I. Giriş
Limited şirketler, Türk Ticaret Kanunu (TTK) tarafından düzenlenen tüzel kişilikler arasında yer almakta olup, ortakların sınırlı sorumlulukla faaliyet gösterdiği şirket türlerinden biridir. Limited şirketlerde ortaklar, sermayeye koydukları pay oranında sorumludur ve şirketin yönetimine katılma hakkına sahiptir. Ancak bazı durumlarda, şirketin işleyişinin sağlıklı devam edebilmesi için, belirli ortakların ortaklıktan çıkarılması gerekebilir.
Limited şirketlerde bir ortağın ortaklıktan çıkarılması, oldukça ciddi ve karmaşık bir hukuki süreçtir. Bu süreç, sadece ortaklık sözleşmesinde yer alan hükümlere değil, aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu’na (TTK) ve yargı içtihatlarına da dayanır. Ortaklıktan çıkarılma işlemi, özel bir hukuki prosedür izler ve bu prosedür, şirketin yönetiminde huzursuzluk yaratan, şirketin çıkarlarıyla çelişen veya diğer ortaklarla uyumsuz hareket eden kişilerin ortaklıktan çıkarılması amacını taşır.
Bu makale, limited şirketlerde bir ortağın ortaklıktan çıkarılması ve bu sürecin hukuki boyutları üzerinde kapsamlı bir inceleme yapmayı amaçlamaktadır.
Limited Şirketlerde Pay Devri Hakkında Bilgi Almak İçin Tıklayınız.
II. Türk Ticaret Kanunu’na Göre Limited Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarılma
Türk Ticaret Kanunu’nun 6102 sayılı kanununda, limited şirketlere ilişkin hükümler, özellikle şirket sözleşmesinin düzenlenmesinde ve ortakların hakları ile yükümlülüklerinin belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Limited şirketlerde ortaklıktan çıkarılma, hem ortaklar arasında yapılacak anlaşmalar hem de kanuni düzenlemelerle şekillenir.
A. Ortaklıktan Çıkarılmanın Şartları
TTK’nın 636. maddesinde, limited şirketlerde ortaklıktan çıkarılma durumlarına dair düzenlemeler yer almaktadır. Ancak, bu düzenleme doğrudan bir çıkarılma prosedürü sunmaz; çıkarılma işlemi, genellikle şirket sözleşmesinde yer alan özel hükümlere ve anlaşmazlıkların çözülmesi amacıyla mahkeme kararına dayalı olarak gerçekleşir.
1.TTK’DAKİ TİCARET ŞİRKETLERİNE İLİŞKİN GENEL HÜKÜMLERDEN DOĞAN ORTAKLIKTAN ÇIKARILMA
A. Şirket Birleşmesi Durumunda Ortaklıktan Çıkarılma
Türk Ticaret Kanunu (TTK), ticaret şirketlerinin faaliyetlerini düzenlerken, şirket birleşmeleri ve bunların etkileri üzerine de önemli hükümler getirmiştir. TTK’nın 141. maddesinde, şirket birleşmelerinin esasları ve ortakların hakları düzenlenmiştir. Bu madde, şirketlerin birleşmesi sırasında ortakların haklarını nasıl kullanabileceğini belirler. Birleşme durumunda, bir şirketin pay sahipleri, başka bir şirketle birleşerek tek bir tüzel kişilik haline gelir. Birleşme durumunda, eski şirketlerin ortakları, yeni şirketin ortaklarıyla değişir ve eski paylarıyla yer değiştirir.
TTK’nın 141. maddesi gereği, birleşmeye katılan şirketlerin ortakları, yeni kurulan şirketin paylarına sahip olabilirler. Ancak, bu birleşmeye karşı çıkan pay sahiplerinin çıkarılması mümkündür. Birleşme sözleşmesinde, pay sahiplerine ayrılma akçesi ödenmesi öngörülebilir. Ayrılma akçesi, pay sahibinin ortaklıktan çıkarılması karşılığında, şirket tarafından ödenecek tazminattır. Bu düzenleme, özellikle şirket birleşmelerinde, ortakların haklarının güvence altına alınmasını sağlar.
Birleşme süreciyle ilgili bir diğer önemli düzenleme de, TTK’nın 151. maddesinde yer almaktadır. Bu madde, birleşme için karar alınmadan önce, birleşmeye katılan şirketlerin ortaklarının bir araya gelerek karar almalarını öngörmektedir. Ancak, birleşme kararını alacak olan pay sahiplerinin, karar alınabilmesi için belirli bir oy çoğunluğuna sahip olmaları gerekir. TTK’nın 151. maddesinin 5. fıkrasına göre, birleşme kararının geçerli olabilmesi için, ortakların yüzde doksanlık bir çoğunluğunun bu kararı kabul etmesi gerekmektedir. Bu durumda, azınlık pay sahiplerinin haklarını ihlal etmeden birleşme işlemi gerçekleştirilebilir.
B. Hâkim Şirketin Hâkimiyetini Hukuka Aykırı Bir Şekilde Kullanması Halinde Ortaklıktan Çıkarılma
Hâkim şirketlerin, bağlı şirketler üzerindeki yönetim yetkilerini kullanırken hukuka aykırı davranmaları, pay sahiplerinin mağdur olmasına yol açabilir. Türk Ticaret Kanunu, bu tür durumları engellemeyi amaçlar ve TTK’nın 202. maddesi, hâkim şirketin, bağlı şirket üzerindeki hâkimiyetini kötüye kullanmasının sonuçlarını düzenler. Bu maddede, hâkim şirketin, bağlı şirketin kararlarını ve yönetimini, ortakların menfaatine aykırı bir şekilde etkilemesi halinde, mağdur olan ortakların haklarını koruyan hükümler yer almaktadır.
TTK’nın 202/1-b maddesi, bağlı şirketin ortaklarının, hâkim şirketin hukuka aykırı davranışı sonucunda zarar gördükleri takdirde, zararlarının tazminini talep edebileceklerini belirtir. Bu durumda, bağlı şirketin ortakları, hâkim şirketin paylarını satın alarak ortaklıktan çıkma hakkına sahip olabilirler. Ayrıca, mahkeme, bu tür bir davada, hâkim şirketin paylarını satın alarak, azınlık ortaklarının çıkarılmasına karar verebilir. Bu düzenleme, azınlık pay sahiplerinin korunmasını sağlamaktadır.
C. Hâkim Şirketin Azınlık Paylarını Satın Alması Yoluyla Ortaklıktan Çıkarılma
Bir başka önemli düzenleme ise, hâkim şirketin azınlık paylarını satın alarak azınlık ortaklarını ortaklıktan çıkarma yetkisini veren TTK m. 208’dir. Bu madde, hâkim şirketin, azınlık paylarını satın alarak ortaklık yapısını değiştirebilmesine olanak tanır. Azınlık payları, genellikle şirketin yönetiminde söz sahibi olmayan, ancak şirketin gelirlerine ve kârına katılan paylardır. Hâkim şirket, azınlık paylarının satın alınması yoluyla, ortaklık yapısını tek elde toplar.
TTK’nın 208. maddesinde, hâkim şirketin, azınlık ortaklarının paylarını satın alması için bazı özel şartlar belirlenmiştir. Bu şartlar, azınlık pay sahiplerinin şirket yönetiminde sürekli engel teşkil etmesi, yönetim kararlarını bozmaları veya şirketin faaliyetlerini durdurmaları durumlarında devreye girebilir. Hâkim şirket, azınlık paylarını satın aldıktan sonra, azınlık ortaklarını şirketten çıkarabilir.
D. Payın İtfası Yoluyla Ortaklıktan Çıkarılma
Türk Ticaret Kanunu, şirketlerin faaliyetlerini ve sermaye yapılarını düzenlerken, payın itfası yoluyla ortaklıktan çıkarılma yöntemine de yer vermektedir. Bu düzenleme, özellikle şirketin finansal yapısının yeniden yapılandırılması ve sermaye azaltılması gerektiği durumlarda devreye girer. TTK m. 589, limited şirketlerde sermaye azaltılmasını düzenlerken, bazı payların itfası yoluyla belirli ortakların çıkarılmasını mümkün kılar.
Bir ortak, şirketin yönetimi ve faaliyetleriyle uyumsuz hale geldiğinde, şirket sözleşmesinde belirtilen koşullar çerçevesinde, belirli paylar itfa edilerek, o ortağın ortaklık sıfatı sona erdirilebilir. Bu süreç, genel kurul tarafından alınacak bir karar ile başlar. Sermaye azaltılmasının ardından, çıkarılan ortaklara ayrılma akçesi ödenebilir ve söz konusu paylar şirketteki diğer ortaklara veya yeni ortaklara devredilebilir.
2. Ortaklık Sözleşmesindeki Düzenlemeler:
Bir ortağın şirketteki payını devretmesi veya ortaklıktan çıkarılması, şirket sözleşmesinde öngörülen özel düzenlemelere tabidir. Türk Ticaret Kanunu, şirket sözleşmesinin bu konuda hüküm koymasına olanak tanır. Şirket sözleşmesinde, ortakların çıkarılması için özel şartlar belirlenmiş olabilir. Örneğin, bir ortak, şirket faaliyetlerine katılmadığı, şirketin çıkarlarını zedelediği veya diğer ortaklarla anlaşmazlıklar yaşadığı durumlarda çıkarılabilir. TTK 636/2 uyarınca, ortaklar arasında anlaşmazlık durumunda, şirketin faaliyetlerini engelleyici etkiler ortaya çıkarsa, mahkeme devreye girebilir ve ortaklık sözleşmesine dayalı olarak çıkarılma işlemi yapılabilir.
3. Yasal Düzenlemeler:
Türk Ticaret Kanunu’nda, limited şirketlerde ortaklıktan çıkarılma işlemi ile ilgili belirli kurallar ve düzenlemeler yer almaktadır. TTK 636. madde, ortakların ortaklıktan çıkarılmasını düzenleyen ana kanuni hükümdür. Bu madde, bir ortağın şirketteki paylarını kaybetmesine veya ortaklıktan çıkarılmasına dair yasal dayanakları ortaya koyar.
A. TTK 636. Maddesi: Ortaklıktan Çıkarılma Gerekçeleri
TTK 636/1 maddesi, limited şirketlerde ortakların ortaklıktan çıkarılabilmesi için öngörülen belli başlı gerekçeleri sıralamaktadır. Bu gerekçeler, ortakların şirketin işleyişine zarar vermemesi ve şirketin çıkarlarını zedelememesi için belirli sınırlar koyar. Ortaklıktan çıkarılma gerekçeleri genellikle şunlar olabilir:
1. Ortakların Şirketin Faaliyetlerine Katılmaması
Şirketin işleyişinin düzenli bir şekilde devam edebilmesi için her ortağın aktif bir şekilde faaliyetlere katılması gereklidir. Eğer bir ortak, şirket faaliyetlerine katılmıyor, şirketin büyümesine katkı sağlamıyorsa, bu durum şirketin verimli çalışmasını engelleyebilir. Bu tür bir durum, şirketin çıkarlarını doğrudan etkileyebilir.
Örneğin, bir ortak şirketin genel kurul toplantılarına katılmıyor, yönetim kurulunda kararlar alınırken aktif rol oynamıyor ve şirketin geleceği ile ilgili stratejiler geliştirmeye katkı sunmuyor olabilir. TTK 636/1’e göre, şirketin etkin bir şekilde işleyebilmesi adına bu tür bir ortak, diğer ortaklar tarafından çıkarılabilir.
2. Şirketin İşleyişine Engel Olacak Şekilde Hareket Etmek
Bazı ortaklar, kişisel çıkarlarını şirketin çıkarlarının önüne koyarak, şirketin faaliyetlerinin engellenmesine yol açabilirler. Örneğin, bir ortak, şirketin ticari ilişkilerinde sürekli engeller çıkararak, diğer ortakların iş yapmasını zorlaştırabilir. Şirketin faaliyetlerine zarar verecek şekilde hareket etmek, şirketin devamlılığı açısından tehlike oluşturur.
Bu tür davranışlar, şirketin başarısını ve itibarı üzerinde ciddi olumsuz etkilere yol açabilir. Ortaklardan birinin şirket işleyişine engel olacak şekilde davranması, diğer ortakların şirketin işlerliğini sürdürebilmesini güçleştirebilir. TTK 636/1 uyarınca, bu tür bir durumda, diğer ortaklar ya da şirketin yönetim organları, söz konusu ortağın çıkarılması için yasal işlem başlatabilirler.
3. Şirketin Çıkarları ile Kişisel Çıkarlar Arasında Çıkar Çatışması Yaratmak
Ortakların, şirketin çıkarlarını gözetmeden kişisel çıkarları doğrultusunda hareket etmeleri, şirketin genel çıkarları ile çatışan bir durum oluşturabilir. Şirketin faaliyetleri sırasında, ortakların kişisel çıkarları şirketin zararına olacak şekilde yönlendirilebileceği gibi, rekabet veya gizli iş ilişkileri de oluşturulabilir.
Örneğin, bir ortak şirketin rakibi ile gizli anlaşmalar yaparak, şirketin iş yapma potansiyelini zedeleyebilir. Bu tür davranışlar, sadece şirketin finansal durumunu tehlikeye atmakla kalmaz, aynı zamanda ortaklık ilişkilerinde güven bunalımına da yol açar. TTK 636/1, bu tür çıkar çatışmalarının önlenmesi için, şirketin zarar görmesini engellemeyi hedefler ve böyle bir durumda, ortaklar çıkarma hakkına sahiptirler.
4. Şirketin Yönetimine Zarar Verecek Davranışlar Sergilemek
Bir ortağın, şirketin yönetiminde zarar verici davranışlarda bulunması, şirketin düzgün bir şekilde işlemesini engelleyebilir. Şirketin karar organları, yani genel kurul ve yönetim kurulu, şirketin geleceğini belirleyen kritik kararlar alır. Bu kararlar alınırken, şirketin çıkarlarını en üst düzeyde tutmak gereklidir.
Eğer bir ortak, yönetim süreçlerinde gereksiz yere engellemeler yapar, toplantılara katılmıyorsa ya da kötü yönetim kararları almak için manipülasyonlarda bulunuyorsa, bu durum şirketin genel yönetimine zarar verebilir. TTK 636/1, şirketin yönetimindeki bu tür aksaklıkları ortadan kaldırabilmek için, bu tür bir davranış sergileyen ortakların çıkarılmasına imkan tanır.
B. Ortaklık Sözleşmesinde Ekstra Düzenlemeler
TTK 636. maddesi, şirket sözleşmesinde, ortakların çıkarılması ile ilgili daha spesifik ve ayrıntılı hükümlerin yer almasına da olanak tanımaktadır. Şirket sözleşmesinde, ortakların nasıl çıkarılacağına dair belirli prosedürler, çıkarılma gerekçeleri ve ödeme koşulları gibi hükümler bulunabilir.
Şirket sözleşmesinde yer alan bu özel düzenlemeler, çıkarılma sürecini daha net ve önceden belirlenmiş bir çerçeveye oturtur. Ortaklık sözleşmesinde, çıkarılacak ortak için uygulanacak olan ayrılma akçesi tutarı, ödeme planı ve diğer detaylar belirlenebilir. Bu nedenle, bir ortağın çıkarılmasına dair herhangi bir yasal sürecin başlatılmadan önce, şirket sözleşmesindeki ilgili maddelerin dikkatlice gözden geçirilmesi önemlidir.
III. Ortaklıktan Çıkarılmanın Sonuçları
Bir ortağın limited şirketten çıkarılması, sadece bir organizasyonel değişiklik değil, aynı zamanda önemli hukuki ve finansal sonuçlar doğurur. Bu sonuçlar, hem çıkarılan ortağın hem de şirketin diğer ortakları için çeşitli haklar ve yükümlülükler yaratır. Ortaklıktan çıkarılma, her iki tarafın menfaatlerini ve haklarını koruyacak şekilde yasal çerçevede düzenlenmelidir.
Türk Ticaret Kanunu (TTK) 636. maddesi, çıkarılma sürecinin ve sonrasındaki hukuki yükümlülükleri ayrıntılı bir şekilde düzenlemiş olsa da, her durum farklılık gösterebileceğinden, belirli yasal mekanizmaların uygulanması ve düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu bölümde, ortaklıktan çıkarılmanın sonucunda ortaya çıkan finansal ve hukuki sorumluluklar, çıkarılan ortağın hakları ve şirketin yükümlülükleri kapsamlı bir şekilde ele alınacaktır.
A. Çıkarılan Ortağın Hakları ve Ayrılma Akçesi
Ortaklıktan çıkarılma, çıkarılan ortağın maddi ve manevi haklarını etkileyen önemli bir süreçtir. Ancak, Türk Ticaret Kanunu, çıkarılan ortağın mağduriyetini önlemek için çeşitli düzenlemeler getirmiştir. Bu düzenlemeler, çıkarılan ortağın şirketten ayrıldığında adil bir şekilde tazmin edilmesini amaçlar.
1. Çıkarılan Ortağın Tazminat Hakkı
Ortaklıktan çıkarılan kişinin, şirketle olan sözleşmesinin feshedilmesi, ona karşı haklı bir tazminat hakkı doğurabilir. Türk Ticaret Kanunu, çıkarılan ortağın zararını tazmin etmeyi zorunlu kılar. Bu tazminat, çıkarılan kişinin şirketle olan sözleşmesinden kaynaklanan maddi haklarını içermelidir.
TTK’nın 636. maddesi gereği, çıkarılma işlemi şirketin ortaklık sözleşmesindeki hükümler doğrultusunda gerçekleşse bile, çıkarılan ortağa şirketin değerine karşılık bir ödeme yapılması gerekir. Bu ödeme, çıkarılan ortağın şirketteki payı ile orantılıdır. Ayrıca, çıkarılan ortak, şirketin faaliyetlerinden kaynaklanan kar payı hakkını da talep edebilir.
2. Ayrılma Akçesi
Ayrılma akçesi, çıkarılan ortağa ödenecek olan bedelin adıdır. Bu ödeme, çıkarılan kişinin şirketteki hisselerine denk gelir ve şirketin mali durumu göz önünde bulundurularak belirlenir. Ayrılma akçesinin hesaplanması için, şirketin mevcut bilançosu ve finansal durumu dikkate alınır. Ayrılma akçesi belirlenirken şu unsurlar göz önünde bulundurulur:
- Şirketin Net Değeri: Şirketin bilançosundaki varlıklar ve borçlar hesaplanarak şirketin net değeri belirlenir. Bu değer, çıkarılacak ortağın alacağı akçenin belirlenmesinde temel ölçüt olur.
- Hisselerin Piyasadaki Değeri: Eğer şirket halka açık değilse, şirketin ortaklık yapısı ve sektör koşulları dikkate alınarak bir değer biçilir.
- Faaliyet Kârı ve Gelecek Beklentileri: Şirketin gelecekteki potansiyel gelirleri, çıkarılan ortağın alacağı bedelin bir başka önemli bileşenidir.
Ayrılma akçesi, çıkarılan ortağa belirli bir süre içinde ödenmek zorundadır. Ancak, şirketin mali durumu yetersizse, ödeme süreleri ertelenebilir veya ödeme taksitle yapılabilir. Bu noktada, şirketin temerrüde düşmesi veya ödeme süresinin uzatılması durumunda çıkarılan ortağın hakları korunmalıdır.
3. Tazminatın Ödenmesi
Ayrılma akçesi ve tazminat hakkı, çıkarılan ortağın alacağı hakkın bir parçasıdır ve bu ödeme, genellikle çıkarılan ortağın şirketten ayrılmasından sonra en kısa süre içinde yapılmalıdır. Ancak şirketin mali zorlukları veya başka finansal engeller söz konusu olduğunda, ödeme süresi uzayabilir. Bu tür durumlar için, taraflar arasında anlaşma yapılabilir ve ödeme planı oluşturulabilir.
B. Şirketin Yükümlülükleri ve Sorumlulukları
Limited şirket, ortaklardan birini çıkarma işlemine girdiğinde, bu durum sadece çıkarılan ortağı değil, şirketin genel yükümlülüklerini ve sorumluluklarını da etkiler. Şirket, çıkarılan ortağa karşı borçlarını yerine getirmek zorundadır. Bu sorumluluklar, şirketin mali yönetimi ve organizasyonu açısından önemli bir yer tutar. Çıkarılma işleminden doğan hukuki ve finansal yükümlülüklerin yerine getirilmesi, şirketin hukuki güvenliği açısından kritik öneme sahiptir.
1. Çıkarılan Ortağa Borçların Ödenmesi
Limited şirket, çıkarılan ortakla olan mali ilişkilerini sonlandırmak için çeşitli ödeme yükümlülüklerine sahiptir. Bu ödeme, çıkarılan ortağın şirketteki payına karşılık gelen ayrılma akçesini kapsar. Şirket, çıkarılan ortağa olan bu borcunu zamanında ödemekle yükümlüdür.
Ayrıca, şirketin çıkarılan ortakla olan geçmiş döneme ait borçlarını da ödemesi gerekebilir. Örneğin, şirketin kar payı dağıtımı yapmadığı dönemlerde, çıkarılan ortak bu kar payını da talep edebilir. Bu tür durumlarda, çıkarılan ortağın şirketteki sermaye payına denk gelen kar payının ödenmesi gerekir.
2. Şirketin Mali Durumu ve Ödeme Yükümlülüğü
Şirket, çıkarılan ortağa olan borçlarını ödemek için yeterli mali kaynağa sahip olmak zorundadır. Eğer şirketin mali durumu yetersizse, çıkarılan ortağa olan ödeme zamanında yapılamaz. Bu gibi durumlarda, şirketin mali yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için belirli bir ödeme planı yapılması gerekebilir.
Eğer şirketin mali durumu ciddi şekilde zayıfsa, yasal yollarla ödeme planı yapılabilir veya mahkeme aracılığıyla ödeme süreci düzenlenebilir. Bu tür süreçler, taraflar arasında anlaşmazlıkların ortaya çıkmasına neden olabilir, bu nedenle çıkarılma işlemi sırasında her iki tarafın hakları dikkatlice korunmalıdır.
3. Şirketin Yeni Ortaklar veya Yönetim Yapısına Etkisi
Bir ortağın çıkarılması, sadece o kişinin şirketteki haklarını etkilemekle kalmaz, aynı zamanda şirketin yönetim yapısına da yansıyan bir değişim yaratabilir. Ortaklıktan çıkarılan kişi, şirketin yönetimine belirli bir etki yapıyorsa, onun çıkarılması sonrasında şirketin yönetim anlayışı ve stratejik kararları değişebilir. Bu durum, şirketin gelecekteki ticari faaliyetlerine de etki edebilir.
Yeni bir ortak veya yönetici seçilmesi gerekebilir ve şirketin kalan ortakları, bu değişikliklerin yönetim yapısına ve işleyişine olan etkilerini göz önünde bulundurarak adımlar atmalıdırlar. Ortaklıktan çıkarılma sürecinin yönetilmesi, şirketin operasyonel devamlılığını ve finansal dengesini korumak açısından önemlidir.
IV. Sonuç
Ortaklıktan çıkarılma kararı, hem şirket hem de çıkarılan ortak bakımından önemli mali ve hukuki sonuçlar doğurur. Çıkarılan ortağın şirketle olan ilişkisi sona ermekle birlikte, bu kişinin payına karşılık gelen bedelin adil ve makul bir şekilde ödenmesi gerekir. Ayrılma akçesi olarak ifade edilen bu bedel, şirketin gerçek ekonomik değeri, bilanço yapısı, aktif-pasif dengesi, şirketin sektörel konumu ve potansiyel kazanç beklentileri dikkate alınarak hesaplanır. Ayrılma akçesinin belirlenmesinde şirketin gerçek piyasa değeri esas alınmalı; çıkarılan ortak ne eksik ne de fazla bir bedelle mağdur edilmemelidir.
Şirket açısından ise çıkarma kararı, mali yapısında önemli değişikliklere yol açabilir. Çıkarılan ortağa yapılacak ödeme şirketin likiditesini etkileyebilir; bu nedenle ödeme planının oluşturulması, taksitlendirilmesi veya şirket sözleşmesine konulacak özel hükümlerle güvenli bir ödeme süreci tasarlanması önem taşır. Ayrıca ortaklıktan çıkarılma sonrasında şirketin yönetim yapısında ve karar alma mekanizmalarında değişiklikler meydana gelebilir; ortaklık yapısının yeniden dengelenmesi gerekebilir.
Limited Şirkette Ortaktan Çıkarma Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Limited şirkette ortaklıktan çıkarma, bir ortağın şirketle olan ortaklık bağının TTK ve şirket sözleşmesinde öngörülen haklı sebepler çerçevesinde sona erdirilmesidir. Şirketin işleyişini felce uğratan, ortaklık ilişkisini dürüstlük kuralı bakımından çekilmez hale getiren veya şirket menfaatini ciddi biçimde tehlikeye atan durumlarda gündeme gelir.
Bu süreç çoğu zaman genel kurul kararı ve/veya mahkeme kararı ile yürütülür ve çıkarılan ortağa payının gerçek değeri üzerinden ödeme yapılmasını gerektirir.
TTK m. 636, limited şirket ortağının haklı sebeple mahkeme kararıyla ortaklıktan çıkarılmasını düzenler. Haklı sebep; ortağın şirket işleyişini sürekli engellemesi, ağır güven sarsıcı davranışları, ortaklar arasında giderilemeyen geçimsizlik yaratması veya şirketin ekonomik varlığını tehlikeye atan eylemler gibi durumları kapsar.
Şirket veya diğer ortaklar, haklı sebepleri somut delillerle ortaya koyarak ticaret mahkemesinde dava açar. Mahkeme, şartların oluştuğu kanaatine varırsa ortağın çıkarılmasına ve pay bedelinin ödenmesine karar verebilir.
Şirket sözleşmesine ortaklıktan çıkarma sebeplerinin yazılması zorunlu değildir; ancak TTK m. 636/2, böyle ayrıntılı düzenlemelere açıkça imkân tanır. Sözleşmede çıkarma sebeplerinin somut ve öngörülebilir şekilde belirlenmesi, hem ortaklar arası öngörülebilirliği artırır hem de ileride açılacak davalarda ispat ve yorum kolaylığı sağlar.
Rekabet yasağının ihlali, sermaye koyma borcunun ifa edilmemesi, şirket itibarını ağır biçimde zedeleyen davranışlar gibi tipik haller şirket sözleşmesinde özel çıkarma sebebi olarak düzenlenebilir.
Evet. TTK m. 141 ve devamı uyarınca birleşme sırasında ayrılma akçesi öngörülebilir ve birleşmeye katılmak istemeyen ortak, bedel karşılığı ortaklıktan çıkabilir. TTK m. 202 ve 208 hükümleri çerçevesinde ise hâkim şirket, belirli şartlarda azınlık paylarını satın alarak azınlık ortakları fiilen şirketten çıkarabilir.
Ayrıca sermaye azaltımı ve payın itfası süreçlerinde de belirli payların ortadan kaldırılması, ilgili ortakların ortaklık sıfatının sona ermesine yol açar. Bu işlemler teknik olarak farklı kurumlar olsa da sonuç itibarıyla ortaklıktan çıkarma ile benzer etki doğurur.
Ayrılma akçesi, çıkarılan ortağın şirketteki payının gerçek ekonomik karşılığıdır. Hesaplama yapılırken şirketin bilançosu, aktif ve pasifleri, cari ve potansiyel kârlılığı, sektör koşulları ve şirketin piyasa değeri dikkate alınır. Amaç, ortağın payına denk gelen makul ve adil bir bedelin tespit edilmesidir.
Çoğu durumda bilirkişi incelemesi ile şirket değeri belirlenir ve ortağın sermaye payı oranı uygulanarak ayrılma akçesi hesaplanır. Taraflar aksini kararlaştırmamışsa, bu bedel makul süre içinde ve mümkünse peşin olarak ödenmelidir.
Ortaklıktan çıkarılma, geçmişe etkili olarak ortağın tüm haklarını ortadan kaldırmaz. Çıkarılan ortak, ortağı olduğu dönemlere ilişkin dağıtılmamış kar paylarını, varsa cari hesap alacaklarını ve sözleşmeden doğan diğer haklarını talep edebilir.
Ayrılma akçesi, çoğunlukla hem pay bedelini hem de önceki dönem haklarından kaynaklanan alacak kalemlerini kapsayacak şekilde yapılandırılır; ancak somut olayın özelliklerine göre ayrıca hesaplama yapılması gerekebilir.
Ortaklıktan çıkarma kararı, kanuna, şirket sözleşmesine veya dürüstlük kuralına aykırı ise, ilgili ortak kararın iptali veya hükümsüzlüğünün tespiti için dava açabilir. Özellikle şekil şartlarına uyulmaması, savunma hakkının tanınmaması veya haklı sebep bulunmamasına rağmen çıkarma kararı verilmesi hâlinde, mahkeme kararıyla işlemin geçersizliği tespit edilebilir.
Böyle durumlarda ortaklık sıfatının iadesi veya bunun mümkün olmadığı hâllerde tazminat talepleri gündeme gelebilir. Bu nedenle çıkarma sürecinin başından sonuna kadar usule uygun yürütülmesi önemlidir.
Genel kural olarak ortak, çıkarılmasına ilişkin gündem maddesi görüşülürken de genel kurula davet edilir ve savunma hakkını kullanabilir. Ancak oy hakkı bakımından, çıkarma kararında oy kullanmasının men edilmesi mümkündür; zira menfaati doğrudan etkilenen ortağın bu konuda oy kullanması çatışan menfaat ilkesiyle bağdaşmayabilir.
Bu nedenle hem TTK hem de şirket sözleşmesi hükümleri birlikte değerlendirilerek; katılım, görüş bildirme ve oy kullanma haklarının somut olaya göre sınırları belirlenmelidir.


