği, 5237 Sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca kişinin mükerrir sayılması için ilk hükmün kesinleşmesinden sonra ikinci suçun işlenmesi yeterli olup ilk suçun 1 Haziran 2005 tarihinden önce veya sonra işlenmesinin mükerrirlik açısından herhangi bir öneminin olmadığı, ikinci defa tekerrür hükümleri bakımından ise, ilk tekerrüre esas alınan suçun 5237 Sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra işlenmiş olmasının gerektiği, bir başka deyişle, ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için ilk kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin de 5237 Sayılı Kanun’un 58. maddesi kapsamında uygulanmasının gerektiği, ilk mükerrirliğin 765 Sayılı Kanun’un 81. maddesi kapsamında cezanın arttırılması suretiyle uygulandığı hâllerde, hükümlü hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesinin de isabetli olmayacağı; hükümlü …’in adlî sicil kaydında yer alan Gemlik Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27.01.2004 tarihli ve 2001/480 Esas, 2004/45 Karar sayılı ilamı ile 765 Sayılı Kanun’un 516/3, 522; 258/1-3; 81/1 ve 71. maddeleri uyarınca 6 ay 2 gün hapis ve 49 TL ağır para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, mükerrir olan sanığın cezasının 765 Sayılı Kanun’un 81. maddesi uyarınca artırıldığı, ayrıca ikinci kez mükerrirliğe karar vermek için tekerrüre esas alınan cezanın suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden sonra olması ve tekerrüre esas alınan ilamda 5237 Sayılı Kanun’un 58. maddesinin uygulanmasının gerektiği nedenle, somut olayda, tekerrüre esas alınan bu ilamda 5237 Sayılı Kanun’un 58. maddesinin uygulanmadığı anlaşıldığından, hükümlü hakkında ikinci kez tekerrür hükmünün uygulanamayacağı sonucuna ulaşılacaktır.
SONUÇ : Bu bilgiler ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
İkinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için ilk kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin de 5237 Sayılı Kanun’un 58. maddesi kapsamında uygulanmasının gerektiği, ilk mükerrirliğin 765 Sayılı Kanun’un 81. maddesi kapsamında cezanın arttırılması suretiyle uygulandığı hâllerde, hükümlü hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilemeyeceğine,
Bu açıklamalar doğrultusunda, 5235 Sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin görüşü doğrultusunda Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi ile Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine,
2. Dosyanın talepte bulunan Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kuruluna gönderilmesine,
3. Karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemelerinin ceza dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine, 07.07.2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/11-327 E. ve 2025/299 K.
Özet: TCK m.58’e göre, kesinleşen mahkûmiyetten sonra işlenen suçta tekerrür uygulanır; infaz şart değildir. Ancak infazdan itibaren 3 veya 5 yıl geçerse uygulanmaz. Sonuç olarak mükerrire özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik hükümleri devreye girer.
TCK’nın 58. maddesi uyarınca önceden işlenen suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmesinden sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanacaktır. Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki hükmün kesinleşmesi ve ikinci suçun kesinleşmeden sonra işlenmesi yeterli olup cezanın infaz edilmiş olmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak kanun koyucu tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki cezanın infaz edilmesi şartını aramadığı hâlde, infazdan sonra belirli bir sürenin geçmesi durumunda tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağını hüküm altına almıştır. Buna göre, beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına mahkûmiyet hâlinde ise cezanın infaz tarihinden itibaren üç yıl geçmekle tekerrür hükümleri uygulanmayacaktır.
TCK’nın 58. maddesi uyarınca kişinin mükerrir sayılması için ilk hükmün kesinleşmesinden sonra ikinci suçun işlenmesi yeterli olup ilk suçun 1 Haziran 2005 tarihinden önce veya sonra işlenmesinin mükerrirlik açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.
Tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesinin sonucu olarak; mükerrir sanık hakkında, sonraki suç nedeniyle kanun maddesinde seçimlik ceza olarak hapis veya adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunması, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve hükümlü hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması gerekmektedir.
5275 Sayılı Kanun’un suç tarihinde yürürlükte bulunan; “Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri” başlıklı 108. maddesi ise;
” ( 1 ) Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan;
a- ) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının,
b- ) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının,
c- ) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki yılının,
d- ) Süreli hapis cezasının üçte ikisinin,
İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir. Ancak, koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır.
( 2 ) Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz.
( 3 ) İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez. Hükümlü hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağı hükümde belirtilir.
( 4 ) İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler.
( 5 ) Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır.
( 6 ) İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/9278 E. ve 2025/1779 K.
Özet: Tekerrüre esas Malatya Ağır Ceza Mahkemesi ilamı sanığa ait olmadığından, TCK m.58 uygulanamaz. Bu nedenle hapis cezası tercihi, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik uygulanması hukuka aykırı olup kanun yararına bozma nedenidir.
”Tekerrüre esas alınan Malatya Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararının şikayetçiye ait olduğu ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğünün bulunmaması karşısında; anılan hükümlülüğün tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, seçimlik cezalar içeren hakaret ve kasten yaralama suçlarından, 5237 Sayılı Kanun’un 58/3. maddesi uyarınca hapis cezasının tercih edilmesi, cezaların aynı Kanun’un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve cezaların infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
DAVA : Basit yaralama ve hakaret suçlarından sanık … hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2,3-e, 29. maddeleri, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/3. maddesi gereğince 5 ay 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; 5237 Sayılı Kanun’un 125/1-4. maddeleri, 5271 Sayılı Kanun’un 251/3. maddesi gereğince 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen cezaların 5237 Sayılı Kanun’un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Malatya 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27.09.2021 tarihli ve 2021/475 Esas, 2021/488 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 gün ve 2024/96539 Sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:..”
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9518 E. ve 2023/3063 K.
Özet: İkinci kez tekerrür hâlinde 5275 sayılı Kanun m.108/3 uyarınca koşullu salıverme uygulanamaz. Bu nedenle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilemez. Mahkemenin tekerrürle birlikte denetimli serbestlik kararı vermesi hukuka aykırı olup kanun yararına bozmayı gerektirir.
KARAR : I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.11.2022 tarihli ve KYB-2022/101470 Sayılı kanun yararına bozma isteminin;
”… Hükümlünün mahkumiyetine ilişkin ilamda TCK’nun 58. maddesi uygulanıp ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre cezanın infaz edilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, ancak 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun‘un 108/3. maddesinde belirlenen ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda cezanın infazından sonra hükümlü açısından koşullu salıverilme müessesinin uygulanmasının yasaklanması, bu durumda hükümlünün cezasının tamamının ceza infaz kurumunda infaz edilmesinin gerekmesi, 5275 Sayılı CGTİHK m. 108/5’te denetim süresinin belirlenmesinde koşullu salıvermeye ilişkin atıf olması, dolayısıyla denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyecek olması nedenleriyle,
Safranbolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 31/05/2021 gün ve 2021/340 E, 2021/440 Sayılı kararının, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASI, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi gereğince hüküm fıkrasının tekerrür uygulamasıyla ilgili 5. paragrafındaki “ve cezasının infazının tamamlanmasından sonra başlamak üzere denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ilişkin kısmının hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verilmesi” gerektiği şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2024/8185 E. ve 2026/171 K. ” EK SAVUNMA ”
Özet: TCK m.58/5 uyarınca, fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmayanların mahkûmiyetleri tekerrüre esas alınamaz. Sanığın çocukluk dönemine ait ilamına dayanılarak tekerrür uygulanması hukuka aykırı bulunmuş, hüküm kanun yararına bozulmuştur.
DAVA : Erdek Asliye Ceza Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 Sayılı TCK’nın 191/1 ve 191/10. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 25.02.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 Sayılı CMK’nın 309/1. maddesi uyarınca, 19.09.2024 tarihli ve 2024/3769 Sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98177 Sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
KARAR : I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98177 Sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Erdek Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21/10/2021 tarihli ve 2021/2099 Sayılı iddianamede 5237 Sayılı Kanun’un 58. maddesinin uygulanması talep edilmediği hâlde, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, cezasının 5237 Sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 02.09.2021 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Erdek Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2021 tarihli ve 2021/2099 Soruşturma, 2021/910 Esas, 2021/874 Sayılı iddianamesi ile, 5237 Sayılı TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiğinden bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
B. Yapılan yargılama sonucunda; Erdek Asliye Ceza Mahkemesi’nin kanun yararına bozma istemine konu 01.02.2022 tarihli ve 2021/1296 Esas, 2022/135 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 191/1 ve 191/10. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosya kapsamına göre, sanığın 01.02.2022 tarihli duruşmada savunması alındıktan sonra, aynı duruşmada adli sicil kaydının yüzüne anlatıldığı ve sanığın okunan sabıka kaydının kendisine ait olduğunu kabul ettiği anlaşılmakla, ek savunma hakkı verilmeden 5237 Sayılı TCK’nın 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanması nedeniyle bozma isteyen Kanun yararına bozma istemi ve Tebliğname’de yer alan bozma gerekçesi yerinde görülmemiş ise de,
Tekerrüre esas alınan Erdek Asliye Ceza Mahkemesi’nin 26.02.2019 tarihli ve 2019/19 Esas, 2019/144 Karar sayılı kararına ilişkin suçun işlendiği 21.06.2014 tarihinde sanığın 18 yaşından küçük olduğu,
dolayısıyla 5237 Sayılı TCK’nın 58/5. maddesinde yer alan “Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme gereğince söz konusu kararın tekerrüre esas alınamayacağı, sanığa ait adli sicil kaydının incelenmesinde de tekerrüre esas alınabilecek başkaca bir karar olmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
E. 5271 Sayılı CMK’nın 309/4. maddesinin (d) bendi;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 Sayılı CMK’nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
SONUÇ : A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Erdek Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01.02.2022 tarihli ve 2021/1296 Esas, 2022/135 Karar sayılı kararının 5271 Sayılı CMK’nın 309/3. maddesi gereği, oybirliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
C. 5271 Sayılı CMK’nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca,
Hüküm fıkrasının; tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin onuncu maddesinin hüküm fıkrasından ÇIKARILMASINA, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde karar verildi.


