I.Giriş

Bulgaristan Cumhuriyeti’nin vatandaşlık politikası, ülkenin modern tarihindeki demografik dönüşümler, siyasi rejim değişiklikleri ve Avrupa Birliği (AB) entegrasyon süreçleri ile iç içe geçmiş bir yapı sergilemektedir. Bulgaristan Vatandaşlık Kanunu (Zakon za balgarskoto grazhdanstvo), “Jus Sanguinis” (kan esası) prensibi üzerine inşa edilmiştir; bu durum, vatandaşlığın sadece coğrafi bir bağ değil, aynı zamanda soy ve köken üzerinden aktarılan bir hukuki miras olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısında Bulgaristan’dan Türkiye’ye gerçekleşen kitlesel göç hareketleri, günümüzde yüz binlerce kişiyi ilgilendiren karmaşık bir vatandaşlık hukuku disiplini yaratmıştır. Bu makalede, göçmenlerin vatandaşlık haklarını, başvuru süreçlerini, yasal dayanakları açıklanmıştır.


II.Bulgaristan Vatandaşlık Mevzuat Hükümleri

Bulgaristan’da vatandaşlık rejimini düzenleyen temel normatif metin, 1998 tarihli Bulgaristan Vatandaşlık Kanunu’dur (Закон за българското гражданство). Anılan Kanun; vatandaşlığın kazanılması, tespiti, kaybı ve yeniden kazanılması usullerini ayrıntılı biçimde düzenlemekte olup, Bulgaristan’ın taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, Avrupa Konseyi standartları ve özellikle Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanmış göç ve iskan anlaşmaları ile doğrudan etkileşim içerisindedir.

Kanunun sistematiği incelendiğinde, vatandaşlık statüsünün hukuki kaderi bakımından iki temel kavramın ayırt edilmesi gerektiği görülmektedir:
(i) Doğuştan veya sonradan kazanılmış Bulgaristan vatandaşlığının “müktesep hak” olarak korunması
(ii) Göç, vatandaşlıktan çıkarılma veya fiili kopuş sonrası “iade yoluyla yeniden kazanılması”

Bu ayrım, özellikle Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç etmiş kişilerin ve bunların altsoylarının başvuru süreçlerinde izlenecek hukuki yol haritasını doğrudan belirleyen temel kriterdir.

II.I.Bulgar Soyuna Dayalı Vatandaşlık (Bulgar Origin)

Bulgaristan Vatandaşlık Kanunu’nun 15. maddesi, Bulgar soyuna (Bulgar origin) dayalı vatandaşlık kazanımına ilişkin istisnai ve kolaylaştırılmış bir rejim öngörmektedir.
Madde 15/1 uyarınca, Bulgar kökenli olduğu resmi belgelerle ispatlanan kişiler bakımından;

  • Uzun süreli ikamet,
  • Dil yeterliliği,
  • Genel naturalizasyon şartları

aranmaksızın vatandaşlığa kabul mümkündür.

Kanunun 15/2. maddesi, Bulgar köken iddiasının hangi derecedeki üstsoy üzerinden ve hangi resmi belgelerle ispatlanabileceğini açıkça düzenlemekte; en geç üçüncü dereceye kadar üstsoy (dede/nine dahil) üzerinden kurulan soy bağının, resmi nüfus ve arşiv kayıtlarıyla ortaya konulmasını zorunlu kılmaktadır.

Bu yönüyle Madde 15, klasik “göçmen vatandaşlığı” anlayışından ayrılmakta; etnik köken, soy bağı ve hukuki sürekliliği birlikte değerlendiren özel bir vatandaşlık kategorisi oluşturmaktadır.

II.II.Müktesep Hak – İade Ayrımı

Vatandaşlık Kanunu’nun 3. ve 4. maddeleri, Bulgaristan vatandaşlığının doğumla veya sonradan kazanılması hâllerini düzenlerken;
20–25. maddeler, vatandaşlığın kaybı ve çıkarılma sebeplerini;
26 ve devamı maddeler ise yeniden kazanma (reinstatement) usullerini hüküm altına almaktadır.

Bu bağlamda, Bulgaristan vatandaşlığını geçmişte hukuken kazanmış ancak göç, siyasal nedenler veya idari işlemler sebebiyle kaybetmiş kişilerin durumu, “yeni bir vatandaşlık talebi” değil, çoğu durumda “iade” veya “tespit” kapsamında değerlendirilmektedir. Bu ayrım, başvurunun reddi veya kabulü bakımından kritik hukuki sonuçlar doğurmaktadır.


III.Göç Dönemlerine Göre Hukuki Statünün Belirlenmesi

Bulgaristan vatandaşlık başvurularında en kritik değişken, kişinin veya üst soyun Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç ettiği tarihtir. Bulgaristan hukuk sistemi, göçlerin gerçekleştiği dönemdeki ikili anlaşmaları ve o dönem yürürlükte olan vatandaşlıktan çıkarma kararlarını esas almaktadır.

III.I.1950 – 1951 Göç Dönemi

1950–1951 göçmenleri, Bulgaristan vatandaşlık hukukunda kural olarak “vatandaşlık hakları korunmuş kişiler” (лица със запазено българско гражданство) olarak değerlendirilmektedir. Özellikle 22 Kasım 1950 tarihinden sonra gerçekleşen göç hareketleri, Bulgaristan’daki rejim değişikliği ve bu dönemde çıkarılan özel idarî kararnameler (специални правителствени разпореждания) çerçevesinde ele alınmaktadır.

Hukuki değerlendirmede belirleyici olan husus, bu dönemde Türkiye’ye göç eden kişilerin büyük çoğunluğunun Bulgaristan vatandaşlığından açık ve bireysel bir irade beyanı ile çıkarılmamış olmalarıdır. Diğer bir ifadeyle, bu kişiler bakımından “gönüllü feragat” (доброволен отказ от гражданство) veya resmî çıkarma kararı (административно отнемане) çoğu dosyada mevcut değildir.

Bu nedenle 1951 göçmenleri açısından izlenen yol, yeni bir vatandaşlık kazanımı veya iade süreci değil; mevcut vatandaşlığın tespiti (установяване на гражданство) niteliğindedir. Uygulamada bu süreç, “Kısa Prosedür” olarak adlandırılmakta olup; doğru arşiv eşleştirmesi ve isim denklik belgelerinin sunulması hâlinde, ilgililerin doğrudan Bulgar kimlik kartı (Лична карта) ve pasaport (паспорт) başvurusu yapabilmelerine imkân tanımaktadır.

Bu yönüyle 1951 göçmenleri, 1978 göçmenlerinden farklı olarak ikamet, vize veya süre şartına tâbi olmaksızın, vatandaşlık statülerini idari tespit yoluyla fiilen kullanabilir hâle getirebilen bir hukuki konumda bulunmaktadır.

Göç YılıHukuki StatüVatandaşlık DurumuBaşvuru Yöntemi
1950 ÖncesiEski Krallık YasalarıBelirsiz / Araştırmaya TabiArşiv Taraması
1951 GöçüZorunlu Göç StatüsüGenellikle KorunuyorVatandaşlık Tespiti
1968-1978 GöçüAnlaşmalı Göç (Yakın Akraba)Genellikle KaybedilmişVatandaşlık İadesi (D Vize)
1989 GöçüKitle GöçüBüyük Oranda Korunuyorİsim Denklik / Yenileme

III.II.1968 – 1978 Göç Dönemi ve Gönüllülük Esası

1978 göçmenleri bakımından hukuki tablo, 1950–1951 göçmenlerine kıyasla daha karmaşık ve sınırlayıcı niteliktedir. Zira bu dönemde Türkiye’ye göç, iki devlet arasında imzalanan “Yakın Akraba Göçü Anlaşması” (Споразумение за изселване на близки роднини) çerçevesinde gerçekleştirilmiştir.

Anılan anlaşma kapsamında Türkiye’ye gelen kişiler, göç sürecinde Bulgar makamlarına sundukları dilekçe ve formlar nedeniyle, Bulgar idaresi nezdinde vatandaşlıktan feragat etmiş (доброволен отказ от гражданство) sayılabilmektedir. Uygulamada Bulgar makamları, bu belgeleri “gönüllü feragat” olarak yorumlamakta; bu nedenle 1978 göçmenlerinin önemli bir kısmı “vatandaşlıktan çıkarılmış kişi” (лице, освободено от българско гражданство) statüsünde değerlendirilmektedir.

Bu statüde bulunan kişiler açısından, doğrudan Bulgar kimlik kartı (Лична карта) veya pasaport (паспорт) çıkarılması mümkün değildir. Zira burada söz konusu olan durum, mevcut bir vatandaşlığın tespiti değil; kaybedilmiş vatandaşlığın yeniden kazanılmasıdır (възстановяване на гражданство).

Bu nedenle 1978 göçmenleri için uygulanan yol, pratikte “Uzun Prosedür” olarak adlandırılan süreci içermektedir. Buna göre ilgili kişilerin:

  1. Öncelikle D tipi uzun süreli vize (виза тип D) almaları,
  2. Bulgaristan’da süresiz oturum izni (постоянно пребиваване) elde etmeleri,
  3. Ardından en az 3 yıllık kesintisiz ve yasal ikamet süresini (3 години законно пребиваване) tamamlamaları

gerekmektedir.

Bu sürecin tamamlanmasının ardından, ancak genel yeniden kazanım hükümleri çerçevesinde vatandaşlık başvurusu yapılabilmekte; başvuru, Bulgaristan Vatandaşlık Kanunu’nun uzun ve takdire dayalı rejimine tabi olmaktadır. Bu yönüyle 1978 göçmenleri, 1951 ve 1989 göçmenlerinden farklı olarak idari takdir alanının daha geniş olduğu, süreye ve yerleşikliğe bağlı bir statüye tâbidir.

III.III.1989 Göçü ve Sonrası

1989 yılında Bulgaristan’da yaşanan zorunlu göç dalgası, Bulgaristan vatandaşlık hukukunun en dinamik alanını oluşturmaktadır. Bu dönem, Bulgar hukuk literatüründe çoğu zaman „т.нар. Възродителен процес“ (Yeniden Doğuş Süreci) başlığı altında anılmakta olup, göç eden kişilerin hukuki statüsü bakımından istisnai sonuçlar doğurmuştur.

Bu dönemde Türkiye’ye göç edenlerin önemli bir kısmının Bulgaristan’daki vatandaşlık kayıtları „все още активни в регистрите“ (kütüklerde hâlen aktif) durumdadır. Bu kişiler açısından süreç, yeni bir vatandaşlık kazanımı değil; mevcut vatandaşlığın tespiti ve belgelerin yenilenmesi niteliğindedir.

Türkiye Cumhuriyeti makamlarından temin edilen İsim Denklik Belgesi (удостоверение за идентичност на имената), Bulgaristan’daki nüfus kayıtlarıyla eşleştirme yapılmasına imkân tanımakta; bu eşleştirme sonrası ilgililer, doğrudan Bulgar kimlik kartı (Лична карта) ve pasaport (паспорт) başvurusu yapabilmektedir.

Bu yönüyle 1989 göçmenleri bakımından uygulanan prosedür, Bulgaristan Vatandaşlık Kanunu’nda yer alan klasik натурализация (naturalizasyon) veya възстановяване на гражданство (vatandaşlığın iadesi) rejimlerinden ayrılmakta; idari nitelikli, daha hızlı ve belge temelli bir yol izlemektedir.


IV.Vatandaşlık Hakkının Alt Soylara Aktarımı

Bulgaristan vatandaşlığı, “Kan Esası” prensibine dayanarak ebeveynden çocuğa dikey olarak aktarılır. Bu süreçte en temel kural, vatandaşlık hakkının kuşak atlayarak (örneğin doğrudan dededen toruna) geçemeyeceğidir.

IV.I.Hiyerarşik Sıralama ve Kuşakların Durumu

Vatandaşlık süreci hiyerarşik bir sıra izlemek zorundadır. Bir torunun vatandaşlık alabilmesi için önce ebeveyninin (anne veya babasının) vatandaşlığını alması veya vatandaşlık statüsünü resmileştirmesi gerekir. Eğer ebeveyn hayattaysa, önce o vatandaşlığını almalı, ardından çocukları başvuruda bulunmalıdır.

Ebeveynin Vefat Etmiş Olması Durumu: Eğer göç eden ebeveyn hayatta değilse, çocukları “Vatandaşlık Tespit İşlemi” başlatarak ebeveynin vefat ettiği tarihte hala Bulgar vatandaşı olup olmadığını sorgulatabilirler. Eğer ebeveyn vefat ettiğinde vatandaşlığı korunuyorsa, çocukları Madde 15/3 kapsamında doğrudan vatandaşlık talebinde bulunabilir. Ancak ebeveyn sağlığında vatandaşlıktan çıkarılmışsa ve hayatta değilse, alt soyların bu hat üzerinden vatandaşlık alması hukuken imkansız hale gelmektedir.

IV.II.18 Yaş Altı ve Üstü Çocukların Statü Farkları

  • Vatandaş Ebeveynin Doğumdan Önceki Statüsü: Eğer çocuk doğduğunda ebeveynlerinden biri halihazırda Bulgaristan vatandaşıysa, çocuk “doğuştan vatandaş” sayılır. Bu durumda sadece doğumun tescili ve Bulgar doğum belgesinin (Akt za rajdane) çıkarılması yeterlidir.
  • Vatandaşlığın Sonradan Kazanılması: Ebeveyn vatandaşlığını sonradan (iade yoluyla) kazandığında, çocuklar için yaş sınırı kritik önem taşır. 14 yaşına kadar olan çocuklar için ebeveyn onayı yeterliyken, 14-18 yaş arası çocukların kendi rızası da aranmaktadır.

V.Başvuru Prosedürü

Tüm sürecin başlangıç noktası, Bulgaristan Adalet Bakanlığı’na (Министерство на правосъдието) bağlı Vatandaşlık Genel Müdürlüğü (Дирекция „Българско гражданство“) nezdinde yapılacak **“Vatandaşlık Sorgulaması”**dır. Uygulamada bu işlem „Проверка за гражданство“ olarak adlandırılmaktadır.

Bu aşamada amaç, ilgilinin Bulgaristan vatandaşlığının mevcut olup olmadığının, arşiv ve nüfus kayıtları üzerinden resmî olarak tespit edilmesidir. Aşağıdaki belgeler temel dayanak teşkil eder:

  • İsim Denklik Belgesi (Удостоверение за идентичност на имената):
    Türkiye Cumhuriyeti Nüfus Müdürlüklerinden alınan ve kişinin Bulgaristan’daki kimlik bilgileri ile Türkiye’deki kayıtlarını hukuken eşleştiren belgedir.
  • Muhacir Kâğıdı / Tabiiyet Beyannamesi (Изселнически документ / Декларация за поданство):
    Göç sırasında düzenlenen, kişinin Türkiye’ye giriş tarihini, göç statüsünü ve beyanlarını gösteren resmî belgelerdir.
  • Doğum Belgesi (Акт за раждане):
    Bulgaristan’daki ilgili belediyeden (Община) temin edilen, orijinal doğum kaydına dayalı belge olup sürecin en kritik evrakıdır.

Bu aşama, başvurunun “Kısa Prosedür” mü yoksa “Uzun Prosedür” mü izleyeceğini belirleyen en önemli kırılma noktasıdır.

V.I.Türkiye’de Yargı Süreci

Bulgaristan makamları, sunulan belgelerde yer alan en küçük isim, tarih veya yer uyuşmazlığını dahi başvurunun reddi için yeterli görmektedir. Özellikle:

  • Türkiye’deki kayıtlarda doğum tarihinin yalnızca yıl olarak yazılmış olması,
  • Gün ve ay bilgisinin “01.07” veya “01.01” şeklinde standart girilmesi,
  • İsim ve soyisimlerde harf farkları (örn. Mehmet / Mehmed)

uygulamada en sık karşılaşılan ret nedenleridir.

Bu gibi durumlarda, Bulgar makamlarınca „несъответствие в данните“ (veri uyumsuzluğu) gerekçesiyle işlem yapılmamakta; sorunun Türkiye’de yargı yoluyla giderilmesi zorunlu hâle gelmektedir.

Bu aşama tamamlanmadan Bulgaristan nezdinde ilerleme sağlanması fiilen mümkün değildir.

V.II. D Vize ve Oturum Süreci (1968 – 1978 Göç Dönemi )

Vatandaşlık sorgulaması sonucunda “Vatandaşlığı Yoktur” (няма българско гражданство) veya
“Vatandaşlıktan Çıkarılmıştır” (освободен от българско гражданство) cevabı alınan; ancak özellikle 1968–1978 dönemi göçmenleri gibi vatandaşlık iadesi hakkı bulunan kişiler açısından süreç Uzun Prosedür kapsamında devam etmektedir.

Bu aşama şu adımlardan oluşur:

-D Vize Başvurusu

(Виза тип D)
Başvuru, Türkiye’deki Bulgaristan Konsoloslukları nezdinde yapılır. D vize, Bulgaristan’da uzun süreli ikamet ve sonraki oturum işlemlerinin zorunlu ön şartıdır.

-Kalıcı Oturum İzni

(Постоянно пребиваване)
D vize ile Bulgaristan’a giriş yapıldıktan sonra, ikamet edilen bölgedeki Yabancılar Şubesine (Дирекция „Миграция“) başvurularak süresiz oturum izni alınır.

-Vatandaşlık İadesi

(Възстановяване на българско гражданство)
Kalıcı oturum statüsü altında en az 3 yıllık kesintisiz ve yasal ikamet süresinin (3 години законно пребиваване) tamamlanmasının ardından, Bulgaristan Adalet Bakanlığı’na vatandaşlık iadesi talebiyle dilekçe sunulur.

VI.Gerekli Belgeler ve Tasdik Gereklilikleri

Vatandaşlık dosyası, uluslararası hukukun gerektirdiği tasdik mekanizmalarına (Apostil) uygun olarak hazırlanmalıdır. Belgelerin geçerlilik süresi genellikle 6 ay ile sınırlıdır.

Belge Listesi ve Kaynakları

Belge AdıAlınacağı KurumTasdik Şartı
Tam Vukuatlı Nüfus Kayıt ÖrneğiNüfus MüdürlüğüApostil + Çeviri
Adli Sicil KaydıAdli Sicil ve İstatistik GMApostil + Çeviri
Sağlık Kurulu RaporuTam Teşekküllü Devlet HastanesiApostil + Çeviri
İsim Denklik BelgesiNüfus MüdürlüğüApostil + Çeviri
Bulgarca ÖzgeçmişBaşvuru SahibiBulgarca Yazılmalı
Gelir Belgesi / Banka Dekontuİlgili Banka / İşyeriGeçim Şartı İçin

Tüm Türk belgeleri Kaymakamlık veya Valiliklerde Apostil şerhiyle onaylanmalı, ardından Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş tercümanlarca çevrilerek noter tasdiki yapılmalıdır.

VII.Sonuç

Bulgaristan vatandaşlık hukukunda başarıya ulaşan başvuruların ortak paydası, “vatandaşlık almak” ile “vatandaşlığı tespit etmek / iade etmek” ayrımının doğru kurulmasıdır. Zira Закон за българското гражданство sistematiği, aynı tarihsel göç olgusunu dahi farklı dönemler bakımından farklı hukuki rejimlere tabi kılmakta; başvurunun kaderini büyük ölçüde göç yılı, kayıtların Bulgar kütüklerindeki durumu ve vatandaşlığın kaybedilip kaybedilmediği belirlemektedir.

Bu çalışmada ortaya konulduğu üzere, 1950–1951 göçmenleri ile 1989 göçmenleri bakımından sıklıkla “коригиране и удостоверяване” (kayıtların düzeltilmesi ve tespiti) mantığıyla ilerleyen Kısa Prosedür mümkündür. Bu dosyalarda amaç, çoğu zaman yeni bir hak yaratmak değil; var olan statünün Проверка за гражданство üzerinden doğrulanması ve Лична карта / паспорт işlemleriyle fiilen kullanılabilir hale getirilmesidir. Buna karşılık 1968–1978 göç dönemi kapsamında göç edenlerin önemli bir kısmında Bulgar makamlarının “доброволен отказ” (gönüllü feragat) yorumuna dayalı olarak vatandaşlığın kaybedildiği kabul edildiğinden, süreç “tespit” çizgisinden çıkmakta ve възстановяване на гражданство (vatandaşlık iadesi) niteliğinde Uzun Prosedüre dönüşmektedir. Bu ikinci grupta виза тип D, постоянно пребиваване ve 3 години законно пребиваване şartları, başvurunun ön koşulu olarak öne çıkmaktadır.

Uygulamada ise başvuruların en kritik kırılma noktası, belgeler arasındaki en küçük uyumsuzlukların dahi “несъответствие в данните” gerekçesiyle süreci durdurabilmesidir. Özellikle Türkiye kayıtlarında doğum tarihinin standart şekilde girilmesi, isimlerin farklı yazımı veya yer adlarındaki tutarsızlıklar, dosyayı doğrudan red riskine taşımaktadır. Bu nedenle, vatandaşlık dosyası yalnızca idari bir başvuru paketi değil; çoğu zaman Türkiye’de nüfus kaydının düzeltilmesi davası ile desteklenmesi gereken, disiplinli bir delil ve kayıt yönetimi çalışmasıdır.

Son tahlilde, Bulgaristan vatandaşlığına ilişkin başvurularda “tek tip çözüm” bulunmamaktadır. Doğru strateji; önce Proverka za grazhdanstvo / Проверка за гражданство sonucuna göre kişinin hukuki statüsünü kesinleştirmek, ardından dosyayı Kısa Prosedür (tespit ve yenileme) veya Uzun Prosedür (ikamet ve iade) hattına oturtmaktır. Bu yaklaşım benimsendiğinde, göçmenlerin ve altsoylarının vatandaşlık hakkı, soy bağı ve hukuki süreklilik temelinde öngörülebilir, yönetilebilir ve sonuç alınabilir bir çerçevede yürütülebilecektir.


Bulgaristan Vatandaşlığı (Göçmenler) – SSS

Bulgaristan Vatandaşlığı (Göçmenler) – Sıkça Sorulan Sorular

Not Her dosya arşiv kaydı ve isim/tarih uyumu üzerinden değerlendirilir.